Şölen Doğan da öldürüldü! Uyan Türkiye!

HABER AKTÜEL ÖZEL – Türkiye arka arkaya gelen kadın cinayetleri ile sarsılıyor.

Kadına karşı şiddetin giderek arttığı ülkemizde, "cani"lere karşı olan yaptırım yeterli olmuyor. Kadına şiddet ve daha da kötüsü cinayet, kontrolden çıkmış bir toplumun vicdan yoksunluğuna işaret ediyor.

Türkiye, yeni bir kadın cinayeti haberi ile karşı karşıya… Bu cinayeti diğer cinayetlerden farklı kılan tek şey, öldürülen kadının isminin Şölen Doğan oluşu. Yoksa o da; tıp ki diğer kader arkadaşları gibi "canice" katledildi.

Elleri ve ayakları bağlanmış ve başına poşet geçirilen Şölen, bulunduğunda çoktan ölmüştü.

Özgecan Aslan'la, Türkan Alkaya'yla isimleri farklıydı ancak kaderleri aynıydı.

İstanbul Selimpaşa'da yaşayan, bir veterinerin yanında çalışan hayvansever Şölen Doğan artık yaşamıyor. Kadına şiddetin tavan yaptığı günümüzde onu da mazinin tozlu yapraklarına "vahşice katledilen" kadın olarak yazdık.

Rahat uyu Şölen…

UNUTMAYIN, UNUTTURMAYIN! ÖZGECAN ASLAN CİNAYETİNİ HATIRLAYALIM

1995 doğumlu olan Özgecan Aslan Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te tecavüz girişimine direndiği için bir minibüste öldürülen üniversite öğrencisi. Aslan'ın yanmış bedeni 13 Şubat 2015 günü suçu beraberindeki iki kişiyle işlediğini itiraf eden kişinin jandarma ekiplerini olay yerine götürmesiyle bulundu.

Özgecan Aslan cinayetinin ortaya çıkması Türkiye çapında olayın ortaya çıktığı gün ve takip eden günlerde öfkeye ve gösterilere yol açtı. Binlerce kadın, muhafazakar olmayan kadınların tecavüzüne, şiddet görmesine ve öldürülmesine hükumetten yeterli tepkinin gelmemesiyle bu durumun normalleşmesi gerekçesiyle sokaklara döküldü. Gösterilerde kadına karşı şiddetle ilgili daha güçlü tedbirlerin alınması istendi. Olay sosyal medyada da büyük ilgi gördü ve ülke çapında pek çok gösterinin düzenlendiği 16 Şubat günü "Kara Pazartesi" olarak anıldı ve kadınların yaşadıkları taciz olaylarına sessiz kalmayarak anlatmaları istendi.

Özgecan Aslan, Çağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 1'nci sınıf öğrencisiydi. Mersin'de doğup büyüdü ve psikolog olmak istiyordu. Ailesi onu bu konuda destekledi. Özgecan okuduğu vakıf üniversitesinden yüzde 50 burs kazanmasına karşın annesi Songül Aslan, kızının eğitimi için kendisine bir iş buldu. Özgecan'ın planları arasında yaz tatillerinde Kuzey Kıbrıs'ta bir hotelde çalışmak da vardı. Böylelikle kendisi de eğitimi için bir miktar para kazanarak ailesine yardımcı olabilecekti.

Cinayeti işlediğini itiraf eden Suphi Altındöken ve ona cinayette yardım eden babası ise Tarsus'un zengin ailelerinden biriydi. Kuyumculuk işlerinde iflas ettikten sonra baba ve oğul minibüs şoförlüğü yapmaya başladılar. Baba Necmettin Altındöken'in de olaydan önce polis kayıtlarında kaçakçılıktan sabıkası olduğu ve kısa süre önce bir trafik kazasına karıştığı belirlendi.

Özgecan'ın arkadaşlarının iddiasına göre minibüslere binmek her zaman zordu. Yolculuk sırasında aynalardan bakan şoförler ve yolcular tarafından sürekli izlenmeleri bu yolu kullanmak zorunda olan öğrenciler arasında korku yaratıyordu.

Cinayetin yaşandığı 11 Şubat 2015 tarihinde Özgecan Aslan, okuldan çıktıktan sonra Tarsus'ta bir alışveriş merkezinde arkadaşıyla birlikteydi. Alışveriş merkezinde arkadaşından ayrıldı ve ikamet ettiği Mersin'e gitmek için şehirlerarası sefer yapan minibüse bindi. O saatten sonra Özgecan Aslan'dan haber alınamayınca 11 Şubat 2015'te ailesi tarafından polise kayıp olduğu yönünde dilekçe verildi. Bu tarihten itibaren, kayıp olan Özgecan Aslan’ı arayan jandarmanın, kendilerine yol soran bir minibüsten şüphelenmesi üzerine yapılan aramada minibüsün içinde kan izlerine rastlandı. Jandarma bu kişileri yakaladı. Ancak yapılan sorguda bir sonuca varılamadı ve şüpheliler serbest bırakıldı.

