İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yerel seçimlerde birleşen İYİ Parti ile CHP’ye HDP’nin de destek verdiğini söyledi.
Soylu, “Şurada bir dosyamız var. Bu zillet ittifakına HDP her yönüyle destek veriyor. Şu ana kadar 299 aday ve il genel meclis üyesi vermiş. Bu bizim tespit edebildiğimiz, daha fazlası vardır” dedi.
İşte Soylu’nun açıklamalarından satır başları:
Uluslararası doğrudan yatırımcı gelecekse bunun temeli Türkiye’de kendini güvende hissetmesidir.
Türkiye’de yatırım yapılacaksa bu, güvenliğe, huzura ve insanların kafasının rahat olmasına bağlıdır.
Bir kere sokaklar, caddeler, balkonlar siyasetin fotoğrafını verir. Bu memleketimizin gittiğim her yerinde ve yöresinde sokaklar, caddeler ve balkonlar muhteşem… Vatandaşın sıkıntısı var mı? Elbette ama herkesin geleceğe ait ve bu seçimden sonrasına ait “bunu yine Tayyip Erdoğan, AK Parti yapar” şeklinde bir anlayışı olduğunu görüyorum.
BATIDA AK PARTİ VE MHP’YE KAYBETTİRECEĞİZ DEDİ HDP… BAZI BÜYÜKŞEHİRLERDE DE ADAY ÇIKARTMADI. SEÇİM SONUÇLARINI NASIL ETKİLER?
Şurada bir dosyamız var. Bu zillet ittifakına HDP her yönüyle destek veriyor. Şu ana kadar 299 aday ve il genel meclis üyesi vermiş. Bu bizim tespit edebildiğimiz, daha fazlası vardır. Bunların 27’si sadece HDP’ye kayıtlı. Onun dışında birbirine çekilmeler var. Bir de atıyorum Ardahan’dan Adıyaman’a kadar Beyoğlu’na kadar İzmir’e Ankara’ya kadar bu şurada bizi üzüyor. Kendime şu soruyu soruyorum. Biz niye 94 belediyeyi görevden aldık? Geçen seçimde 24 Haziran’da HDP’yi Meclis’e taşıyan Kılıçdaroğlu’dur. Farkı şu, beraber gelmek istiyorlar.
Dün Cizre, Erciş belediyesinde yaşadığımızı, Sur belediyesinde yaşadığımızı bugün İzmir’den Buca’ya kadar kim ne kazanacaksa, İstanbul’dan hangi belediye kazanacaksa bütün belediyelerde artık PKK’nın bir temsilcisi, Kandil’den haber götüreni ve irade ortaya koyanı olacak. Bu PKK’ya bir tünel açmak demektir. O zaman biz PKK’yla mücadeleyi neden yapıyoruz? Biz önce bunu milletimize şikayet ederiz. Ama işin hukuki, diğer boyutları elbette bu 94 belediye neden alındı? Teröre karışmış. Teröre karışmayan iki üç belediye başkanı var müdahale etmedik, onlar da onları dışladılar zaten.
Terör davası yürüyen kişileri belediye başkan adayı yapmış. Bu ne demektir? Devlete karşı itirazımı ortaya koyuyorum diyor. Ve burada bunu sadece devlet görmüyor ki, bir de millet var. Bu para kimin parası? Dağa götürdüğü çocuklar kimin çocukları? Bütün bu günahların tamamını CHP üzerine alıyor. Ben de taşıyıcı annelik yapıyor diyorum zaten.
Bugünkü AK Parti ve MHP’nin içerisinde bulunduğu Cumhur İttifakı’nın da temel bir arada bulunma anlayışı budur. Bu kadar saldırıya daha geniş set kurmamız lazım. Beka dememizin nedeni bu. Görelim bakalım, 15 Temmuz’dan önce beka sorunu var mıydı yok muydu? 6-7 Eylül’den üç gün önce baka problemi var mıydı yok muydu? Takım elbise giyip, kravat takıp, iri laflar konuşup memleketle ilgili her şeyi biliyormuş havasıyla söz söylemek o kadar kolay değil.
