Suriye’ye Dönen Mülteciler Yıkık Sağlık Sistemiyle Karşılaşıyor

Lübnan’da yeniden alevlenen çatışmalar, Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönüşünü hızlandırdı. Aralık 2024’ten bu yana yaklaşık 3,5 milyon kişinin geri döndüğü Suriye’de, sağlık sistemi hâlâ toparlanamadı. Kronik hastalıklar, tedavi edilmemiş travmalar ve hayat değiştiren yaralarla dönenler, savaş nedeniyle çökmüş hastane ve kliniklerle karşı karşıya kalıyor.

SAĞLIK SİSTEMİNE DÖNÜŞ DALGASI YETİŞEMİYOR

Relief International tarafından yapılan yeni bir araştırma, geri dönenlerin sayısının mevcut sağlık kapasitesinin çok üzerinde olduğunu ortaya koydu. Uluslararası yardım kuruluşu, 11 Mayıs’ta yayımladığı açıklamada, 14 yıllık iç savaşın ardından Suriye’nin sağlık sisteminin yeniden inşası için “acil ve koordineli eylem” çağrısı yaptı. Açıklamada, “Ailelerin evlerine döndüğü bu dönemde hastalar ihtiyaç duydukları bakıma erişemiyor” ifadelerine yer verildi. Suriye’deki hastaneler artan baskı altında zorlanırken, kronik hastalığı olan birçok hasta uygun testlere ulaşamıyor.

BİR MİLYONDAN FAZLA MÜLTECİ GERİ DÖNDÜ

Birleşmiş Milletler verilerine göre, Beşar Esad’ın geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Al-Şaraa liderliğindeki muhalif saldırının ardından 2024 sonunda ülkeyi terk etmesinden bu yana, 1,2 milyondan fazla Suriyeli mülteci ve 1,9 milyon yerinden edilmiş kişi geçen Aralık ayı itibarıyla geri döndü. İsrail-Hizbullah çatışmasının Mart başında şiddetlenmesiyle birlikte, iç savaş sırasında Lübnan’da yaşayan 120 bin kişi daha Suriye’ye geçti. ABD merkezli MedGlobal adlı tıbbi yardım kuruluşunun başkanı Dr. Zaher Sahloul, geri dönenlerin sayısının savaştan çıkan bir ülke için “çok büyük” olduğunu belirterek, ekonomisi zaten zayıf olan, nüfusun yüzde 80’inin yoksulluk sınırının altında yaşadığı ve altyapının büyük ölçüde tahrip olduğu bir ülkede bu durumun sağlık sisteminin yanı sıra kamu sistemini de zorladığını söyledi.

HÜKÜMETİN KAPASİTESİ YETERSİZ

Sahloul, hükümetin ya da yerel yönetimlerin geri dönenlere geçim desteği, barınma, eğitim veya sağlık hizmeti sağlama kapasitesine sahip olmadığını belirtti. İnsanların büyük ölçüde topluluklarına, ailelerine ve kendi birikimlerine güvenmek zorunda kaldığını ifade eden Sahloul, özellikle Humus gibi yıkıma uğramış bölgelerde durumun daha da zor olduğunu vurguladı. Bir ailenin El-Halidiyye gibi bir mahalleye dönüp evinin kalanını onarsa bile temel sağlık hizmetine ulaşamayacağını, doğum öncesi bakım, aşı veya kronik hastalık ilaçları bulmakta zorlanacağını söyledi.

HASTANELERİN SADECE YARISI ÇALIŞIYOR

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2025 yılında hastanelerin sadece yüzde 57’si, birinci basamak sağlık merkezlerinin ise yüzde 37’si tam kapasite çalışabiliyor. Yıllar süren çatışmalar aynı zamanda sağlık çalışanlarının kitlesel göçüne yol açtı. Kesin bir sayı olmamakla birlikte, DSÖ tahminlerine göre 2011-2016 yılları arasında 15 binden fazla doktorun da aralarında bulunduğu on binlerce kişi ülkeyi terk etti. Relief International’ın Suriye ülke direktörü Petros Passas, “İnsanlar hastanelerin yıkıldığı, sağlık çalışanlarının kaçtığı, ilaçların pahalı ve ekipmanların güncel olmadığı bölgelere dönüyor. Uluslararası toplumun geniş çaplı ve sürekli taahhüdü olmadan Suriyeliler çok ciddi bir halk sağlığı kriziyle karşı karşıya” dedi.

KRONİK HASTALIKLAR VE RUHSAL SORUNLAR ÖN PLANDA

Geri dönenlerin sağlık profiline ilişkin Sahloul, kronik hastalıkların öne çıktığını belirtti. Hipertansiyon, diyabet, dislipidemi, kalp hastalığı, KOAH ve astımın yaygın olduğunu ifade eden Sahloul, bu hastalıklara sahip birçok kişide aynı zamanda yerinden edilme ve şiddete bağlı depresyon, anksiyete ve travma sonrası stres bozukluğu gibi ruhsal sorunların da görüldüğünü söyledi. Kadınlar ve çocuklar en kırılgan gruplar arasında yer alıyor. Sahloul, doğurganlık çağındaki çok sayıda kadın ve çocuğun doğum öncesi bakıma ihtiyaç duyduğunu, ancak Humus’taki birçok birinci basamak sağlık merkezinin çalışmadığını ya da sadece aşı gibi sınırlı hizmet sunduğunu belirtti.

