Atlanta’da düzenlenen Dünya Kupası maçlarında sıradışı bir savaş yaşanıyor. Savaşın alanı, maçların ortasında verilen su molaları. Savaşın silahı ise karaoke. İkinci yarının ortasında gelen bu aralar, FIFA’nın maçları fiilen dört çeyrekli hale getirmesinden rahatsız olan taraftarlar tarafından giderek artan bir şekilde yuhalanıyor. Seyircileri susturmanın en etkili yolu ise onları şarkı söylemeye ikna etmek.
MOLA SIRASINDA KARAOKE COŞKUSU
Perşembe günü oynanan Güney Afrika-Çekya maçının ikinci yarısındaki su molası, tribünlerden yoğun bir yuhalamayla karşılandı. Ancak stadyum hoparlörlerinden John Denver’ın “Take Me Home, Country Roads” şarkısı yükselince, yuhalamalar yerini 67 bin kişilik bir koro halinde söylenen şarkıya bıraktı. Benzer bir sahne Pazar günü İspanya ile Suudi Arabistan arasındaki maçta da yaşandı. Dallas’taki İngiltere-Hırvatistan karşılaşmasında yuhalamalara karşı The Killers’ın “Mr. Brightside” parçası kullanıldı. ABD’nin Avustralya’yı 2-0 yendiği Seattle’da ise kısa molada bir bando devreye girerek tribünleri coşturdu. Yine Dallas’ta Arjantin ile Avusturya arasındaki maçta Los del Río’nun 1993 hiti “Macarena” çalındı.
AMERİKAN SPOR KÜLTÜRÜNE KARŞI GELENEKSEL FUTBOL
Dünya Kupası boyunca yaşanan bu atmosfer, güzel oyunun geleneksel yapısıyla tamamen uyumlu olsa da, perde arkasında Amerikan stadyumlarının DJ’leri stratejik bir oyun yürütüyor. Futbolun, taraftarların favori oyuncularını övmesi, rakiplerle alay etmesi ya da takımlarını coşturmasıyla dünyanın büyük bölümünde uzun ve harika bir şarkı söyleme geleneği var. Bu durum, Amerikan spor izleme kültürüyle keskin bir tezat oluşturuyor. ABD’de taraftarlar daha çok stadyum ekranlarından gelen “Biraz gürültü yapın!”, “HERKES ELLERİNİ ÇIRPSIN!” gibi komutlarla yönlendiriliyor.
DÜNYA KUPASI'NDA BİRLİKTE SÖYLEMEK
Dünya Kupası’nın parti atmosferi ise bu tür hep bir ağızdan söylenen şarkılara çok uygun bir zemin hazırlıyor. Maç öncesi barlardaki, fan festivallerindeki, trenlerdeki atmosferden marşlara ve maç sonu viral olan hep bir ağızdan söylemelere kadar (“Wonderwall” İngilizler için, “Country Roads” Amerikalılar için) bu yaz boyunca şarkı sesi tüm ülkede yankılanıyor. Stadyum DJ’leri de işte bu ruh halinden faydalanıyor. Bu Dünya Kupası’ndaki su molaları, “biraz sevilmeyen” ile “şiddetle nefret edilen” arasında kutuplaşmış durumda. İngiliz taraftarların açılış maçında mola yuhalamalarıyla adeta bir kırılma noktası yaratmasının ardından, bu hoşnutsuzluk tüm ev sahibi şehirlere yayıldı. Sıcak hava maçları için su molaları bir süredir uygulanıyor olsa da, bu Dünya Kupası’nda Dallas, Houston, Atlanta gibi şehirlerdeki iklim kontrollü mekanlar dahil olmak üzere molalar zorunlu hale getirildi. Bu da 45 dakikalık iki devrenin fiilen dört çeyreğe bölünmesi olarak görülüyor ve hem yabancı hem de Amerikalı taraftarların büyük çoğunluğu tarafından tepkiyle karşılanıyor. Yuhalamalar başladığında stadyum DJ’inin güvenilir bir şarkıyı çalması genellikle birkaç saniyeden fazla sürmüyor ve bu taktik işe yarıyor. Karaoke Japonca bir kelime olabilir ama binlerce yabancıyla birlikte tanıdık bir şarkıyı avaz avaz söyleme arzusu evrensel.