İRAN’IN MİSİLLEME HAMLELERİ DEVAM EDİYOR
İsrail’in İran’ın nükleer tesislerine ve kritik noktalardaki hedeflerine yönelik saldırıları sonrası, İran, kendi misilleme eylemlerine devam ediyor. Bu süreçte, Tel Aviv’e yapılan balistik füze saldırılarından sonra İran ordusu, yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın tüm gemi geçişlerine kapatıldığını duyurdu. Açıklama, “Yeni bir duyuruya kadar hiçbir gemi Hürmüz Boğazı’ndan geçemeyecek” ifadeleri ile gerçekleştirilmiştir.
TİCARET RİSK ALTINDA
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Denizi ve Hint Okyanusu’na bağlayan kritik bir geçittir. Bu boğaz, bölgedeki petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatının dünya pazarlarına ulaşmasında hayati bir öneme sahiptir. Dolayısıyla, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, akaryakıt ticaretini tehdit eden bir durum ortaya çıkarıyor.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma olasılığı, dünya genelindeki petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sini olumsuz etkileyebiliyor. JP Morgan tarafından Haziran ayında yayımlanan bir analizde, böyle bir durumda petrol fiyatlarının varil başına 120 ila 130 dolara kadar yükselebileceği öngörülmüştür. Bu durum, küresel enerji pazarında büyük bir dalgalanma yaratabilir.
TARİHSEL KRİZLER ÖRNEKLERİ
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma konusundaki tehditleri, geçmişte de çeşitli dönemlerde gündeme gelmiştir. 1983 yılında İran Meclis Başkanı Ayetullah Rafsancani, Hürmüz Boğazı’nın kapatılabileceğini belirtmiştir. Ayrıca, Aralık 2011’de dönemin Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın yardımcısı da benzer şekilde, “Boğaz’ı kapatır, bir damla petrol bile gönderilmez” demiştir.
İran Deniz Kuvvetleri ve Devrim Muhafızları bu bağlamda Hürmüz Boğazı’nı kapatmak amacıyla çeşitli tatbikatlar düzenlemiştir. Komutanların ifadeleri, “Boğaz’ı kapatmak su içmek kadar kolay” yönündedir. Ancak, ABD hükümeti bu tehditlere karşı katı bir duruş sergileyerek boğazın askeri angajman için kırmızı çizgi olduğunu vurgulamıştır.
ABD’nin İran petrol ihracatını sıfırlama çabaları sonrasında, Ruhani, “İran petrolü engellenirse diğer bölge petrolü de ihraç edilemez” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur. Devrim Muhafızları Komutanı İsmael Kevseri de petrol sevkiyatının engellenmesi durumunda boğazın kapatılacağına dair sinyaller vermiştir. Bu süreçte, ABD, “seyir özgürlüğü”nü korumak için askeri gücünü kullanacağını belirtmiştir.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN STRATEJİK ÖNEMİ
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ve LNG ticaretinin ana çıkış noktasıdır. Bölgedeki büyük üreticilerin çoğu bu koridordan geçmektedir. 2016 verilerine göre, burada günlük ortalama 18,5 milyon varillik petrol sevk edilmiş ve bu rakam, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık %40’ını oluşturmaktadır.
BLOKAJIN ZORLUKLARI
2009’daki bir analiz, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma girişimlerinin pek çok teknik ve taktik engelle karşılaşabileceğini gösteriyor. Uzun süreli mayın yerleştirme süreçleri, sığ sular ve yüksek görünürlükteki füzelerle blokaj girişimlerinin tespiti gibi sorunlar, bu engeller arasında bulunmaktadır. Ayrıca, ABD’nin gerekirse bölgeyi yeniden kontrol altına almak için her türlü askeri tedbiri alacağı da belirtiliyor.