Ağır bir gün, 21 Nisan’da, ikinci mühendis Syed Hussain Yousuf’un kabin kapısına bir darbe sesi geldi. “Korsan saldırısı.” Silah sesleri duyuldu. Üç dakika sonra, on kadar korsan, Honour 25 tankerine girdi. Silahlarını mürettebata göstererek, “Herkes köprüye!” dediler. Bu olaydan sonra 17 kişilik mürettebatın çoğu, beş ay boyunca 50 feet uzunluğundaki köprüde hapsedilecekti. Somali korsanlığı geri döndü. 30 yıl önce ortaya çıkan bu sorun, 2010’lara gelindiğinde 18 milyar dolarlık bir suç imparatorluğuna dönüşmüştü ve büyük ölçüde yok olmuştu. Ancak, ekonomik sıkıntılar ve özellikle İran savaşından kaynaklanan fırsatlar, Somali korsanlarını tekrar denizlere cesaretlendirdi.
KORSAN SALDIRILARININ ARTTIĞI BİR DÖNEM
Amerikan donanması, Somali açıklarından uzak bir savaşla meşguldü. Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki Husi saldırıları, petrol tankerlerinin trafiğini Somali yakınlarına yönlendirmişti. Artan akaryakıt fiyatları, bu yükleri karlı hedefler haline getirmişti. Somali’deki acil durum, yakıt ve gıda fiyatlarının yükselmesiyle birlikte ülkenin zaten kırılgan ekonomik toparlanmasını engellemişti. Honour 25 tankerinde yaşananlar, bu karmaşanın bir sonucu olarak, mürettebatın aylar süren bir bekleyişin ardından şiddetle sona erdi. Beş mürettebat yaşamını yitirdi.
MÜRETTEBATIN ZOR ŞARTLARI
Yasir Khan, mürettebatın güvenli olmadığını biliyordu. Bu, bu yıl Mogadişu’ya yapılan ikinci seferleriydi. İlk seferleri sorunsuz geçmişti ama geminin durumu kötüydü. “Hiçbir güvenlik önlemi yoktu. Ne koruma, ne dikenli tel,” dedi. 2008’den bu yana, silahlı korumaya sahip hiçbir gemi başarılı bir şekilde saldırıya uğramamıştı. Saldırı başladığında, Khan bir pencereden dışarı baktı ve birkaç Somali korsanın ateş açtığını gördü. “Kapıları kilitleyin!” diyerek motor dairesinden fırladı. Korsanlar, iki küçük botla gelip geminin kontrolünü hızla ele geçirdi.
KORSANLARIN TALEPLERİ
Üç gün boyunca, korsanlar mürettebat üzerinde tehditler savurdu. Silahlar, mürettebatın kafasına doğrultuldu. “2,700 ton dizel var,” dedi Khan. “Eğer ateş ederseniz, kıvılcım çıkabilir ve gemi patlayabilir.” Daha sonra, korsan sayısı arttı ve mürettebat, gemiyi Durdura adlı kıyı balıkçı köyüne götürmeye zorlandı. İki deniz mili açıkta demirlediler ve ilk fidye talebi 7 milyon dolar olarak belirlendi.
FİDYE GÖRÜŞMELERİ
Korsanlar, geminin Somali’ye ait olduğunu öğrendikleri Osman Şire Quud adlı kişiyi bulmaya çalıştı. Ancak, geminin planlarında bu isme rastlayamadılar. Nihayetinde, geminin yönetim şirketine ulaştılar ve fidye 1 milyon dolara düşürüldü. Başlangıçta mürettebat, haftada bir kez beş dakika evlerine telefon edebiliyordu. Ancak bu süre giderek azaldı ve Temmuz ayında tamamen kesildi. Mürettebatın aileleri, Karachi, Melbourne ve Londra’da hükümet ofislerinin önünde protestolar düzenleyerek dikkat çekmeye çalıştı.
KORSANLIK TARİHİ VE GÜNCEL DURUM
Somali korsanlığı, 1990’ların başında hükümetin çökmesiyle ortaya çıktı. Yerel milisler, kıyı sularını korumak amacıyla gemileri kaçırmaya başladı. Somali korsanları, 2005 ile 2012 yılları arasında 1,000’den fazla gemiyi saldırıya uğratarak 400 milyon dolardan fazla fidye topladı. Somali korsanları, küresel ekonomiye yılda yaklaşık 18 milyar dolarlık bir maliyet yüklemekteydi. Batılı hükümetler, NATO, AB ve ABD öncülüğündeki uluslararası güçler, korsanlığı on yıl boyunca büyük ölçüde durdurmayı başardı. Ancak 2023 yılı itibarıyla Somali korsanları, yeniden aktif olmaya başladı.
KORSANLARIN YENİ STRATEJİLERİ
Korsanlar, daha önceki dönemlerden daha organize hale geldi. GPS ve ticari gemileri takip eden uydu cihazlarını kullanmaya başladılar. Honour 25’teki korsanlar, geminin yiyeceklerini tüketip, kıyafet ve yatak eşyalarını yağmaladı. Beş ay boyunca süren bu zor günler, nihayet bir çözüm arayışına girdi. Eylül ortasında, fidye görüşmelerinin sona erdiği ve 1 milyon doların geleceği bilgisi geldi. Ancak Puntland hükümeti fidye ödemelerine karşı çıkıyordu ve bu durum, kurtarma operasyonlarının önünü tıkıyordu.
SONUÇ VE KURTULMA OPERASYONU
Sonunda Puntland Deniz Polisi, Sibu 1 adlı tankerin mürettebatını kurtarma operasyonuna başladı. Honor 25’e yönelik bir baskın planı yapıldığına dair haberler geldi. Korsanlar, Durdura’ya geri dönerken, 28 Eylül’de bir başka geminin yaklaşmasıyla birlikte panik başladı. Geri dönüş, ağır çatışmalara yol açtı ve çok sayıda mürettebat yaralandı. Sonunda, Puntland Polisi, Honour 25’i kurtarmak için harekete geçti ve yaralılar hastaneye sevk edildi.
Bu olay, Somali korsanlığının tekrar canlandığını ve uluslararası güvenlik iş birliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.