ABD SAVUNMA BAKANI’NDAN MEDYAYA SERT ELEŞTİRİ
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran savaşındaki gelişmelere dair basın toplantısı yaptı. Hegseth, açıklamasında medyanın İran’daki ilerlemenin küçümsendiğini savundu ve “Dürüst olmayan ve Trump karşıtı basın, ilerlemeyi küçümsemek, her maliyeti büyütmek ve atılan her adımı sorgulamak için elinden geleni yapıyor” dedi. Bazı medya kuruluşlarının kamuoyu önünde çatışmanın 19’uncu gününde ABD’nin “sonsuz bir savaş”, “çıkmaz” ya da “bataklık” içine sürüklendiği izlenimi vermeye çalıştığını iddia etti. Ancak bunun gerçeği yansıtmadığını ifade eden Hegseth, “Kesin biçimde kazanıyoruz ve bunu kendi şartlarımızla yapıyoruz” şeklinde konuştu.
İRAN’IN GÜÇLENMESİNE DİKKAT
Hegseth, İran’ın büyük bir ülke olduğunu vurgulayarak, Tahran yönetiminin devlet kaynaklarını halk için değil, füzelere, insansız hava araçlarına, vekil güçlere ve yer altındaki gizli tesislere aktardığını belirtti. Hegseth, “Onları sistematik, acımasız ve ezici biçimde avlıyoruz. Bunu dünyada başka hiçbir ordu bizim yaptığımız şekilde yapamaz” dedi. ABD’nin şimdiye kadar İran’da ve askeri altyapısında 7 binden fazla hedefi vurduğunu kaydederek, bunun “kademeli değil, hassasiyetle uygulanmış ezici güç” olduğunu savundu.
EN BÜYÜK SALDIRILAR YAPILACAK
Hegseth, ayrıca gün içerisinde şimdiye kadarki en büyük saldırı dalgasının gerçekleştirileceğini açıkladı. Amerikan kuvvetlerinin her geçen gün daha fazla güçlendiğini, bunun karşısında İran’ın kapasitesinin zayıfladığını öne sürdü. “Yukarıdan ölüm ve yıkım yağdırıyoruz” ifadesini kullanan Hegseth, İran’ın hâlâ saldırı düzenleme kapasitesine sahip olduğunu kabul etse de, Tahran’ın elindeki imkanların ciddi şekilde kısıtlandığını iletti.
AİLESİNE DEĞİNDİ
Açıklamasının sonunda Hegseth, 13 yaşındaki oğlunun bir gece önce savaşı ve Dover’da karşılaştığı asker ailelerini sorduğunu dile getirdi. Hegseth, çocuğuna, “Onlar senin için öldü; sizin kuşağınızın nükleer bir İran’la uğraşmak zorunda kalmaması için” dediğini aktardı. Son olarak, Hegseth, “Dünya, Orta Doğu, Avrupa’daki nankör müttefiklerimiz ve hatta kendi basınımızın bazı kesimleri Trump’a teşekkür etmelidir” ifadelerini kullandı.