Görevden ayrılmaya hazırlanan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, dış politika ile iç politikanın birbirinden ayrılamayacağını söyledi. Halefinin de kendisi kadar diplomasiye zaman ayırması gerekeceğini belirtti. Starmer, istikrarsız uluslararası ortamda bu iki alanın aslında aynı olduğunu ifade etti.
DİPLOMASİ VE İÇ POLİTİKA AYNI ŞEY
Starmer, BBC’ye verdiği söyleşide dış politika ile iç politikanın ayrıştırılamayacağını vurguladı. Bir başbakanın diplomasiye kendisinden daha az zaman ayırmasının mümkün olmadığını söyledi. Rakipleri, sık sık yurt dışında bulunması nedeniyle kendisini eleştirmişti.
HALEFİ İÇ POLİTİKAYA ODAKLANMAK İSTİYOR
Yerine geçmesine kesin gözüyle bakılan Andy Burnham, yaşam standartları ve konut gibi konulara odaklanacağını vaat etti. Destekçileri, yeni liderin ülke içindeki sorunlara daha fazla ağırlık vereceğini umuyor. Starmer ise bu yaklaşımı gerçekçi bulmuyor.
KÜRESEL TEHDİTLER ORTADAN KALKMAYACAK
Starmer, gelen kişinin aynı küresel çatışmalarla karşılaşacağını söyledi. Dünyanın daha tehlikeli ve istikrarsız olduğunu belirtti. Dış politikanın iç politikayı doğrudan etkilediğini yineledi.
GÖREVDEN AYRILMA KARARINA AÇIKLIK
Starmer, görevden ayrılma kararının çok zor olduğunu söyledi. Kararın ailesiyle Chequers’da geçirdiği iki günün sonunda netleştiğini anlattı. Bu sürecin kişisel bir karara dönüştüğünü ifade etti.
BURNHAM’A DESTEK VERECEK
Starmer, Burnham’a karşı kişisel bir husumet taşımadığını söyledi. Yeni hükümetin başarılı olması için elinden geleni yapacağını belirtti. Halefine sürekli tavsiyelerde bulunan eski başbakanlardan olmayacağını vurguladı.
SİYASİ MİRASIN MERKEZİNDE PARTİYİ KURTARMAK VAR
Starmer, siyasi mirasının merkezinde İşçi Partisi’ni yeniden yapılandırmasının yer aldığını söyledi. Partiyi devraldığında iflas etmiş durumda olduğunu belirtti. Bu süreci zor ve yıpratıcı bir çalışma olarak tanımladı.
ULUSLARARASI KONUM GÜÇLENDİ
Starmer, Birleşik Krallık’ın uluslararası alandaki konumunu yeniden güçlendirdiğini söyledi. Ukrayna’ya verilen desteği temel başarıları arasında saydı. Ekonomiyi istikrara kavuşturmayı ve çocuk yoksulluğunu azaltmayı da öne çıkardı.