IMF’nin Mali İzleme Raporu’na ilişkin blog yazısında, yüksek ve artan borç düzeyinin maliye politikası ile faiz oranları arasındaki etkileşimi güçlendirdiği vurgulandı. Yüksek borçluluk durumlarında politika faizlerindeki artışın bütçe açıklarını ve borç stokunu daha da kötüleştirdiği ifade edildi. Ayrıca, yüksek borçluluğun piyasa faizlerini mali gelişmelere karşı daha duyarlı hale getirdiği belirtildi.
KÜRESEL KAMU BORCUNDAKİ ARTARAK DEVAM EDEN TREND
Uzun vadeli devlet tahvili getirilerinin yükseldiğine dikkat çekilen yazıda, G7 ülkelerinin 10 yıllık devlet tahvili getirilerinin ortalamasının 1 puandan fazla artarak yaklaşık 20 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı aktarıldı. Küresel kamu borcunun 2030’a kadar küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 100’ünü aşmasının beklendiği vurgulandı. Bu seviyeye en son İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından ulaşıldığı hatırlatıldı. Yazıda, petrol fiyatlarındaki şok, kalıcı enflasyon ve güçlü yatırım talebinin bu durumu etkileyen faktörler arasında olduğu belirtildi.
ARTAN FAİZLERİN MALİ ETKİLERİ
Devletlerin ortalama borçlanma maliyetinin 2021’deki yüzde 2,3 seviyesinden 2031’e kadar yüzde 3,7’ye yükseleceği ifade edildi. Artan faiz ödemelerinin kamu yatırımları ve sosyal harcamalar için ayrılabilecek kaynakları azalttığı, hükümetlerin ekonomik daralmalara karşı müdahale kapasitesini sınırladığı açıklandı. Bazı gelişmiş ekonomilerde borçların daha kısa vadelerle yenilenmesi, politika faizlerindeki artışın kamu borçlanma maliyetlerine daha hızlı yansımasına neden olmaktadır.
YÜKSEK BORÇLU EKONOMİLERİN GEREKSİNİMLERİ
Yüksek borçluluğa sahip gelişmiş ekonomilerin, güvenilir orta vadeli planlara dayanan somut önlemler alması gerektiği belirtildi. Bu adımların borcu sürdürülebilir bir patikaya oturtmak ve borçlanma maliyetlerini sınırlamak açısından kritik olduğu vurgulandı. Gelişmekte olan ekonomilerin mali kırılganlıklarını azaltması gerektiği ifade edildi. Düşük gelirli ülkelerde ise vergi sistemlerinin güçlendirilmesi ve kamu harcamalarının verimliliğinin artırılması gerektiğine dikkat çekildi.
GEÇİKME VE RİSKLERİN SONUÇLARI
Mali uyum adımlarının ertelenmesinin faiz yükünü artıracağı ve mali kırılganlıkları yükselteceği ifade edildi. Gecikmenin borcu istikrara kavuşturmak için gereken önlemleri daha kapsamlı ve maliyetli hale getireceği kaydedildi. Yüksek borçlu ülkelerin dikkatli bir yol haritası çizmesi gerektiği vurgulandı.