“26 Ağustos 1922 tarihinde düşman Kocatepe’de bozulmuş. Top seslerini duyuyor, köyde heyecanla bekliyorduk. Bu arada güneydoğu yönünden köye yaklaşan bir Türk subayı ile iki süvari askerinin geldiğini gördük. Hepimiz koşarak köyün yukarılarında onları karşıladık. Subay bize sevinçle ‘Gazanız mübarek olsun, düşman bozuldu, kaçıyor. Afyon’a da gireceğiz.’ dedi. Bunu duyunca sevinçten subayın ayaklarına kapanıp öptük. Bu durum karşısında bizim subay gözyaşlarını tutamayıp ağladı.” Bu sözler, bugün hayatta olmayan son tanıklarının dilinden Kurtuluş Savaşı’nın hikâyesi.
Savaşın son tanıkları olarak Anadolu’da yaşanan mücadeleyi anlatan 100 kişinin ses kayıtları bir araştırmacının gayretleriyle ortaya çıktı. Yıllarca Afyon’daki Zafer Müzesi’nde unutulan ses kayıtları, Kurtuluş Savaşı’nın ilk günlerinde Yunan İşgali’nin başlamasından, Büyük Taarruz’un gerçekleştirildiği 30 Ağustos 1922’ye kadar yaşananları tanıklarının dilinden anlatıyor.
Afyonkarahisar’da 1982 yılında Yurtiçi Bölge Komutanı olarak görev yapan Tümgeneral Mahmut Boğuşlu, dönemin valisi ile irtibata geçerek Kurtuluş Savaşı’nın son tanıklarının dinlenerek kayda alınacağı bir çalışma yapılmasını ister.
Bunun üzerine Afyon ve civarında öğretmenler, imamlar aracılığıyla şehir merkezinde, köylerde, kasabalarda Kurtuluş Savaşı’na katılan ve işgal günlerini görmüş olan insanlarla konuşmalar yapılır. O dönemde yaşları 70 ve üzerinde olan son tanıklar tespit edilerek savaşa dair yaşadıkları dinlenip tek tek kayda alınır.
Kayıtlar, Boğuşlu’nun talimatıyla bugün Zafer Müzesi olan dönemin Başkomutan Tarihi Milli Parkı’nın arşivine kaldırılır. Aradan geçen 30 yılda kayıtların varlığı tamamen unutulur. Bugüne kadar varlığından çok az kişinin haberdar olduğu çalışma, Afyon’daki Zafer Müzesi’nde yerel tarih araştırmacısı Hasan Özpunar tarafından bulunup gün yüzüne çıkarıldı.
Zaman Gazetesi’nin Özpunar’ın arşivi üzerinden incelediği ses kayıtlarında, köyleri Yunanlılar tarafından işgale uğrayan halkın yaşadığı zor günleri, Kurtuluş Savaşı’nın çetin mücadeleleri anlatılıyor.
Köyümüzden savaşa 300 kişi katıldı, 15’i döndü
Afyon’un Erkmen kasabası tanıklarından Hasan Balı, Şükrü Memiş ile Süleyman Şahin, Kurtuluş Savaşı yıllarını şöyle anlatıyor:
“Köyden Balkan, 1. Dünya Harbi ve Kurtuluş Savaşı’na 300 civarında kişi katıldı, 15 kişi döndü. İşgal zamanı bizleri gece dışarı çıkarmazlar, iki Türk’ü yan yana getirmezlerdi. Genç kadınları, kızları dışarı çıkarmazdık. Yunan çapulcular sarkıntılık ederdi. Bütün hayvanları aldılar, şimdi milyonlar ederdi.
Her evden iki kişiyi zorla angaryaya götürürlerdi. Yunan askerleri köy içerisindeki Hacı Baba diye bilinen Ahmet Karahisari’ye ait türbenin içini aşevi olarak kullanırlardı. Askerin birisi bu türbenin üzerine pislerken felç olmuş, bunu gören Yunan subayı buraya girmek yasak diye bir yazı asarak kapattı. 26 Ağustos 1922 tarihinde düşman Kocatepe’de bozulmuş. Top seslerini duyuyor köyde heyecanla bekliyorduk.
Bu arada güneydoğu yönünden köye yaklaşan bir Türk subayı ile iki süvari askerinin geldiğini gördük. Hepimiz koşarak onları karşıladık. 27 Ağustos günü düşman köyde bulunan araç gereç, yiyecek ne varsa bırakıp kaçtı. Biz ihtiyarlar bunları yaşadık ve gördük. Sizler böyle duruma düşmemek için şehit kanlarıyla alınan vatanın bekçiliğini yapın.”
Savaşın çocuk tanığı Hüseyin Bedel: Yunan askerleri evimizde kalmasın diye yataklarına karınca döktük.
Ayazin köylüleri: Mevzileri 70 yaşındaki ihtiyarlara kazdırttılar
İsmail Demir, İsmail Efe, Ali Osman Toklu, Sefter Uslu, Ali Şimşek, Ali Koç: Düşman köyümüze geldiği zaman elimizdeki bütün hayvanları aldı. Mevzi kazmak, su taşıtmak, kağnı ile yük çektirmek için 60-70 yaşlarındaki ihtiyarlara kadar herkesi çalıştırdılar. İşgal zamanı camimizi hastane yaptılar. Köyümüzün kuzeyinde bulunan Kazuçtu mevkiinde büyük çarpışmalar oldu. Şehitlerimizi Kazuçtu’ya gömdük.
Yunan askerlerinden ölenler ise Gavur Hamamı denilen yerde (Oyma Kilisesi’ne) gömüldü. Düşman kaçarken genelde elbise gibi eşyalar bıraktı, kullanılabilecek olanlar ihtiyacı olan askerlerimize dağıtıldı.
Kurtuluş Savaşı gazisi Abdullah Akdoğan: Biz hücuma geçince Yunanlılar silahlarını bırakıp kaçtılar
Kurtuluş Savaşı’na köyden 15-20 kişi katıldık. 3 kişi geri geldik. Yunanlılar köyü işgal ettiğinde 200 haneydi. Biz askerdeyken haber alıyorduk köylülerimize siper kazdırdıklarını. Tınaztepe ve Kocatepe’de Yunan mevzileri vardı. Bize Tınaztepe’den hücum emri verildi.
Ben de hücumda boynumdan yaralandım. Sandıklı’da hastanede tedavi altına alındım. At sırtında taşınabilen hafif makineli otomatik silah kullanıyordum o zaman. Biz hücuma geçince Yunanlılar, toplarını ve silahlarını bırakıp kaçtılar.
Tınaztepeli gazi İsa Özen: Atatürk’ün konuşması cesaretimiz oldu
Irak’ta İngilizlere karşı savaşıyordum. Orada topçu ateşiyle yaralandım. Daha sonra İstanbul’a sevk edildim. İstanbul’da Yunan’ın İzmir’e çıktığı haberini aldım. Ardından geri dönüp savaşmak için Ankara üzerinden Eskişehir’e yaralı olarak geldim.
Yunanlar bizi Haymana’ya kadar geriletmişlerdi. Atatürk, Eskişehir’de bize konuşma yaptı. Atatürk beygir (at) üzerinde gelmişti hiç unutmuyorum, ‘Yiğitlerim bu topraklar bizimdir. Korkmayın’ dedi. Yunanlar İngiliz silahlarıyla savaşıyordu. Hücuma geçtiğimizde kurtardığımız köylerdeki yaşlı kadınlar ayaklarımızı öpüyordu.