Birleşmiş Milletler’in 80’inci Genel Kurulu, Amerika Birleşik Devletleri’nin New York şehrinde başladı. Düzenlenen oturum, özellikle Filistin zirvesine dönüşmesiyle dikkat çekti. Bugün kritik konuşmalar yapılacak ve bu çerçevede BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ve ABD Başkanı Donald Trump kürsüde söz alacak. Trump’tan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuşma yapması bekleniyor. Genel Kurul’un açılışında BM Genel Sekreteri Guterres, “İnsafsız bir insan acıları çağına girdik. BM ilkeleri kuşatma altında. Barışın temeli, cezasızlık ve eşitsizliğin ağırlığı altında çöküyor. Savaşa karşı ortak duruş olmalı, barışı sağlamalıyız” ifadelerine yer verdi. Guterres, “Gazze’de kıtlık ortaya çıktı ve ölümler arttı” diye belirtirken, konuşması alkışlandı. Guterres, Gazze’deki tek çözümün iki devletli çözüm olduğunu hatırlatarak, “Gazze’deki dehşet, üçüncü korkunç yılına yaklaşıyor. Bunlar, temel insanlığa meydan okuyan kararların bir sonucu” dedi. Ayrıca, “İsrail’in öldürme eylemlerinin yoğunlaşması” nedeniyle Gazze’de kıtlık ilan edildiğini vurguladı ve “Ben görevim boyunca böyle bir şiddet görmedim. Gazze’de sivillerin öldürülmesi kabul edilemez” açıklamasında bulundu. BM Güvenlik Konseyi’ni sorumluluklarını yerine getirmeye davet etti ve daha temsilci, şeffaf ve etkili olmasını talep etti.
Lula: Hiçbir şey soykırımı meşru kılamaz
Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Hiçbir şey Gazze’de devam eden soykırımı meşru kılamaz” dedi. “Binlerce kadın ve çocuk öldürülüyor, açlık bir savaş silahı olarak kullanılıyor ve bu cezasız kalıyor. Filistin halkı yok olmanın eşiğinde. Filistin’in işgal edildiği dönemde, Filistin Devlet Başkanı Abbas’ın ev sahibi ülke tarafından engellenmesi kabul edilemez” diyerek durumu eleştirdi.
ABD Başkanı Trump’tan BM’ye eleştiri
Guterres ve Lula’nın ardından söz alan ABD Başkanı Donald Trump, konuşmasına prompter cihazını eleştirerek başladı. Trump, ayrıca yönetiminde yer alan yatırımlara değinerek, “Ülkemize yatırım akıyor” ifadelerine yer verdi. Biden’ın göçmen politikalarını eleştirirken, “Ülkemize saçma sapan insanlar geliyordu” diye konuştu. “Güney sınırlarımızda istilayı bitirdik, 4 ayda kaçak geçişleri sıfıra indirdik” sözleriyle sözlerine devam etti. Trump, “Bitirilmesi imkansız 7 savaşı 7 ayda bitirdim. Bu savaşlar binlerce kişinin öldüğü çatışmalarla devam eder haldeydi” şeklinde açıklamada bulundu. Birleşmiş Milletlerden aldıkları yardımların yetersizliğine dikkat çekerek, “Anladım ki BM bizim için orada değildi. Madem öyle BM’nin amacı nedir? Tek yaptıkları boş mektuplar yazmak. Boş sözlerle savaşları çözemezsiniz, savaşları çözen tek şey aksiyondur” ifadelerinde bulundu. Kendisinin Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildiğini vurgulayan Trump, “Bizimle çalışacak herkese elimizi uzatıyoruz” diyerek gelecekte büyük tehditlerle birlikte çalışma gerektiğini belirtti. Ayrıca, “Tanıma kararları Hamas’ın ödüllendirilmesi olacaktır” diyerek bazı devletlerin Filistin’i tanıma peşinde olduğunu dile getirdi.
Filistin rüzgarı
Fransa ve İngiltere başta olmak üzere 10 ülkenin liderleri, son iki günde Filistin’i bir devlet olarak tanıdıklarını ilan etti. Bu durum, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nu bir Filistin zirvesine dönüştürdü. Genel kurul sırasında Fransa, Monako, Lüksemburg, Belçika, Malta ve Andorra gibi ülkeler de Filistin’i devlet olarak tanıdığını ifade etti. Bu adımlarla birlikte, 193 BM üyesi ülkeden, Filistin Devleti’ni tanıyanların sayısı 156’ya yükselmiş oldu. Uluslararası topluluğun bu kararları, Gazze’deki duruma karşı ciddi bir baskının arttığını işaret ediyor.
Kararlar İsrail’i öfkelendirdi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, tanıma kararının ardından Batı Şeria’yı ilhak edecekleri tehdidinde bulundu ve “Bir Filistin Devleti olmayacak” dedi. Netanyahu, işgal altındaki Filistin topraklarında yasadışı Yahudi yerleşimlerinin sayısını artıracaklarını belirtti ve ülkelerin Filistin devleti tanıma yönündeki kararlarına ABD’den döndükten sonra yanıt vereceğini ifade etti. “Bekleyin ve görün” sözleriyle, Batı Şeria’yı ilhak etme tehdidini yineledi.