Manşetlerle çarpışan kim?
ECE Ayhan'ın meşhur şiiri, "Biz tüzüklerle çarpışarak büyüdük kardeşim" diye başlar.
* Tayyip Erdoğan, bu dizeyi çok sevdi.
* Geçmişte birçok kez… Önüne çıkarılan engelleri, kendisi aleyhinde atılan manşetleri kastederek… "Biz tüzüklerle, manşetlerle çarpışarak büyüdük" dedi. * İtiraf edelim: O günlerde üstünde gayet iyi duruyordu bu etkileyici dize. * Geçen gün baktım, "11. Muhtarlar Buluşması'nda" yine aynı dizeye gönderme yapıyor. Diyor ki: "Yine manşetlerle çarpışıyoruz." *Bugünkü medya düzenini göz önünde bulundurunca… İnsan gülümsemeden edemiyor.
* Manşetlerle çarpışıyorlarmış! Acaba hangi manşetlerle? Ortada çarpışacak manşet mi kaldı ki? * Şu anda eğer "manşetlerle çarpışmak" diye bir şey varsa… O çarpışmanın tam ortasında kalan biziz.
* Şems Ethem'inden Havuz'una irili ufaklı on iki gazetenin tüm manşetleriyle üstümüze üstümüze geliyorlar. Ve şimdi haykırma sırası bizde: "Manşetlerle çarpışarak büyüyoruz kardeşim." Bir Erdoğan kuralı EĞER memlekette iyi bir şey söz konusuysa… Bilin ki o Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın eseridir. * Eğer memlekette kötü bir şey söz konusuysa… Bilin ki o gafil bürokratların işidir. Bir kınamacık da mı yok EY Müslüman! Ey İslamcı! Ey vicdan sahibi! Ey küresel merhametin adresi! Bak: Suudi Arabistan, Yemen'e yönelik hava harekâtında bir düğün evini vurmuş, 131 masum insan katledilmiş. * Bir kınamacık da mı yok? * Nerede kaldı sizin Müslümanlığınız, İslamcılığınız, vicdanınız, küresel merhametiniz? Aloooo! Hey! Niye susuyorsunuz. Yoksa "Reis kızar" diye mi?