Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 13 Mayıs 2024’te kamu tasarruf paketini tanıttı. Ancak resmi verilere göre kamuda gerçek bir tasarruf sağlanıp sağlanamadığı merak ediliyor. Ekonomist Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz’ın yaptığı bütçe analizi, kamu harcamalarının tahminlerin aksine arttığını ortaya koyuyor. Yılmaz’ın ifade ettiğine göre, 2024 yılı boyunca kamu giderlerinde belirgin bir azalma sağlanamadı. Aksine, bazı kalemlerde harcamalar tarihi seviyelere ulaştı.
TAŞIT GİDERLERİ 4 KAT ARTTI
Kamu taşıt giderleri, 2024 yılının ilk üç ayında 2,1 milyar TL iken, yılın son üç ayında yaklaşık 4 kat artarak 10,3 milyar TL’ye ulaştı. Özellikle taşıt satın alımları gözle görülür bir artış gösterdi. Yılın ilk altı ayında taşıt alımı için yapılan harcama 231 milyon TL iken, ikinci yarıda bu miktar 7,5 milyar TL’ye fırladı. Araç alımlarıyla birlikte onarım harcamaları da arttı. Yılın başında taşıt onarımı için 855 milyon TL ayrılırken, yılın son çeyreğinde bu rakam 2,3 milyar TL’ye yükseldi.
HABERLEŞME GİDERLERİ KATLANDI
Kamu kurumlarının haberleşme giderleri de 2024 yılı boyunca 2,5 katına çıktı. Yılın ilk çeyreğinde 2,2 milyar TL olan haberleşme harcamaları, yılın son çeyreğinde 8,1 milyar TL’ye yükseldi. Benzer bir şekilde kırtasiye ve baskı harcamaları 4 katına, lojman ve sosyal tesis harcamaları ise 6 katına çıkarak dikkat çekti.
ENERJİ GİDERLERİ BÜTÇEYİ YUTUYOR
Kamunun en büyük gider kalemlerinden biri enerji oldu. Tasarruf edilmesi gereken alanlara ayrılan bütçenin yarısından fazlası enerji giderlerine harcandı. 2023-2024 karşılaştırmalarında, kamu harcamalarındaki genel artış oranı %40 olarak belirlendi. Enerji giderleri %20 artarken, taşıt kiralama, kırtasiye ve haberleşme gibi diğer kalemlerdeki artış oranları ise çok daha yükseğe çıktı.
TASARRUF HALKA, HARCAMA KAMUYA
Özetle, kamu maliyesinde tasarruf tedbirleri kayda değer bir azalmaya yol açamadı. 2023’ten 2024’e geçişte taşıt kiralama ve onarım harcamaları %136, haberleşme giderleri ise %100 artış gösterdi. Bu durum, enflasyonla mücadelenin yükünü halkın omuzlarına bırakarak kamu harcamalarındaki artışın devam etmesine neden oluyor. Gelir dağılımında adaletsizlik ve harcamaların denetlenmemesi, kamu bütçesi üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.