İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI TARAFINDAN BAŞLATILAN OPERASYON
19 Mart 2025 sabahı saat 06:40’ta, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İBB’ye yönelik iki ayrı soruşturma çerçevesinde büyük bir operasyon gerçekleştirildi. “Kent Uzlaşısı” ve “suç örgütü” suçlamalarıyla, aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu toplam 106 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Bu operasyonda, İmamoğlu’nun yanı sıra danışmanı Murat Ongun, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Reform Enstitüsü Direktörü Mehmet Ali Çalışkan, danışman Necati Özkan ve İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökçe gibi isimler de yer aldı. Gözaltına alınan 91 kişinin ardından 15 şüpheliyi bulmak için arama çalışmaları sürüyor.
SUÇLAMALARA DETAYLAR
Soruşturma, iki ana alan üzerinden ilerliyor. Suç Örgütü Soruşturması kapsamında savcılık, CHP’de ortaya çıkan “para sayma” görüntülerini referans alarak, İmamoğlu ve diğer şüphelilerin iş insanlarını zorladığı, usulsüz kazanç sağladığı ve bu paraları gizli kasa olarak adlandırılan kişilerle akladığı iddiasını öne sürüyor. Suçlamalar arasında “suç örgütü kurmak ve yönetmek”, “rüşvet”, “irtikap”, “nitelikli dolandırıcılık”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” ve “ihaleye fesat karıştırmak” bulunuyor. Özellikle Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. gibi iştiraklerde yapılan usulsüz ihalelerin, naylon faturalarla kamu kaynaklarını tahrip ettiğine dikkat çekiliyor.
Terör Soruşturması bağlamında ise İmamoğlu’nun PKK/KCK terör örgütüne yardım ettiği iddia ediliyor. Savcılık, CHP kontenjanından seçilen bazı meclis üyeleri ve belediye yöneticilerinin bu örgütle bağlantılı olduğunu belirtiyor ve İmamoğlu’nun bu yapıya bilerek destek verdiğini savunuyor. Mahir Polat, Resul Emrah Şahan ve Mehmet Ali Çalışkan gibi isimler bu suçlamalarla yüzleşiyor.
PROTESTOLARIN ARTIŞI VE TOPLUMSAL HAREKET
Gözaltıların başlamasıyla İstanbul’un Saraçhane bölgesi ile çeşitli illerde protestolar dalga dalga yayılmaya başladı. İlk olarak üniversite öğrencileri tarafından başlatılan eylemler, hızla geniş bir halk hareketine dönüştü. Kadınlar, emekliler, siyasetçiler ve akademisyenler de gösterilere katıldı. Polis, zaman zaman biber gazı ve tazyikli su kullanarak müdahale etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 23 Mart akşamı Saraçhane’den yaptığı açıklamada, protestoların her akşam devam edeceğini söyleyerek durumu destekledi.
ADLİ SÜREÇ VE TUTUKLAMALAR
Gözaltına alınan 91 kişi, 4 gün boyunca ifade verdi. 22 Mart Cumartesi günü ifadelerin sona ermesinin ardından, şüpheliler Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. 30 savcının görev aldığı süreç sabaha kadar sürdü. Adliye önünde birçok vatandaş ve avukat, operasyonu protesto etti. 23 Mart Pazar günü mahkeme, yolsuzluk soruşturması kapsamında İmamoğlu dahil 48 kişiyi “suç örgütü kurmak ve yönetmek”, “rüşvet”, “irtikap”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” ve “ihaleye fesat karıştırmak” suçlarından tutukladı. Tutuklananlar arasında Murat Ongun, Buğra Gökçe, Tuncay Yılmaz ve Murat Abbas gibi isimler yer aldı. Terör soruşturmasından ise İmamoğlu serbest bırakıldı; ancak Mahir Polat, Resul Emrah Şahan ve Mehmet Ali Çalışkan tutuklandı. Tutuklanan 48 kişi, Marmara Cezaevi’ne gönderildi. Geri kalan 43 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İMAMOĞLU’NUN SAVUNMASI VE SİYASİ ATMOSFER
İmamoğlu, emniyet ve adliyedeki ifadelerinde suçlamaları kesin olarak reddetti. Terör soruşturmasını “kumpas ve pusu düzeni” olarak tanımlayarak, “PKK, KCK, HDK gibi kısaltmalarla dolu iddialar benim için çöp niteliğindedir. Bu suçlamaları kaleme alanlar meslek namuslarını kaybetmiştir,” şeklinde konuştu. Yolsuzluk soruşturmasında ise, “Bu bir siyasi müdahale ve yargı tacizidir. 16 milyon İstanbullunun iradesine yönelik bir süreçtir,” diyerek kendini savundu.
TOPLUMSAL VE SİYASİ GERİLİM
Tutuklamaların ardından Türkiye genelindeki eylemler sona ermedi. CHP’nin çağrısıyla meydanlar yine dolarken, hükümetten henüz kapsamlı bir açıklama yapılmadı. Soruşturmanın boyutu ve sonuçları, siyasi atmosferi daha da geriyor. Önümüzdeki günler, hukuki ve toplumsal açıdan kritik bir döneme işaret ediyor.