Trump yönetimi, Porto Riko’daki seçim ekipmanlarını incelemek üzere görevlendirdiği siber güvenlik firmasının sözleşmesini, firmanın yönetim yetkililerinin seçim hilesi iddialarını doğrulamaması nedeniyle aniden yenilememe kararı aldı. Firmanın yöneticileri, olaya ilişkin ilk kapsamlı açıklamalarında, ekiplerinin seçim ekipmanlarında usulsüzlük veya oy manipülasyonuna dair herhangi bir kanıt bulamadığını, bunun üzerine Trump’a yakın isimlerin firma aleyhinde kampanya başlatarak çalışmalarını sekteye uğrattığını söyledi. Başkan Donald Trump’ın müttefikleri, firmanın liberal milyarder George Soros tarafından finanse edildiğine dair asılsız iddialar yayarak hükümetle yürütülen işbirliğinin önünü kesti.
Firmanın CEO’su Jason Wareham, bu ay Las Vegas’ta düzenlenen DEF CON siber güvenlik konferansında yaptığı konuşmada, “Beyaz Saray’a yakın” Trump müttefiklerinin, “2020 seçimlerinin Trump için ezici zaferle sonuçlandığını söylemeye yanaşmadığım” için rahatsız olduğunu belirtti. Mojave Research’ün seçim sistemleri test etme konusunda daha önce hiçbir deneyiminin bulunmadığını aktaran Wareham, Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi’nin (ODNI) 2025 baharında kendileriyle iletişime geçtiğini ve seçim ekipmanlarına yönelik geniş çaplı soruşturmanın parçası olarak görevlendirme yaptığını söyledi.
PORTO RİKO'DAN GETİRİLEN OY MAKİNESİ ANALİZ EDİLDİ
ODNI, firmayı Porto Riko’dan temin edilen ve Liberty Vote (eski adıyla Dominion Voting Systems) tarafından üretilen belirli bir oy makinesini incelemekle görevlendirdi. Wareham, çalışmanın altı hafta içinde Virginia’daki Reston’da bulunan evinin bodrum katında tamamlandığını aktardı. Mojave, bulgularını içeren raporunu Temmuz 2025’te ODNI’ye teslim etti ancak rapor henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.
RAPORDA SEÇİM SİSTEMLERİNİN ZAYIFLIKLARI ORTAYA KONDU
Mojave’in teknoloji sorumlusu Manbir Gulati, DEF CON’un “Voting Village” oturumunda bulguları detaylı şekilde anlattı. Gulati, “Kapsamlı ve büyük ölçüde kabul edilemez zayıflıklar tespit ettik ancak bu zayıflıkların aktif olarak istismar edildiğine veya oyların değiştirildiğine dair kanıt bulamadık” dedi. Bu sonuç, Trump yönetiminin seçim konularına odaklanan yetkilileri arasında bir tartışma başlattı. Firma yöneticileri, hükümete tarafsız seçim güvenliği analizi sunmak istediklerini ancak 2020 seçim sonuçlarını hâlâ reddeden ve Trump üzerinde etkisi bulunan yetkililer tarafından geri çevrildiklerini ifade etti.
FİRMA HAKKINDAKİ ASILSIZ İDDİALAR VE SOROS BAĞLANTISI
Firma bulgularını net şekilde ortaya koyduktan sonra Trump’a yakın çok sayıda isim Mojave’in itibarını zedelemeye başladı. Cumhuriyetçi olan Wareham, Eylül ayında yeminli olarak Trump yönetimine bir beyan sundu ve şirketinin “seçim sistemlerindeki gizlenmiş gerçeklerin bastırılmasını sağlamak amacıyla kurulmuş bir derin yapılanma” olmadığını savundu. Wareham, Soros’la hiçbir bağlantısının bulunmadığını kanıtlamak için mali tablolarını ve beyanını ODNI’ye iletti. Ekim ayında ise ODNI’den sözleşmeye ilişkin “iş durdurma emri” çıkarıldığını bildiren bir e-posta aldı.
KURT OLSEN'İN SORUŞTURMAYA MÜDAHALESİ
Beyanda, 2020 seçim sonuçlarını defalarca tartışmaya açan ve Trump’ın seçimlere olan güveni sarsma çabalarında danışmanlık yapan avukat Kurt Olsen’in, ODNI’nin geçen yıl Direktör Girişimleri Grubu programı kapsamında başlattığı seçim ekipmanları soruşturmasına defalarca müdahil olduğu öne sürüldü. Olsen’in 2020 seçimlerinden önce seçim hukuku konusunda hiçbir deneyimi bulunmuyordu ancak Trump’ın çevresinde etki kazanarak mahkemelerde seçimlere itiraz girişimlerinde bulundu. Arizona Yüksek Mahkemesi, 2022 Arizona valilik seçimlerine ilişkin yanlış iddialarda bulunan Olsen ve yardımcı avukatına 2 bin dolar para cezası verdi.