15 Temmuz’dan bu yana kaç yıl oldu? 2,5 yıl önceden bahsediyoruz ya. Allah’ınızı severseniz bu ülkede etrafımızda Suriye ile ilgili mesele varken, Lübnan, Libya, Tunus varken bu kadar enerjide geçiş güzergahı üstünlüğü bizdeyken, beka meselesi yok demeyi bağdaştıramıyorum. Bana da anlatsalar ben de anlasam…
TERÖRLE İLTİSAKI YÜZÜNDEN HDP’Lİ BAŞKAN ADAYLARININ, ADAY OLMALARININ ÖNÜNE GEÇECEK SÜREÇ İŞLETİLEMEZ MİYDİ?
Görevden alma bir tedbirdir. İş işten geçmeden müdahale etmektir. Şimdi burada bu terör örgütüne yardım yataklık yaptı dendikten sonra zaten gereği yapılacaktır. Belediyeyi yönetecek hali yok. Belediyeler bütçe, insan, şehir yönettikleri için orada yapılan değerlendirmeler… Onu da İçişleri Bakanı keyfine alıyor değil. Mahkemeye sunulan belgelerin bütün değerlendirmeler ortaya konuyor. Belediye başkanı talimat vermiş, kamyonla silah taşımış… Biz onu tutalım mı? Mahkeme 3 yıl sonra belli olacak. 3 yıl belediye başkanlığı mı yapacak? Her partiden açığa aldığımız belediye başkanları var. Aksi takdirde vatandaş ne bilsin? Onun hırlı mı hırsız mı olduğunun emanetini bana bırakıyor. Biz bu adımı atmak durumundayız. Eğer atmazsak yanlış yapmış oluruz.
Doğu ve Güneydoğu’da bir araştırma yapıldı. Kayyum memnuniyeti yüzde 65’in üzerinedir. HDP – PKK on günlerdir tezvirat ortaya koyuyor. Tek bir diş sökemez, bunlar hizmet yaptılar. 7,5 milyarlık yatırım yaptılar. Diyarbakır’daydım, hayranlıkla izliyorum.
SEÇİM GÜVENLİĞİYLE İLGİLİ ALINAN TEDBİRLER
Seçim üstü seçim yaşıyoruz. Allah’ın izniyle arkadaşlarım tüm tedbirleri aldılar. Biz de şöyle yaptık, 19 -26 Ocak arası, bütün bölgeleri tüm güvenlik birimlerimizle beraber yoğun toplantılar gerçekleştirdik. Geçen seçimde yaşadığımız aksaklıklar, açıklar, yaptığımız iyi uygulamalar… Tamamını masaya yatırdık. 2014 yerel seçimleriyle bugüne kadar olan kıyaslama itibariyle; 2014 – 2019 seçimlerinde olan olaylarda, muhtar olayları geriledi. Kendimiz yayınlar, anonslar yaptık ve birden durdu. Oran aşağıya gelmeye başladı. 2019 seçimlerinde, 2014 yerel seçimlerine göre oranlarda azalma yüzde 88,1.
Mümkün olduğu ölçüler içinde seçim olayı 581 tane olmuş, 237’ye düşmüş. Gönül daha düşük olmasını istiyor ama bütün valilerimiz-kaymakamlarımız her biri bu meseleyi temel bir mesele olarak ortaya koyuyorlar. Seçim öncesi, seçim günü, sayım ve sayım sonrası… Bu üç temel nitelik üzerinde yürütüyoruz. Tüm okullardaki kameralar, oy sayımındaki kameralar, ışıklandırmalar, jeneratörler; bakanlıklarla irtibat kurarak gerçekleştiriyoruz.
BİZ GÖREVDEN ALDIK, YİNE KOYUYORLAR
Sırrı Sakık belediye başkanıydı. Ağrı’ya gitmiyordu. Kim yönetiyordu? Dağın atadığı kayyum yönetiyordu. Ahmet Türk’ü 18-19 yaşındaki genç idare ediyordu. Aslında onlara itibar edenlere de itibar etmemek lazım… Adam PKK’nın oradaki taşeronu. “İyi adamdır” Neresi iyi adam? Nasıl böyle bir şey söz konusu olabilir? Biz görevden aldık, yine koyuyorlar. Bu ne demektir? Terör örgütünün maşası oldu diye aldık. Onu tekrar Mardin’de aday koyuyorlar. Hatta terör örgütü onun yaptığı yolsuzluklar nedeniyle kendileri de “özeleştirisini” aldılar.