Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, doğurganlık hızındaki düşüşün eğitim sisteminde büyük değişikliklere yol açacağını gösterdi. 0-4 yaş grubundaki çocuk nüfusunun azalması, ilkokula başlayacak öğrenci sayısının 1970’li yıllardan bu yana ilk kez 1 milyonun altına düşeceğini ortaya koydu. Bu durum, on binlerce sınıf öğretmeninin kadro sorunlarıyla karşılaşacağını işaret ediyor.
Öğrenci Sayısı ve Sınıf İhtiyacı Düşüşü
TÜİK verilerine göre, 10-14 yaş grubundaki toplam nüfus 6.562.310 iken, 0-4 yaş grubundaki toplam nüfus 4.765.588’dir. Yıllık ortalama öğrenci sayısı 10-14 yaş grubunda 1.312.000, 0-4 yaş grubunda ise 953.000 olarak kaydedilmiştir. Bu durum, 10-14 yaş grubundaki öğrenci sayısında 359.000, sınıf sayısında ise 12.000’lik bir azalma yaşanacağını göstermektedir.
Doğurganlık Hızındaki Düşüş
TÜİK verilerine göre, Türkiye’deki toplam doğurganlık hızı kadın başına 1,42 çocuk olarak belirlenmiştir. Bu oran, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in altında kalmaktadır. Ayrıca, Avrupa ortalamasının da gerisinde yer aldığı görülmektedir. 1970-1971 eğitim döneminde yaklaşık 987 bin olan yıllık ilkokul girişi, günümüzde tekrar aynı seviyenin altına inmiştir.
Eğitim Kademelerinde Kademeli Daralma
Yıllık yaklaşık 360 bin öğrenci azalışı, sınıf mevcutları dikkate alındığında her yıl 12 bin daha az sınıf açılması anlamına geliyor. Sınıf sayısındaki düşüş, öğretmen atamalarının azalmasına ve mevcut kadrolarda norm fazlası riski yaratıyor. Okul öncesi ve ilkokulda başlayan nüfus azalması, ilerleyen yıllarda ortaokul, lise ve yükseköğretim kademelerine de yansıyacaktır.