DAVA SÜRECİ BAŞLADI
İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması ile yeni bir yönetim seçilmesi talebiyle açılan dava, bugün Çağlayan Adliyesi’nde başladı. İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılması planlanan ilk duruşma, yoğun ilgi nedeniyle önce 21. Asliye Ticaret Mahkemesi salonuna, ardından avukatların isteğiyle 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonuna alındı. Duruşma, saat 13:00’e ertelenirken, salon önünde dikkat çeken geniş güvenlik önlemleri alındı. Gazete Duvar’dan Furkan Karabay’ın bildirdiğine göre, gazetecilerin bazıları salona alınmadı. Duruşmada CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Mahmut Tanal, eski İstanbul Barosu Başkanı Filiz Saraç, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, TBB temsilcileri, eski baro başkanları ve 40’a yakın ilin baro başkanları yer aldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, davayı Suriye’de hayatını kaybeden gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin ile ilgili İstanbul Barosu’nun yaptığı açıklamaya dayandırıyor. Baro, 21 Aralık 2024’te bu ölümleri kınamış ve gözaltına alınan gazetecilerin serbest bırakılmasını talep etmişti. Savcılık, bu açıklamayı “terör örgütü propagandası yapmak” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlamalarının dayanağı olarak gösteriyor. İddianamede, Kaboğlu ile yönetim kurulu üyeleri Rukiye Leyla Süren, Hürrem Sönmez, Ahmet Ergin, Metin İriz, Mehmedali Barış Beşli, Yelda Koçak Urfa, Fırat Epözdemir, Ezgi Şahin Yalvarıcı, Ekrem Bilen Selimoğlu ve Bengisu Kadı Çavdar’ın görevden alınması ve yeni bir yönetim kurulması talep ediliyor.
HUKUKİ TEMEL VE KABOĞLU’NUN TEPKİSİ
İddianame, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 77. maddesinin 5. fıkrasına dayanıyor. Bu madde, baroların amaçları dışında faaliyet göstermesi durumunda yönetimlerin görevden alınmasını ve yenilerinin seçilmesini öngörüyor. Ancak İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, davayı “hukuk ve anayasa dışı” olarak tanımlıyor. Videolu bir çağrıda bulunan Kaboğlu, “Bu dava, savcılığın 22 Aralık 2024’te başlattığı soruşturmalar zincirinin bir halkası. Biz her zaman hukukun ortak paydasında birleştik, ama savcılık hızını alamayıp davalar açıyor. 23 Şubat’taki Olağanüstü Genel Kurul’da hukukçular dayanışma sergiledi, yarın da bu haksız davaya karşı büyük bir buluşma olacak” dedi.