Genç kadınları yurt dışına götürerek üreme hücrelerini alan ve bunları tüp bebek tedavisi isteyen ailelere satan çeteye yönelik soruşturma devam ediyor. Bu çete, kadınlardan alınan üreme hücrelerini sipariş üzerine tüp bebek sahibi olmak isteyenlere satıyordu. KKTC’de yumurta veren iki kadının İstanbul’a dönerken havalimanında yakalanmasıyla gözaltı sayısı 44’e ulaştı. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.
SİSTEMİN İŞLEYİŞİ
Kadınların bulunmasından sonra kliniğe uzanan işlem zinciri deşifre oldu. 80 euro karşılığında yumurta vermek isteyen kadınlar İstanbul’da muayene ediliyor, ardından KKTC’ye gönderiliyordu. Operasyonla yumurtalar toplanıyor ve tüp bebek merkezlerine satılıyordu. Müşterilerin taşıyıcı annelik süreci de bu aşamadan sonra başlıyordu. Soruşturma kapsamında 2 milyon euroluk bir para trafiği tespit edildi. Bu sistemin ortaya çıkmasıyla “anne, doğuran mı, yumurta sahibi mi?” tartışması gündeme geldi.
ANNE TANIMI ÜZERİNDEKİ GÖRÜŞLER
Kadın Doğum Uzmanı Doç. Dr. Şule Yıldız, iki çeşit annelikten bahsetti. Yıldız, “Yumurtalarını veren anne, genetik olarak bebeğin annesidir” dedi. Genetik olarak yumurta kimden geliyorsa, bebeğin genetik annesi o kabul ediliyor. Türk hukukuna göre ise çocuğun annesi doğuran kadın olarak tanımlanıyor. Aile Hukuku Uzmanı Avukat Güzide Şeniz Özsoy, “Yumurtasını veren kadın, hukuki annelik sıfatını kazanamaz” açıklamasında bulundu.
ÇETEYE YÖNELİK OPERASYON
Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı şebeke, genç kadınları para karşılığında yurt dışına gönderdi. Kadın yumurtaları tüp bebek tedavisi isteyen çiftlere satılıyordu. Soruşturma, şebekenin lideri olduğu değerlendirilen kadının durumdan şüphelenen eşi tarafından başlatıldı. İncelemelerde 41 kadın tarafından toplam 811 kez yumurta satışı yapıldığı belirlendi.
ÖRGÜT LİDERLİĞİNE YÜKSELİŞ
Örgüt lideri Hacer T.’nin ilk olarak donörlük yaptığı ve bu süreçte organizasyonun başına geçtiği tespit edildi. Zamanla sistemi öğrenen şüpheli, daha fazla kazanç elde etmek amacıyla yeni kadınlar bulmaya başladı. Ayrıca, çetenin kadınların kan grubu, göz, saç ve ten renklerinin bulunduğu bir katalog hazırladığı ve bu bilgilerin çocuk sahibi olmak isteyen müşterilerle paylaşıldığı öğrenildi.