HİÇBEKİM YİNE KEŞİFLER YAPILDI
Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Erken Hristiyan ve Bizans Sanatları Ana Bilim Dalı’nın Başkanı Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu, Karadağ’daki Binbir Kilise bölgesinde sürdürdükleri yüzey araştırmalarının ikinci yıl sonuçlarının oldukça heyecan verici olduğunu ifade etti. Yeni keşiflerin bölgede bulunan dini ve diğer yapılara yönelik incelemeler kapsamında yapıldığını belirten Mimiroğlu, “Çalışmanın ikinci yılında oldukça büyük yeni keşifler yapıldı. Son yapılan çalışmalarda, bölgenin birden fazla antik yerleşime ev sahipliği yaptığını keşfettik. Karadağ Binbir Kilise, dini açısından önemli bir hac merkezi ama aynı zamanda yoğun nüfusu barındıran bir bölgeydi. Literatürde olmayan 15 yeni küçük kilise ve şapel tespit edildi. Bu yapılar aslında bölgenin Bizans dini mimarisi açısından çok daha zengin olduğunu ortaya koydu. Birçok yapı kompleksi, sarnıçlar, açık kült alanları, kitabeler, mezarlar, kilise ve şapeller (küçük kilise) tespit ettik. Bununla beraber çeşitli doğal mağaraların ya da yarı işlenmiş mağaraların inziva hücresi olarak kullanıldığını belirledik.” şeklinde konuştu.
SELÇUKLU DÖNEMİNE AİT YERLEŞİMİN İZLERİ
Mimiroğlu, araştırmalarda bazı inziva hücrelerinde haçların yer aldığını kaydederek, yeni keşfedilen kitabelerin epigrafi çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Aynı zamanda bölgedeki yerleşim ve nüfus yoğunluğunun araştırıldığını belirten Mimiroğlu, “Oradaki nüfusun Selçuklu döneminde de devam ettiğini gösteren yine önemli bir buluntu, Selçuklu sikkesi gün yüzüne çıkarıldı. Bu bağlamda da Selçuklu döneminde en azından bölgedeki yerleşimlerin kısmen devam ettiğini söyleyebiliriz.” sözlerine yer verdi. Tarihi araştırmaların bölgedeki Müslüman ve gayrimüslim nüfusun 15. yüzyılda özellikle Balkanlar’a göç ettirildiğini gösterdiğini belirten Mimiroğlu, “Bu da bize Karaman ile beraber Karadağ Binbir Kilise’deki kentlerin ve yerleşimlerin de bu dönemde boşalmış olabileceğini düşündürüyor.” dedi.