Tazmanya’nın engebeli Batı Kıyısı’nda terk edilmiş bir havaalanı, insanlığın iklim krizinde “felakete” doğru attığı “her adımı” kaydetmek gibi ürkütücü bir amaca hizmet edecek köşeli çelik bir yapıya ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. “Dünya’nın Kara Kutusu” olarak adlandırılan bu çarpıcı monolit, Avustralya anakarasının yaklaşık 240 kilometre açığındaki Tazmanya adasının granit arazisine yerleştirilecek. Planlandığı gibi giderse yıl sonuna kadar faaliyete geçmesi beklenen kutu, bir şehir otobüsü boyutlarında ve 7,5 santimetre kalınlığında çelikten üretilecek. Beton panellerle çevrelenecek yapının çatısı dayanıklı camdan yapılırken altına güneş panelleri yerleştirilecek. Tüm bu önlemler, içeride gerçekleşecek kaydı korumak ve güç sağlamak için alındı.
PROJENİN AMACI VE İŞLEYİŞİ
Proje arkasındaki kurumlardan biri olan çevre iletişim ajansı Rouser Lab’in kurucu ortağı Rob Beamish, kutunun “temelde yok edilemez, kendi kendine güç sağlayan bir veri kayıt cihazı” olduğunu söylüyor. Kutu, sıcaklık ve deniz seviyesi yükselişinden siyasi konuşmalara ve iklim raporlarına kadar yüzlerce iklim verisi ile bağlamsal bilgiyi kaydedecek. Beamish, kısa vadede kutunun “dünyayla konuşarak güncel veri kümelerini ve bulguları ileteceğini” belirtiyor. Veriler çevrim içi olarak görüntülenebilecek, bölgeyi ziyaret edenler ise cep telefonları aracılığıyla kutuya bağlanabilecek. Uzun vadede ise amaç, iklim değişikliği insanlığı yok ederse gelecek medeniyetler için bir kayıt oluşturmak. Projenin internet sitesine göre kutu, “gezegenin çöküşüne yol açan olayların tarafsız bir kaydını” sunacak. Kısmen sanat enstalasyonu, kısmen veri deposu, kısmen geleneksel bir zaman kapsülü ve kısmen de korku üreticisi olarak tanımlanan yapı, tırmanan iklim krizine dikkat çekmeyi ve harekete geçirici bir etki yaratmayı hedefliyor.
KORKU VE HAREKETE GEÇME TARTIŞMASI
Proje, adını uçaklardaki neredeyse yok edilemez kara kutu kayıt cihazlarından alıyor. Bu benzetmeyle gezegen uçak, insanlık ise pilot olarak konumlandırılıyor. Beamish, korkuyu “iklim eylemi için büyük bir motivasyon kaynağı” olarak nitelendirirken aynı zamanda umut da taşıdıklarını belirtiyor: “Uçak hâlâ havada… İklim değişikliğinin en kötü senaryolarından gerçekten kaçınmak için hâlâ umut var.” Ancak projeye temkinli yaklaşan iklim uzmanları da bulunuyor. Texas Tech Üniversitesi atmosfer bilimci ve Nature Conservancy baş bilim insanı Katharine Hayhoe, korkunun harekete geçirmede etkili olmadığını savunuyor: “Çünkü ne yapacağınızı bilmiyorsanız hiçbir şey yapmazsınız.” Yale Çevre Okulu’ndan iklim iletişimi profesörü Anthony Leiserowitz ise korkunun genellikle savaş ya da kaç tepkisini tetiklediğini ancak bunun sürdürülebilir bir duygu olmadığını söylüyor. Leiserowitz, “İklim değişikliği bir kılıç dişli kaplan gibi değil; onlarca yıl boyunca giderek kötüleşen kronik bir sorun” diyor.
İNŞA SÜRECİ VE YEREL DESTEK
Kara kutu projesi ilk olarak 2021’de Glasgow’daki COP26 iklim zirvesi sırasında duyurulmuştu. Başlangıçta 2022’de tamamlanması planlanan projede henüz inşaat başlamamış olsa da bileşenler şu anda birleştiriliyor. Beamish, doğru mühendislik planları, inşaat izinleri ve özellikle bağışçılardan gelen finansmanı sağlamanın zaman aldığını, bu yüzden takvimlerin her zaman “kaygan” olduğunu ifade ediyor. Projenin en geç Aralık ayına kadar faaliyete geçmesi bekleniyor. Tazmanya’nın Batı Kıyısı bölgesinin belediye başkanı Shane Pitt, adanın “dünyanın en jeolojik ve politik olarak istikrarlı bölgelerinden biri” olduğu için seçildiğini söylüyor. Pitt, kutunun yaklaşık 4 bin 600 kişinin yaşadığı bu uzak bölgeye daha fazla turist çekme gibi ek bir fayda sağlayabileceğini de belirtiyor.