Minibüste bulunan kadın şapkasının Özgecan Aslan’a ait olduğu Özgecan'ın babası tarafından teşhis edilmesi üzerine Jandarma, minibüsü yeniden incelemeye aldı. Yeniden sorguya alınan 2 şüpheli, (Suphi Altındöken'in baba ve arkadaşı) cinayeti itiraf ettiler ve 3. bir kişinin de kendilerine yardım ettiklerini söylediler. Böylece 3. kişi Suphi Altındöken'in aranması süreci başladı.

Haberlerde ve minibüs şoförünün ifadesinde yer aldığını göre Özgecan Aslan, şoför Suphi Altındöken, Mersin’e D-400 karayolundan gitmesi gerekirken güzergah değiştirerek Tarsus – Mersin Otoyolu'na doğru saptı. Sürücünün güzergahını değiştirmesinden ‘kaçırılıp başına kötü bir şey geleceğini’ anlayan ve tepki gösteren Özgecan, şoförle tartıştı. Tecavüz girişiminde bulunan Suphi Altındöken'e Özgecan biber gazı kullanarak engel olmaya çalıştı.  Ancak bunun ardından Suphi Altındöken tarafından birkaç kez bıçaklandı ve demir çubukla öldüresiye dövüldü. Tarsus'a geri dönen zanlı olayı babasına ve bir arkadaşına anlattı ve yardım istedi. Üç kişi olay yerine döndüler ve Özgecan Aslan'ın cesedini ormanda ateşe verdiler. Özgecan'ın direndiği sırada zanlı Suphi Altındöken'in yüzüne tırnaklarını geçirmesi nedeniyle bu üç kişi Özgecan'ın ellerini keserek, olası bir DNA tespitinde bir eşleşmenin önüne geçmek istediler. Özgecan'ın tecavüze uğrayıp uğramadığı hakkında ise yapılan araştırmalar sonucu belli olacak.

Zanlıların tümünün yakalanmasından sonra polise verdikleri sonucu Özgecan'ın cesedi Cinderesi yatağında yüzünün ve vücudunun bir bölümü yanmış halde bulundu. Tarsus Devlet Hastanesi'ne kaldırılan ceset yandığı için kimlik tespiti Özgecan'ın kıyafetleri üzerinden yapılabildi.

Yakalanan Suphi Altındöken,  suçunu itiraf etti ve babası ile arkadaşının kendine yardım ettiğini söyledi. Altındöken sorgu sırasında çok soğukkanlı ve sakin bir tavır sergiledi.

Türk hukuk sistemine göre davanın başlayabilmesi için şüpheliyi savunacak bir avukat olması gerekiyor. Ancak, Mersin Barosu'nun 1.600 avukatı "böyle bir caninin yanında olmak istemediklerini" beyan etti ve baro da davaya avukat vermeyi reddetti. Sorgulama aşamasında yer alan iki avukattan birisi şüphelilerin akrabası, diğeri de olayın iç yüzünü öğrendikten sonra desteğini çeken bir avukat olunca şüpheliler mahkemeye gönderilemedi.

16 Şubat 2015 günü şüpheli Suphi Altındöken, ifadesinde değişikliğe giderek cinsel saldırı niyeti olmadan ve alkol etkisi altında bu suçu işlediğini söyledi. Altındöken, amacının Özgecan Aslan'ı kısa yoldan eve götürmek olduğunu, ancak Özgecan kendisine saldırınca onunla konuşmak için aracın arkasına doğru gittiğini söyleyerek ifadesini değiştirdi.

Özgecan'a ait otopsi raporu olduğu iddia edilen bilgiler 22 Şubat 2015 tarihinde basında yer almıştır.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Chelsea İçin Osimhen Transferi Değerlendirildi

Eski futbolcu Emmanuel Petit, Osimhen'in Premier Lig'de başarılı olabileceğini vurgulayarak Chelsea'ye transfer önerisinde bulundu. Onun kariyerinin daha birçok yılını en üst düzeyde geçirebileceğini belirtti.

Sergio Ramos Sevilla’nın Sahibi Olmaya Hazırlanıyor

Sergio Ramos'un Sevilla kulübünü satın aldığı öne sürüldü. İşlemin noter onayının ardından resmi olarak tamamlanacağı bildirildi.

Fast And Furious Serisi Yeni Diziyle Dönüş Yapıyor

Hızlı ve Öfkeli serisi, 25 yıllık geçmişinin ardından dijital platformlara geçiş yapıyor. Vin Diesel, hem yıldız hem de yapımcı olarak bu önemli gelişmeyi duyurdu.

Real Madrid Arda Güler’i Satmama Kararı Aldı

Real Madrid, kulüp içi sorunlarla mücadele ederken Arda Güler’e talip olan Arsenal’e net bir mesaj gönderdi ve transfer konusundaki tutumunu açıkça iletti.

Jan Vesely Sezon Sonunda Basketbolu Bırakacağını Açıkladı

Eski Fenerbahçe oyuncusu Jan Vesely, 36 yaşında sporu bırakma kararı aldığını duyurdu.