İngilizleri en çok kızdıran konuların başında gelen geleneksel pub kültürü, şimdi Londra’nın merkezindeki Westminster Belediyesi’nin ‘ayakta içki içme’ planıyla karşı karşıya. Batı Yakası’ndaki gece hayatının kalbi Soho’yu da kapsayan bölgede, belediye barlarda ayakta içki içilmesini kısıtlama niyetini açıkladı. Kamuoyunun görüşüne sunulan bu öneri, sıradan pub müdavimlerinden Başbakanlık konutuna kadar geniş bir yelpazede tepki topladı.
BAŞBAKANLIK'TAN 'DİKEY İÇME' PLANINA SERT TEPKİ
Haziran ayında yayımlanan ve pazar gününe kadar halkın görüşüne açık olan taslak lisans politikası belgesinde, “aşırı sarhoşluğun caydırılması” ve “alkol servisi yapılan işletmelerde oturma alanlarının artırılması” öneriliyor. Belge, açık bar alanı yerine masalara oturarak içki içilmesini ve yemek siparişi verilmesini teşvik ederken, “yüksek hacimli dikey içki tüketimine” hizmet eden alanların azaltılmasını hedefliyor.
Konuya ilişkin yerel basında çıkan haberler büyük öfke yaratırken, Başbakanlık ofisi de tartışmaya dahil oldu. 10 Downing Street’ten bir sözcü Cuma günü yaptığı açıklamada, “Birbirleriyle sohbet eden insanlarla dolu hareketli barlar bir kamu sorunu değil, İngiliz yaşamının ta kendisidir ve binlerce kişiye iş imkanı sağlar” dedi. Sözcü, “Soho, erken kapanma ve saat 22.00’de ışıkları söndürme alışkanlığıyla dünyaca ünlü olmadı” ifadelerini kullanırken, “Başbakan, yerel liderlerin sektörle işbirliği yaparak barların gelişmeye devam etmesini teşvik ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
BELEDİYE BAŞKANINDAN YALANLAMA VE GÜVENLİK VURGUSU
Konunun yarattığı yoğun tepkinin ardından belediye, barda ayakta içki içmeyi “yasaklama” niyetinde olmadığını duyurdu. Ancak belediyenin sosyal medya hesabından Perşembe günü yapılan ve ziyaretçilerden “saçma manşetleri görmezden gelmelerini” isteyen paylaşım, öfkeli yanıtları beraberinde getirdi. Bir kullanıcı, “Bir bara girmek için sayılmak istemiyorum, bara girmek için zamanlı bilet almak istemiyorum. Bazen ayakta durmama izin verilmesini istiyorum. Açıkçası, ayakta durma konusunda sınırlamalar olursa barların kârı daha da düşecek ve kapanmalara yol açacak” yorumunu yaptı. Başka bir kullanıcı ise “İnsanlar yüzlerce yıldır barların dışında güvenle ayakta duruyor. Tanrı aşkına rahat bırakın bizi!” ifadelerini kullandı.
Westminster Belediye Meclisi Lideri Paul Swaddle, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, haberlerin “kafa karıştırıcı” olduğunu söyledi. Swaddle, “İnsanlara karşı açık olmak istiyorum. Westminster’daki bir barda ayakta içki içmeyi yasaklama planı yok ve hiçbir zaman da olmadı” dedi. İstişarenin amacının kamuoyunun görüşünü almak olduğunu belirten Swaddle, “Şunu netleştireyim: Bu bir güvenlik meselesi, elinde bir kadeh birayla barda duran hiç kimseyi engellemek değil. Westminster’ın, insanların dışarı çıkıp içkisini yudumlayamadığı bir şehir olmasına asla izin vermeyeceğiz” diye konuştu.
LONDRA BELEDİYE BAŞKANI'NDAN SERT ELEŞTİRİ
Belediyenin önerisi, “dikey içme” kavramına tekrar tekrar sorunlu bir faaliyet olarak atıfta bulunurken, Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan da konuya kayıtsız kalmadı. Khan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Dünyaca ünlü bir gece hayatı bölgesini köy meydanı zihniyetiyle yönetemezsiniz” ifadelerini kullandı. Belediye başkanlığı ofisinden bir sözcü ise bu girişimi “kısıtlayıcı ve büyümeye aykırı” olarak nitelendirdi. Sözcü, “Gece hayatının ve konaklama sektörünün her zamankinden daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde, bu tür politikalar mekanlarımızın yok olmasına yol açar. Ayrıca başkentimizi turistler için daha az çekici hale getirir” açıklamasını yaptı.
SEKTÖR TEMSİLCİLERİNDEN ORTAK SAVUNMA
Soho’nun ünlü French House barını 37 yıldır işleten Lesley Lewis ise konuya ilişkin değerlendirmesinde, “İnsanlar Soho’da eğlenmek istiyor, dışarıda içki içmek, dans etmek istiyor. Oturup oldukları yerde kalmak istemiyorlar. İnsanlarla tanışıp sohbet etmek istiyorlar” dedi. İngiltere’nin gece hayatı sektörünü temsil eden lobi grubu Night Time Industries Association’ın genel müdürü Michael Kill, üyelerini istişare sürecine katılmaya çağırdı. Kill, “Barlarda ayakta durmak her zaman İngiltere’nin bar kültürünün bir parçası olmuştur. İnsanlar arkadaşlarıyla buluşur, canlı sporu izler, servis bekler ve barların nesillerdir sunduğu eşsiz atmosferin tadını çıkarır” ifadelerini kullandı.
BAR KAPANIŞLARI VE GELECEK ENDİŞESİ
Geleneksel popülaritelerine rağmen, İngiltere’deki barlar son yıllarda artan maliyetler, vergiler ve nesiller arası içki alışkanlıklarındaki değişim nedeniyle gerileme yaşıyor. İngiliz Bira ve Bar Birliği’nin verilerine göre, ülke genelindeki bar sayısı 2000 yılında 60 bin 800 iken 2025’te 44 bin 650’ye düştü. Araştırmalar, bu yılın ilk üç ayında her gün ortalama iki barın kapandığını gösteriyor.
Tüketici grubu Campaign for Real Ale’nin Londra bölge direktörü Ellie Eames, merkezi Londra’daki barlara getirilecek kısıtlamaları “kesinlikle saçma” olarak nitelendirdi. Eames, “Ülke, bu değerli topluluk mekanlarını endişe verici bir hızla kaybederken bu karar kabul edilemez” dedi. “Barda içki siparişi verip oturma zorunluluğu olmadan içmek her zaman İngiliz kültürünün bir parçası olmuştur. Tüketicilerin barların sunduğu sosyal faydalardan ‘dikey içme’ yasağıyla nasıl yararlanması bekleniyor?” diye ekledi.