New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, kentte beş devlet süpermarketi açma planına ilişkin yeni detaylar paylaştığı her seferde sosyal medyada Boris Yeltsin’in fotoğrafları dolaşmaya başlıyor. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden aylar önce 1989’da Amerika’ya yaptığı ziyarette çekilen kareler, eski Rusya Devlet Başkanı’nın Houston’daki Randall’s süpermarketinde dondurulmuş gıdaların çeşitliliği karşısında adeta büyülendiğini gösteriyor. Yeltsin’in ücretsiz peynir numunelerini tattığı ve balık reyonunu incelediği ziyarette, mağazadan bir hediye paketiyle ayrıldığı görülüyor. Program dışı gerçekleşen bu durağın ardından uçakta başını ellerinin arasına alıp hareketsiz oturan Yeltsin, Sovyet gıda marketlerinin boş raflarını düşünüyordu. Biyografisine göre Yeltsin, “Bizim zavallı insanlarımıza ne yaptılar?” sözleriyle tepkisini dile getirmişti.
SÜPERMARKETLER ÖZGÜR PAZARIN SEMBOLÜ OLDU
O dönemde olduğu gibi bugün de Amerikan süpermarketleri serbest piyasanın bir mucizesi olarak görülüyor. Onlarca yıldır beceriksiz ve verimsiz olarak tanımlanan devletin, Walmart ve Costco’dan daha iyi bir gıda bolluğu ve çeşitliliği sunabileceği fikri, eleştirmenlerde güçlü bir tepki uyandırıyor. Muhalifler, “Mamdani marketlerinin” tek çeşit çorbanın satıldığı kasvetli Sovyet devlet mağazalarına dönüşeceğini öne sürüyor.
Mamdani’nin planına yönelik tepkiler, kamu marketlerinde satılacak ketçap markası ya da yumurta fiyatından çok daha derin bir tartışmayı yansıtıyor. Bu tartışma, hükümetin sorumluluğunun ne olması gerektiğine dair temel bir anlaşmazlığa dayanıyor. Destekçiler devletin gıda almakta zorlanan sıradan insanların sorunlarını çözmek için müdahale ettiğini görürken, diğerleri sosyalist bir belediye başkanının Amerika’nın zenginliğinin güçlü bir sembolünü hedef aldığını düşünüyor.
YELTSİN'İN ZİYARETİ SOĞUK SAVAŞIN SEMBOLÜYDÜ
Amerikan süpermarketi, sınırsız ürün yelpazesi ile alışveriş sepeti ve barkod gibi yenilikleriyle dünya çapında neredeyse efsanevi bir statü kazandı. Süpermarketler, Amerika’nın demokrasiyi dünyaya yansıtmasına ve Soğuk Savaş’ı kazanmasına yardımcı oldu. Onlarca yıl boyunca ABD Enformasyon Ajansı, “Amerikan yaşam tarzının” faydalarını tanıtmak için süpermarket görsellerini dağıttı. Tüketici seçeneğinin bolluğunu simgeleyen bu mekanlarda, 1960 ile 2010 yılları arasında ortalama bir Amerikan süpermarketindeki farklı ürün sayısı 6 binden 47 bine yükseldi. Walmart süper merkezleri, Costco depo kulüpleri ve Trader Joe’s gibi özel mağazalar da bu bolluğu daha da genişletti.
GIDA SİYASETİN GÜÇLÜ SEMBOLÜ HALİNE GELDİ
Minnesota Üniversitesi’nden gıda ve kapitalizm üzerine çalışmalar yürüten tarihçi Tracey Deutsch, “Gıda, insanların siyaseti için güçlü bir sembol ve katalizördür” diyor. Deutsch, mağazaların sivil haklar hareketi ve pandemi döneminde tartışmalı mekanlar haline geldiğine dikkat çekiyor. “Gıda mağazalarının son kale olduğu yönünde bir algı var” diyen Deutsch, “İnsanların istedikleri dünya için mücadele ettiği yerler marketlerdir” ifadelerini kullanıyor.
Gıda güvenliği sorununa özel sektör çözümlerini savunanlar, New York’un Walmart’ın açılmasını kolaylaştırması ya da bunu karşılayamayanlar için Costco üyeliklerinin ödenmesi gerektiğini söylüyor. Ancak Mamdani’nin siyasi felsefesi, hükümeti insanların günlük yaşamındaki sorunları çözmek için kullanmak üzerine kurulu. Bu yaklaşımda New Deal döneminde devlet müdahalesinin öncüsü olan ve halka açık parklar, konutlar ve kendi adını taşıyan havalimanını inşa eden Belediye Başkanı Fiorello LaGuardia’yı örnek alıyor.
LAGUARDİA'NIN MİRASI YENİDEN HAYAT BULUYOR
LaGuardia, 1930’larda özel sektörün itirazlarına rağmen seyyar satıcıları sokaklardan kaldırmak ve gıda maliyetlerini düşürmek amacıyla belediyeye ait kapalı pazarlardan oluşan bir ağ kurmuştu. Bu pazarların bir kısmı bugün hâlâ açık. Mamdani, kentin mülkiyetinde bulunan boş arazileri kamu gıda marketlerine dönüştürmek istiyor. Geçtiğimiz ay konuşan Mamdani, LaGuardia’nın “hükümetin görevinin basit bir tanımına, insanların hayatını daha iyi hale getirmeye inandığını” belirterek, “Bu temel sorumluluğu yerine getirmeye bir adım daha yaklaşıyoruz” dedi.