ABD’li bir Demokrat senatör, Trump yönetiminin birkaç özel enerji şirketinin silah sınıfı plütonyuma erişmesine izin verme planlarının küresel çapta tehlikeli bir emsal oluşturabileceği uyarısında bulundu. Federal hükümet geçtiğimiz hafta beş özel şirketle, ilk kez federal hükümetin plütonyum stokunu kullanmalarına olanak tanıyacak bir anlaşma için görüşmelere başladığını duyurdu. Soğuk Savaş döneminde nükleer silah üretmek için kullanılan bu plütonyum, şimdi şirketler tarafından küçük modüler nükleer reaktörleri çalıştırmak ve elektrik üretmek için bir geçiş yakıtı olarak talep ediliyor. Enerji Bakanlığı Nükleer Enerji Ofisi, Oklo, Exodys Energy, SHINE, Standard Nuclear ve Flibe Energy adlı gelişmiş nükleer şirketlerin, Fazla Plütonyum Kullanım Programı kapsamında plütonyuma erişip erişemeyeceğine dair “ileri düzey müzakerelere” başlamak üzere seçildiğini açıkladı. Müzakereler henüz sonuçlanmış değil ancak bu hamle, Massachusettsli Demokrat Senatör Ed Markey gibi nükleer silahların yayılmasını önleme savunucularını tedirgin etti.
MARKEY’DEN TEHLİKELİ EMSAL UYARISI
Başkan Donald Trump’a gönderdiği mektupta Markey, bu adımın dünyanın geri kalanı için tehlikeli bir örnek teşkil edebileceğini ve son derece maliyetli olacağını belirtti. Mektubunda, “ABD elli yıl boyunca plütonyumun ticari kullanımından kaçındı ve plütonyumun kullanılmış reaktör yakıtından ayrıştırılması teknolojisinin yayılmasına karşı çıktı. Bunu, nükleer santrallere sahip ülkelerin (İran gibi) bu yakıttan plütonyum çıkarmasını ve bunun teröristlerin eline geçerek nükleer silah yapımında kullanılmasını önlemek için yaptık” ifadelerine yer verdi. Beyaz Saray sözcüsü, Markey’nin mektubuna ilişkin yorum yapmayarak soruları Enerji Bakanlığı’na yönlendirdi.
BAKANLIKTAN GÜVENCE MESAJI
Enerji Bakanlığı sözcüsü Ben Dietderich yaptığı açıklamada, kurumun “herhangi bir silah programı kullanımı bulunmayan ve ulusal güvenlik rezerv kategorilerine girmeyen, hükümete ait fazla plütonyum malzemelerini sorumlu bir şekilde kullanma fırsatlarını değerlendirdiğini” söyledi. Dietderich, federal hükümetin fazla plütonyumunun olası kullanımının “sıkı güvenlik, emniyet ve nükleer silahların yayılmasını önleme gerekliliklerine” tabi olduğunu vurguladı. “Tüm federal güvenlik önlemleri karşılanmadıkça hiçbir malzeme devredilmeyecek” diyen sözcü, katılımcı şirketlerin yabancı ortaklık incelemeleri, güvenlik izni gereklilikleri ve nükleer malzemelerin taşınması, depolanması ve korunmasına yönelik detaylı planlar dahil olmak üzere kapsamlı bir denetimden geçtiğini ekledi.
PLÜTONYUMUN YENİDEN KULLANIMI DAHA PAHALI
Markey mektubunda, fazla plütonyum kullanarak enerji üretmenin, bu atığın seyreltilip bertaraf edilmesinden önemli ölçüde daha pahalı olacağını belirtti. Yeniden işleme maliyetinin özel şirketler mi yoksa vergi mükellefleri tarafından mı karşılanacağı ise henüz netlik kazanmış değil. Daha önce eski plütonyumun nükleer güç yakıtına dönüştürülmesi stratejisini izlemeden önce, ilk Trump ve Biden yönetimleri plütonyumu New Mexico’da derin bir şekilde seyreltip gömmeyi hedefliyordu. Markey’e göre bu yöntem, plütonyumu yeniden kullanmaktan 29 milyar dolar daha az maliyetli olacaktı. Markey, “Ticari nükleer enerji ayrıştırılmış plütonyum gerektirmez ve bugün sivil nükleer reaktör yakıtı yapmak için plütonyuma yönelik küresel bir talep yoktur” ifadesini kullandı.
BAKAN WRİGHT’İN OKLO BAĞLANTISI MERCEK ALTINDA
Markey ayrıca Enerji Bakanı Chris Wright’ın, daha önce yönetim kurulu üyeliği yaptığı Kaliforniya merkezli Oklo şirketiyle olan geçmiş bağlantılarına da dikkat çekti. “Bakan Wright’ın şirketle olan yakın bağları bir uygunsuzluk görüntüsü yaratıyor” diyen Markey, bu durumun endişe verici olduğunu vurguladı. Oklo, ABD plütonyum stoklarının yeni nesil reaktörleri hızlı bir şekilde yakıtlandırmanın anahtarı olduğunu savunarak potansiyel anlaşmayı açıkça destekliyor. Şirket, reaktör teknolojisini test etmek için Enerji Bakanlığı’nın Los Alamos Ulusal Laboratuvarı ile çalışıyor. Geçtiğimiz Şubat ayında Oklo, Wright’ın Senato tarafından Enerji Bakanı olarak onaylanmasının ardından şirketin yönetim kurulundan ayrıldığını duyurdu. Enerji Bakanlığı sözcüsü Dietderich, Wright’ın bu seçim sürecine dahil olmadığını belirterek, “Göreve başladıktan sonra Bakan Wright şirketin yönetim kurulundan istifa etti, kazanılmamış hisselerinden feragat etti ve Oklo’yu özel olarak ilgilendiren konularda kendisini yetkisiz kıldı” dedi. Oklo iletişim direktörü Bonita Chester ise Wright’ın geçen yıl yönetim kurulundan ayrılmasından bu yana şirket yönetiminde herhangi bir rolü olmadığını yineledi.