Küresel helyum arzındaki şoklar, MR cihazları başta olmak üzere tıbbi görüntüleme sistemlerinden mikroçip üretimine ve fiber optik kablolara kadar çok sayıda stratejik teknoloji alanını tehdit ederken bu durum sağlık hizmetleri ve yüksek teknoloji endüstrisinde ikamesi olmayan bir krize dönüşüyor. Türkiye Genç İş İnsanları Derneği Başkanı Gürkan Yıldırım helyumun yalnızca bir balon gazı olmadığını, yüksek teknoloji endüstrisinin ve tıbbi görüntüleme sistemlerinin soğutulmasında ikamesiz bir element olduğunu söyledi. Yıldırım, küresel helyum krizinin teknoloji üretimi ve sağlık altyapısını doğrudan tehdit ettiğini belirterek tedarikte yaşanan aksamaların hastanelerdeki MR cihazlarının çalışmasını zorlaştırabileceğini ve bu durumun sağlık hizmetlerinde randevu sürelerinin uzamasına ve maliyetlerin artmasına yol açabileceğini vurguladı.
MR CİHAZLARINDA SOĞUTMA KRİZİ DERİNLEŞİYOR
Son üç aydır tedarik zincirini altüst eden İran savaşı tüm dünyada sanayileri arz şoklarına maruz bıraktı. Helyum arzında yaşanan sorunlar çip üretimini, alüminyumdaki arz kısıtı otomobil ve beyaz eşyayı tehdit ederken Asya’daki üreticiler ise plastik kriziyle karşı karşıya kaldı. Türkiye en çok petroldeki artıştan etkilendi ve günlük tüketilen ürünlerin ambalajlarından sebze meyveye kadar pek çok ürüne savaş zammı yansıdı. Firmaların maliyetlerindeki artışı gelecek aylarda da yansıtmaya devam edeceği belirtiliyor.
ALÜMİNYUM ARZ ŞOKU OTOMOTİVİ VE BEYAZ EŞYAYI BASKI ALTINA ALDI
Savaşın yurtiçinde imalat sanayiye etkilerini değerlendiren TÜGİAD Başkanı Yıldırım, Türkiye’nin kriz dönemlerinde çevik hareket edebilen ve proaktif araçlarını iyi kullanan ülkelerin başında gelmesine rağmen küresel tedarik zincirindeki tıkanmaların yurtiçinde de üretim ve ihracat kasları üzerinde baskı yarattığını vurguladı. Yıldırım gübrede yaşanan arz şokunun buğday, arpa, mısır, sebze ve meyve başta olmak üzere tüm tarımsal ürünleri etkilediğini ifade etti. Alüminyumda yaşanan arz şoklarının ise otomotiv parçaları, uçak ve savunma sanayi, inşaat ve beyaz eşyayı etkilediği bilgisini veren Yıldırım, hafifliği ve dayanıklılığı ile modern sanayinin vazgeçilmezi olan alüminyumda yaşanan arz kısıtının otomotiv ve beyaz eşyada üretim ritmini yavaşlatma riski taşıdığını söyledi.
YERLİ ÜRETİM VE KAYNAK ÇEŞİTLİLİĞİ KRİZİN PANZEHİRİ OLARAK GÖRÜLÜYOR
Küresel krizlerin panzehirinin yerli üretimi stratejik alanlarda güçlendirmek ve kaynak çeşitliliğine gitmek olduğunu kaydeden Yıldırım, Türk iş dünyasının kriz yönetimindeki çevikliğiyle bu süreci en az hasarla atlatmak ve ülkeyi yeni dönemin parlayan üretim üssü yapmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğini belirtti. Ancak tarımda gübre, sanayide petrokimya gibi kritik alanlarda dışa bağımlılığı azaltacak yapısal reformların hızlandırılması ve vatandaşları küresel enflasyon dalgasına karşı koruyacak mikro önlemlerin proaktif bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çizdi.