Ünlü oyuncu Hülya Avşar’ın ödeme emirli icra tebligatı skandalı, PTT’nin taşeron firmasında görevli bir kuryenin sahte imza iddiasıyla ilgili açılan dava ile gündemde. İbrahim K. adlı dağıtım görevlisinin, Avşar’a ait tebligatı kızı Zehra Çilingiroğlu’na teslim ettiği ancak yerine kendi imzasını attığı ortaya çıktı. İşte yaşanan olayın detayları ve mahkeme kararı.
Ünlü sanatçı Hülya Avşar ve kızı Zehra Çilingiroğlu, PTT’nin taşeron firmasındaki kuryenin sahte imza skandalı nedeniyle hukuki bir mücadele başlattı. Avukatları, müvekkillerinin bu olay nedeniyle maddi ve manevi zorluklar yaşadığını belirterek, kuryenin cezalandırılmasını talep etti.
İlk duruşmada kararını açıklayan mahkeme, kurye İbrahim K.’yi 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırarak hakkındaki hükmün açıklanmasını geri bıraktı. Mahkeme, daha önceki mahkûmiyeti olmadığı için cezanın ertelenmesine karar verdi. Ancak, sanığın 5 yıl içinde herhangi bir kasıtlı suç işlememesi durumunda davanın düşeceğini açıkladı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Hülya Avşar ve Zehra Çilingiroğlu “müşteki”, PTT’ye bağlı taşeron firmada kurye olarak çalışan İbrahim K. ise “sanık” olarak yer aldı. İddianame, Avşar’ın banka hesaplarına haciz konulması sonrasında tebligatın sahte imza ile doldurulduğunu ortaya koydu.
Mahkemeye çıkan kurye İbrahim K., tebligat dağıtımı konusunda kendilerine herhangi bir bilgi verilmediğini belirtti. İşe girdiğinde sadece kargo dağıtacağını düşündüğünü ifade etti ve suç işleme kastının olmadığını savundu. Ancak bilirkişi raporu, imzanın sanığa ait olduğunu tespit etti.
Hülya Avşar ve Zehra Çilingiroğlu’nun avukatı, müvekkillerinin yaşadığı maddi ve manevi zorlukları vurgulayarak, sanığın cezalandırılmasını talep etti. Avukat, 600 bin TL’lik teminat senedi verildiğini ve mallarına haciz geldiğini belirterek, kuryenin eyleminin ciddi sonuçları olduğunu ifade etti.
Tebligatın üzerindeki imzanın incelenmesi için alınan bilirkişi raporu, imzanın Zehra Çilingiroğlu’na ait olmadığını ve tamamıyla sanığın elinden çıktığını ortaya koydu. Mahkeme heyeti, sanığın duruşmalardaki davranışlarını değerlendirerek cezayı 1 yıl 8 aya indirdi ve hükmün açıklanmasını geri bıraktı.