OSMANLI Dönemi’nde Saray-ı Amire ismiyle bilinen ve Topkapı Sarayı’ndan sonra Osmanlı’nın Anadolu’daki en büyük sarayı unvanına sahip Manisa Sarayı’nın günümüze kadar kalabilen tek yapısı olan Fatih Kulesi’nin 2021 yılında başlayan rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri sonlandırıldı. Yıldız Sarayı arşivine erişim sağlanarak, kule orijinaline en yakın şekilde hazırlanarak müze olarak ziyarete açıldı. Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Süleyman Çelebi ile 1390 yılında başlayan şehzadelerin Manisa’ya gelme süreci; 3’üncü Mehmed’in 1595’te tahta çıkmasıyla sona erdi. Manisa, 175 yıl boyunca şehzade sancağı vazifesi gördü ve 2’nci Murad tarafından Manisa Sarayı inşa edildi. Fatih Kulesi, Manisa’da şehzadelik yapan Fatih Sultan Mehmed tarafından 1446-1451 yılları arasında saraya eklenmişti. Şehzadelerin sancaklarda eğitim alması geleneğinin sona ermesiyle, Manisa Sarayı yavaş yavaş boşaldı ve zamanla kaybolmaya yüz tuttu. 2’nci Abdülhamit döneminde bir restorasyondan geçmiş olan kule, Yunan işgali sırasında yanan Manisa Sarayı’nın geriye kalan tek yapısı haline geldi. 11 Kasım 1955’te Maliye Hazinesi tarafından Türkiye Kızılay Cemiyeti’ne devredilen kule, uzun yıllar boyunca Kızılay Şubesi olarak faaliyet göstermiştir.
RESTORASYON ÇALIŞMALARI TAMAMLANDI
2018 yılında Manisa Valiliği ve Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü öncülüğünde Türk Kızılay Manisa Şubesi ile iş birliği içerisinde bir proje başlatılmıştır. Zafer Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle yürütülen çalışmalarda, Yıldız Sarayı arşivlerinden kulenin geçmişine dair restorasyon fotoğraflarına ulaşılmıştır. 2021 yılında başlayan rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri, 4 yıllık detaylı çalışmalar sonucu tamamlandı. Kule, özgün dokusuyla müze olarak düzenlendi.
MANİSA İÇİN TARİHSEL ÖNEM
Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, Fatih Kulesi’nin tarihi ve kültürel önemine dikkat çekerek, “Fatih Kulesi, Manisa için bir dönüm noktası. Osmanlı coğrafyasında Topkapı Sarayı’ndan sonra şehzadelerin eğitim aldığı birkaç saray bulunuyor, bunlardan en önemlisi Manisa’daki Saray-ı Amire’dir. Burada 13 şehzade yetişmiş, bunlardan 6’sı Osmanlı tahtına çıkmıştır. Bu isimler arasında Fatih Sultan Mehmed ve Kanuni Sultan Süleyman da var. Kule, Fatih Sultan Mehmed’in Manisa’daki şehzadeliği döneminde, 1400’lü yıllarda inşa edilmiştir. Fatih döneminde yapıldığı için adını ondan alıyor. Biz, Fatih’in İstanbul’un fethi planlarını burada tasarladığına inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.
MÜZE OLARAK HİZMETE SUNULDU
Kulenin restorasyonu hakkında bilgi veren Sudak, “Kule, zamanla harap olmuştu. Biz, 2’nci Abdülhamid döneminde gerçekleştirilen son restorasyon belgelerine Yıldız Sarayı arşivlerinden ulaştık. Bu nedenle yapıyı geçmişteki orijinal haline en yakın biçimde yeniledik. Çalışmalarımızı Manisa Valiliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve YİKOB’un destekleriyle gerçekleştirdik. Restorasyon sonrası kulenin giriş katında Kızılay’ın geçmişine yer vererek Hilal-i Ahmer’i anlatan bir bölüm hazırladık. Üst katlarda ise şehzadelik sistemi ve Manisa Sarayı hakkında tematik alanlar oluşturduk. Ayrıca çocuklar ve gençler için iki dürbün yerleştirerek 1500-1600’lü yılların Manisa’sını animasyon olarak görmelerini sağladık. Elektronik ekranlarda şehzadelik sistemi ve Manisa Sarayı’na dair bilgiler sunuyoruz. Ayrıca şehzadelik yapmış ve daha sonra padişah olmuş Osmanlı hükümdarlarının yaşamlarını ve onlara ait eşyalara ait replikalarını sergilediğimiz mini bir müze de oluşturduk.” ifadelerini kullandı.
TARİHİ YAŞATMA HEDEFİ
Sudak, “Fatih Sultan Mehmed döneminden kalan bu yapıyı korumak ve Manisa’nın Osmanlı’daki önemini yeniden gündeme getirmek istedik. Amacımız, tarihi yaşatarak gelecek kuşaklara aktarmak. Restorasyon ve teşhir çalışmaları tamamlandı. Önümüzdeki günlerde açılışını yaparak Manisalıların ve tarih meraklılarının hizmetine sunacağız.” şeklinde konuştu.