UKRAYNA’DA BARİŞİ DESTEKLEMEK İÇİN GÖRÜŞME
Ukrayna’da kalıcı bir barış anlaşmasını desteklemeyi hedefleyen “Gönüllüler Koalisyonu” üyesi ülkelerin liderleri, yarın Beyaz Saray’da Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelensky’in katılacağı kritik görüşme öncesinde görüntülü konferans düzenledi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya, İngiltere, Almanya ve Avrupa Birliği (AB) liderlerinin katıldığı bu toplantının ardından basına açıklamalarda bulundu.
ÇATIŞMA DÖNEMİNDEN GEÇİYORUZ
Macron, yapılan toplantının önemine dikkat çekerek, “Bu (Rusya-Ukrayna arasındaki) çatışmada önemli bir an ve Ukrayna için olduğu kadar Avrupa’nın güvenliği için de önemli bir an” ifadelerini kullandı. Ayrıca, koalisyon üyesi Avrupa ülkeleri ile Japonya ve Kanada gibi Avrupa dışı müttefiklerin yarın ABD’de yapılacak toplantıya dair konuları ele aldığını duyurdu.
ULUSLARARASI DÜZENİN KORUNMASI
Fransa Cumhurbaşkanı, müttefik güçlerin cephe hattında değil, destekleyici bir unsur olarak yer alma konusunda hazır olduklarını belirtti. Macron, “Sonuçta yarınki arzumuz Avrupalılar ve Ukraynalılar arasında birleşik bir cephe sunmak, kimlerin barışın ve uluslararası hukukun yanında olduğunu yeniden teyit etmek” diyerek, uluslararası güvenliğin önemini vurguladı.
TOPRAK KAYBINA KABUL EDİLMEMELİ
Macron, Rusya karşısında zayıflık sergilenmesi durumunda gelecekte ortaya çıkabilecek bir çatışmaya zemin hazırlandığını ifade etti. “Eğer bugün zayıf olursak, yarın ağır bir bedel öderiz. Avrupa özgür ve bağımsız olmak istiyorsa, korkulan ve güçlü bir kıta olmalıdır” diye ekledi. Ayrıca, hiçbir ülkenin kalan toprakları için güvenlik garantileri verilmeden toprak kaybını kabul etmeyeceğinin altını çizdi.
RUSYA ÜZERİNDE BASKI ARTIRILMALI
Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa ise görüşme sonrası sosyal medyada yaptığı açıklamada, Ukrayna’da ateşkes sağlanamaması durumunda Rusya’ya olan baskının artırılması gerekliliğine vurgu yaptı. Costa, “Eğer bir ateşkes üzerinde anlaşma sağlanamazsa AB ve ABD, Rusya üzerindeki baskıyı artırmalıdır” diyerek, Ukrayna’nın barış koşullarını belirleme hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, adil ve kalıcı bir barış için AB’nin üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu belirtti.