Wareham’ın beyanına göre Olsen, birçok toplantıda Başkan’la seçim konusunda görüştüğünü ve bu konuda onun adına konuştuğunu ima etti. Olsen, Beyaz Saray’da özel hükümet çalışanı statüsünü Ekim 2025’te kazandı ancak Wareham, Olsen’in öncesinde de ODNI’nin seçim güvenliği toplantılarına düzenli olarak katıldığını belirtti.
GEORGIA'DAKİ FBI SORUŞTURMASIYLA BAĞLANTI
Mojave’in ODNI ile sözleşmesi sona erdikten sonra, dönemin Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, FBI’ın 2020 seçimlerine ilişkin kayıtlara el koyduğu Georgia’nın Fulton County bölgesinde hazır bulundu. Trump’ın talebi üzerine orada olduğunu söyleyen Gabbard’ın bu hareketi, iki partiden seçim yetkililerini endişelendirdi. FBI’a el koyma işlemi için gerekli cezai başvuruyu Olsen kaleme aldı. Wareham’ın beyanı, Olsen’in Georgia’daki FBI operasyonundan önceki aylarda sergilediği davranışlara ışık tutuyor.
Wareham, Olsen ve çevresindeki isimlerle yapılan görüşmelerin “kanıt veya belge desteği olmayan yaygın varsayımlar ve iddialarla engellendiğini” ifade etti. Arizona’nın en büyük ilçesi olan Maricopa County’nin, Trump müttefiklerinin 2020 seçimlerinin çalındığı yönündeki asılsız iddialarının merkezinde yer aldığını hatırlatan Wareham, “Kaç kez ‘Maricopa County bir suç mahallidir’ ifadesini duyduğumu sayamıyorum” dedi. Beyanda ayrıca, Olsen’in iddialarını destekleyecek ya da birincil adli analiz yapılmasına olanak sağlayacak hiçbir materyalin teslim edilmediği vurgulandı.
FİRMA YETKİLİLERİNDEN UYARI: SORUŞTURMA AKSAK İLERLİYOR
Olsen ve ODNI’den konuya ilişkin yorum alınamazken, Adalet Bakanlığı Olsen’in Haziran ayına kadar bakanlığa katılmadığını açıkladı. Beyaz Saray ise konuyu ODNI’ye havale etti. Liberty Vote, Mojave’in ODNI’ye sunduğu raporu görmediklerini belirterek yorum yapmayacağını ancak “güvenli Amerikan seçimlerinin geleceğini ilerletmeye kararlı olduklarını” ifade etti. Gulati ve Wareham, ODNI yetkililerinin Mojave’in bulgularını kabul ettiğini ancak yönetim içindeki anlaşmazlıklar nedeniyle raporun kamuoyuyla paylaşılmasının geciktiğini ve yazılım hatalarının düzeltilmesine yönelik çalışmaların yavaşladığını söyledi.
SEÇİM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMALARI KOMSPİRASYON TEORİLERİYLE GÖLGELENDİ
Gulati, “Hükümet içinde çok sayıda rekabet eden grup gördük; ortalıkta bir korkuluk aranmasını isteyenler ve bunu bulmak için her şeyi yapmaya hazır olanlar ile gerçekten sorunla ilgilenenler. Büyük bir grup ‘Mojave ne yaptığını bilmiyor, bu yüzden de herhangi bir kanıt bulamıyor’ diyordu” ifadelerini kullandı. 2020 seçimlerinin ardından seçim sistemlerine yönelik siber güvenlik araştırmaları, komplo teorisyenlerinin yazılım hatalarını seçim hilesiyle eşitleme eğilimi nedeniyle sorunlu bir alan haline geldi. Gulati, araştırmalarının silah olarak kullanılabileceği riskini bildiği için yönetimle çalışma kararı vermekte zorlandığını ancak uzmanlığını ortaya koymayı tercih ettiğini söyledi. Gulati, “Motivasyonları yanlış olsa da seçim güvenliğine bakma fikrinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Hem solda hem sağda seçim güvenliği çabalarına yönelik pek çok destek var, olması gerektiği gibi” dedi.