İNGİLTERE MERKEZLİ RAPOR
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, cuma ve cumartesi günleri meydana gelen çatışmalar sonucunda 830 sivilin Suriye güvenlik güçleri tarafından hayatını kaybettiğini bildiriyor. Fakat birçok batılı medya kuruluşu, bu sayıları henüz doğrulamadığını ifade ediyor. Suriye’nin, Esad rejiminin devrilmesinden bu yana en kanlı günlerini yaşadığı aktarılıyor.
ŞARA’DAN HALKA MESAJ
Pazar günü ulusal televizyon ve sosyal medya aracılığıyla halka seslenen Şara, Aralık 2024’te Esad rejimini deviren hareketin lideri olarak, sivillere zarar veren herkesin hesap vereceğini vurguladı. Şara, eski rejim destekçileri ve yabancı güçlerin Suriye’yi yeni bir iç savaşa sürüklemeye çalıştığını iddia etti. “Bugün, eski rejimin kalıntıları ve onların dış destekçileri, ülkemizi bölmeye ve istikrarını bozmaya çalışıyor,” diyen Şara, bu girişimleri engelleme konusunda kararlı olduklarını belirtti.
ÇATIŞMALARDA CAN KAYBI
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin verileri, Lazkiye ve çevresindeki çatışmalarda 830 sivilin yanı sıra 231 Suriye güvenlik gücü personeli ve 250 Esad yanlısı muhalifin hayatını kaybettiğini gösteriyor. Şara, “Sivillere zarar veren, yetkilerini aşan ya da otoriteyi kötüye kullanan herkes adalet önüne çıkarılacak. Kimse hukukun üstünde değildir ve Suriyeli kanı dökenler cezalandırılacaktır,” ifadesini kullandı.
Bağımsız SORUŞTURMA KOMİTESİ
Şara, pazar günkü açıklamasında, Lazkiye’deki olayları incelemek amacıyla bağımsız bir soruşturma komitesi kurulduğunu duyurdu. Ayrıca, “Allah’ın izniyle bu dünyada birlikte yaşayabileceğiz,” diyerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Suriye lideri, Esad yanlısı güçleri “avlama” sözü vererek, ülkedeki istikrarı koruma kararlılığını yeniden dile getirdi.
SURİYE’NİN GELECEĞİ BELİRSİZLİĞİ
Esad rejiminin devrilmesinin ardından geçiş sürecinde olan Suriye, Lazkiye’deki çatışmalarla yeni bir sınavla karşı karşıya kalıyor. Şara’nın liderliğindeki yönetim, iç güvenlik sorunlarını çözmeye çalışırken aynı zamanda uluslararası toplumun desteğini kazanma çabası içinde. Ancak sivil ölümlerin artışı, ülkenin istikrarına dair endişelerin büyümesine neden oluyor.