KADINLARIN YÜZDE 86’SI KAYGI VE PSİKOLOJİK SIKINTI YAŞIYOR

Suriye Amerikan Tıp Derneği’nin (SAMS) program direktörü Dr. Randa Loutfi, geri dönenlerin başlıca sağlık ihtiyaçlarının ruh sağlığı ve psikososyal destek, kronik hastalıklar için düzenli ilaç tedariği, anne ve çocuk bakımı, savaş yaralanmalarına bağlı engellilikler için rehabilitasyon ve kanser tedavisi ile diyaliz gibi özel bakım hizmetleri olduğunu belirtti. Loutfi, birçok kişinin zorla yerinden edilme, yoksulluk, kötü yaşam koşulları, şiddete maruz kalma, sevdiklerini kaybetme ve Şubat 2023 depreminin birleşik etkilerini taşıdığını söyledi. Relief International’ın Mayıs raporuna göre, ankete katılan kadınların yüzde 86’sı çatışma ve uzun süreli yerinden edilmeye bağlı kaygı ve psikolojik sıkıntı yaşadığını bildirdi.

MAYIN VE PATLAMAMIŞ MÜHİMMAT TEHDİDİ

Geri dönenlerin yaklaşık yüzde 28’i bir tür engellilikle yaşıyor. Bu oran, küresel ortalamanın neredeyse iki katı. Relief International, eski çatışma bölgelerinde mayın ve patlamamış mühimmat nedeniyle bu sayının daha da artabileceği uyarısında bulundu. Yardım kuruluşları, artan ihtiyaçlara rağmen bağışların yetersiz kaldığını belirtiyor. Sahloul, uluslararası toplumun BM Mülteci Örgütü’ne yaptığı katkılarda geride kaldığını ve hükümetin geri dönenler için özel bir bakanlık kurması gerektiğini savundu. Sahloul, entegre hizmetlerin şart olduğunu, sadece klinik inşa etmekle yetinilmemesi gerektiğini söyledi.

YARDIM KURULUŞLARI BOŞLUĞU DOLDURMAYA ÇALIŞIYOR

SAMS, özellikle nüfus hareketinin talebi keskin şekilde artırdığı kuzeydoğu ve kuzeybatı bölgelerindeki tesislerine desteğini sürdürüyor. Klinikleri rehabilite eden, sağlık çalışanlarına teşvik desteği sağlayan, temel ilaçları dağıtan ve personeli tedavi protokolleri konusunda eğiten kuruluş, Doğu Halep, Kafr Batna ve Şam kırsalındaki Zabadani gibi dönüş bölgelerinde hasarlı hastanelerin rehabilitasyonuna ve işletilmesine de yardımcı oluyor. MedGlobal ise birinci basamak sağlık merkezlerini genişletiyor. Şu anda yedi merkezi bulunan kuruluş, 22 merkezin daha geliştirme aşamasında olduğunu ve yıl sonuna kadar Suriye genelinde 30 merkeze ulaşmayı hedeflediğini açıkladı. Sahloul, bulaşıcı olmayan hastalıklar için ilaç, doğum öncesi bakım, aşı ve ruh sağlığı desteğini içeren birinci basamak hizmet paketinin daha kapsamlı bakım sağlayacağını ve hastaneler üzerindeki yükü azaltacağını söyledi.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

ABD’de Festivale Silahlı Saldırı: Çok Sayıda Yaralı

Amerika Birleşik Devletleri'nin Ohio eyaleti Toledo kentinde bir silahlı saldırı gerçekleşti, 'Old West End' festivaline yakın caddede çok sayıda kişi yaralandı. Yaralıların çoğu tedavi için hastanelere nakledildi.

Vincenzo Montella: Kimsenin Şüphesi Olmasın

A Milli Futbol Takımı, 2026 Dünya Kupası hazırlıkları çerçevesinde Venezuela ile oynadığı özel maçı 2-1 kazanmayı başardı. Ay-yıldızlılar, karşılaşmada 1-0 geriye düşmesine rağmen galibiyete uzandı.

Baba Kızına Vurup Saçından Sürükledi

Gaziantep'in Mevlana Mahallesi'nde dün akşam bir baba, motosikletiyle kızının yanına gelip defalarca tokat attı ve saçından tutarak onu sürükledi. Olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Traktörle Makine Arasında Sıkışan Çiftçi Hayatını Kaybetti

Sakarya'nın Taraklı ilçesinde bir tarım arazisinde meydana gelen kazada Mehmet Ali Ç. isimli çiftçi, traktöre bağlı tambur makinesi ile araç arasında sıkışarak hayatını kaybetti. Olay, Duman Mahallesi'ndeki tarlada akşam saatlerinde yaşandı.

Bakan Bayraktar: Türkiye Artık Sahası Dışında Petrol Arıyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankaralılar Derneğinin 41. Yıl Ödül Gecesi'nde yaptığı konuşmada, Ankara'nın Türkiye ekonomisi için kritik bir şehir olduğunu ve sanayide katma değerli üretime geçilmesi gerektiğini vurguladı. Bayraktar, ihracatın 270 milyar doların üzerinde olduğunu hatırlattı.