İnka İmparatorluğu’ndan yüzyıllar önce And Dağları’nda yükselen Tiwanaku uygarlığı, Titicaca Gölü çevresinde yaklaşık MS 500-1100 yılları arasında hüküm sürdü. Bu gizemli uygarlığın en parlak döneminde 10 bin ila 20 bin kişilik bir nüfusa sahip olduğu tahmin ediliyor. Yazılı kaynak bırakmayan bu toplum hakkında bilinenler, arkeolojik kazılardaki kalıntılara dayanıyor.
GÖLDEKİ KAZILAR RİTÜEL KALINTILARINI ORTAYA ÇIKARDI
Araştırmacılar, 2013 yılında Bolivya’daki Titicaca Gölü’nde bulunan Khoa Resifi’nde su altı araştırmaları yaptı. 2019’da yayımlanan çalışmada göl tabanında dini törenlerde kullanılan adak eşyaları ortaya çıkarıldı. Sonar ve üç boyutlu haritalama teknikleriyle puma biçimli tütsü kapları, altın madalyonlar ve deniz kabukları bulundu.
ADAKLAR BİLİNÇLİ OLARAK GÖLE BIRAKILMIŞTI
Bilim insanlarına göre bulunan eserler tesadüfen göle düşmedi. Kazılarda ortaya çıkarılan çapalar, teknelerden bilinçli olarak adak bırakıldığını gösteriyor. Altın madalyonlardaki yüz figürünün Tiwanaku mitolojisindeki kutsal varlık Virakoça’yı temsil ettiği değerlendiriliyor.
LAMA KURBANLARI RİTÜELİN PARÇASIYDI
Araştırmada balık, kuş ve amfibi kalıntılarının yanı sıra dört genç lamanın kemiklerine ulaşıldı. Bilim insanları, bu hayvanların ritüel sırasında kurban edildiğini düşünüyor. Detaylı dini törenler, Tiwanaku toplumunun gelişmiş bir sosyal ve siyasi örgütlenmeye sahip olduğuna işaret ediyor.
TAPINAK KEŞFİ YENİ BİLGİLER SUNDU
Geçen yıl aynı araştırma ekibi Bolivya’da Palaspata adlı büyük bir tapınak kompleksi ortaya çıkardı. Yerel çiftçilerin uzun süredir bildiği yapı arkeolojik olarak incelenmedi. Tapınak, Tiwanaku’nun merkezinin yaklaşık 215 kilometre güneydoğusunda yer alıyor.
GİZEMİNİ KORUYAN UYGARLIK
Tiwanaku uygarlığının dini inançları, siyasi yapısı ve çöküş nedeni hâlâ tam olarak bilinmiyor. Titicaca Gölü’ndeki ritüel kalıntıları ve Palaspata Tapınağı gibi keşifler güçlü kanıtlar arasında yer alıyor. Bu bulgular bölgede gelişmiş ve örgütlü bir uygarlığın var olduğunu gösteriyor.