Milyonlarca kamu çalışanı ve memur emeklisinin merakla beklediği temmuz zammı için ipuçları netleşmeye başladı. TÜİK’in enflasyon verilerinin ardından tablo ana hatlarıyla şekillendi. Piyasa beklentileri ve ekonomik projeksiyonlar yüzde 14 bandını işaret ediyor. Kesinleşecek oran sonrası asıl odak seyyanen zam beklentilerine kaydı.
SIKI MALİYE POLİTİKALARI SEYYANEN ZAMMI ENGELLEDİ
Ekonomi yönetiminin başlattığı dezenflasyon programı maaş stratejilerini doğrudan etkiliyor. Bütçe disiplinini korumak için yasal artışlar dışında ek bir zam öngörülmüyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın önceliği makroekonomik dengeleri korumak. Bu nedenle temmuzda seyyanen bir artış yapılması beklenmiyor.
KÜRESEL PETROL KRİZİ ENFLASYON MÜCADELESİNİ ZORLAŞTIRIYOR
Maaş artışlarının sınırlı kalmasında sadece iç dinamikler etkili değil. Uzmanlar küresel jeopolitik gerilimlerin yarattığı baskıya dikkat çekiyor. ABD ile İran arasındaki gerginlik petrol krizini tetikledi. Bu durum enerji maliyetlerini artırarak enflasyonla mücadeleyi sekteye uğrattı.
SENDİKALAR ALIM GÜCÜNÜN ARTIRILMASINI TALEP EDİYOR
Memur sendikaları yükselen yaşam maliyetleri karşısında çalışanların korunmasında ısrarcı. Temsilciler aylık kazançlar ile piyasa fiyatları arasındaki makasa dikkat çekiyor. Toplu sözleşme zammının ötesinde seyyanen bir iyileştirmenin kaçınılmaz olduğunu savunuyorlar.
OCAK 2027 SEYYANEN ZAM İÇİN EN ERKEN TARİH
Ekonomi yönetimi yüksek zam ve yüksek enflasyon kısır döngüsünü tekrar yaşamak istemiyor. Mevcut programın takvimi ve dengeler gözetildiğinde radikal bir düzenleme için en erken tarih Ocak 2027. Bu tarihe kadar bütçede tam disiplinin sürdürülmesi bekleniyor.