BÜYÜK KATILIMLA TOPLANTI BAŞLADI
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi (DBK) 51. Oturumu, İstanbul’da rekor seviyede bir üst düzey katılımla, 43 bakan ve 5 bakan yardımcısının iştirakiyle başladı. İki gün sürecek toplantının öncesinde, toplantıya katılan ülkelerin heyet başkanları toplu fotoğraf çektirdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, önceki DBK Dönem Başkanı Kamerun Dışişleri Bakanı Lejeune Mbella Mbella’dan başkanlığı devralarak açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Hakan Fidan’ın İİT Dışişleri Bakanları Konseyi 51. Oturumu’nda yaptığı konuşmadan dikkat çeken noktalar şöyle:
KÜRESEL ADALET VE ZULME KARŞI DURUŞ
Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın dönem başkanlığı süresince küresel adaletin sağlanmasını öncelikle hiza edecek ve zulme karşı dimdik durmaya devam edecek. Uluslararası işbirliğinin temeli olan çok taraflılık, meşruiyet krizi ile karşı karşıyadır. Hoşgörüsüzlük, kimlik temelli kutuplaşma ve uluslararası hukukun aşınması, küresel istikrarsızlık hissini artırmaktadır. Korumacı politikalar uluslararası ilişkilerde belirgin hale gelmiştir. Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin işlevsizliği, Gazze’deki vahşetle açıkça ortaya çıkmaktadır. Teşkilatımız, bu noktada öncü rol oynamalıdır. Dünya nüfusunun dörtte birini temsil eden İslam ülkeleri, adaleti savunan ve haklıyı önceleyen bir küresel sistemin inşasına öncülük etmelidir. Ayrıca, ortaya çıkan yeni koşullara uyum sağlamak için birlikte hareket etmeliyiz. Toplantıya sağlanan geniş katılım, birlik ve beraberlik konusundaki kararlılığımızı ve ortak gücümüzü göstermektedir. Zorlu bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde İslam, acil bir rehberlik sağlamaktadır.
İsrail, şu anda komşu İran’a saldırarak bölgeyi büyük bir felaketin eşiğine sürüklüyor. İstişarelerimizde bu saldırganlığa karşı güçlü bir duruş sergilemek için atacağımız ortak adımları ele alacağız. İslam İşbirliği Teşkilatı coğrafyasındaki tüm sınamaları getirerek bölgesel sahiplenmeyi güçlendirmeliyiz. İran’ın nükleer programı ile ilgili devam eden müzakereler sürerken, bu saldırıları kınıyoruz. Uluslararası toplumun önceliği, şiddet sarmalının önlenmesi olmalıdır. İsrail, Filistin halkına yönelik saldırılarına devam ediyor. Gazze’nin yanı sıra, Batı Şeria da bir çatışma alanına dönüşüyor. İsrail’in amacı, Filistinlileri evlerinden sürmek ve iki devletli çözüm vizyonunu sona erdirmek. Kalıcı ateşkes, rehinelerin ve tutukluların serbest bırakılması, Gazze’ye kesintisiz insani erişim sağlanması en öncelikli konularımız arasında yer alıyor. Bu amaçla süren müzakereleri güçlü bir biçimde destekliyoruz. Katar ve Mısır’a bu konudaki çabaları için teşekkür ediyoruz. İki devletli çözüm, adil ve kalıcı bir barışın sağlanması için uygulanabilir tek yol olarak görünmektedir. Filistin topraklarındaki işgal, bölgemizdeki tüm çatışmaların nedenidir.
SURİYE HALKINA DESTEK KARARLILIĞI
Ortak çabalarımız sayesinde bugün, Suriyeli kardeşlerimizle daha istikrarlı ve müreffeh bir Suriye hedefi doğrultusunda adımlar atmamız mümkün oldu. Suriye’nin teşkilatımıza dönmesine büyük memnuniyet duyuyoruz. Devam eden yaptırımların hafifletilmesi süreciyle eş zamanlı olarak Suriye halkının yanında durmaya devam edeceğiz. İslam coğrafyasının bir parçası olan Balkanlar, tarihi bağlarımızın yanı sıra ortak medeniyetimizin de izlerini taşımaktadır. Burada yaşayan Müslüman kardeşlerimiz geçmişte birçok sınavdan geçti. Şimdi de parçalanma tehlikesine karşı mücadele veriyorlar. Onların yalnız olmadığını, İslam âleminin Bosnalı kardeşlerine sahip çıktığını göstermek ortak görevimizdir. Bölgedeki ayrımcı ve nefret temelli söylemleri en güçlü şekilde kınıyoruz.