TMMOB: Sesimizi duyan var mı?

Geçen bu sürede ne Türkiye‘nin deprem ülkesi olduğu gerçeği değişti, ne de afetlere çanak tutan rant odaklı uygulamalardan vazgeçildi.

Marmara depremine, Düzce, Elazığ, Van depremleri, depremler üzerine de birçok insanımızı kaybettiğimiz İstanbul, Ankara, Karadeniz`de yaşanan seller eklendi. Korkarız ki, bunlar son olmayacak.

Çünkü hemen her gün işçi ölümlerinin yaşandığı, yapı denetim sisteminin çöktüğü, mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin olabildiğince kısıtlandığı,  rant odaklı yapılaşmanın teşvik edildiği kentlerde depremin; derelerin kapatıldığı, yağmur drenaj sistemi ve kanalizasyon altyapısından yoksun hale getirilen kentlerde mevsim yağmurlarının sele, afete dönüşmesi kaçınılmazdır.

Bilimsel planlamanın tamamen sürecin dışına itildiği, oldubittilerle tamamlanan planlama ilkelerine ve hukuka aykırı çılgın projelerin sonu gelmiyor. Bütün bu süreçte siyasi iktidar, her zaman olduğu gibi ekonomik krizleri aşmak ya da destekçilerini zenginleştirmek adına, maddi getiri sağlayan her türden sermaye  yanlısı "büyük proje"nin peşinden koşarken, yaşamsal önemdeki depremi, selleri ve her türlü afet riskini kendince ‘fırsat‘ haline dönüştürerek rantın bahanesi olarak görmekte tereddüt etmiyor, korunması gerekli tarihi, doğal, arkeolojik ve kültürel değerleri yok sayıyor.

Üstelik de, yüzsüzlükte sınır tanımayan kimileri, yargı kararı ile iptal edilen şehircilik ilkelerine aykırı imar planlarını medeniyetin vesikası olarak görüyor. Kamunun mirasını, güvenliğini, kaynaklarını koruyan mühendis, mimar ve şehir plancılarını şeytanlaştırıyor, medeni olmamakla suçluyor, her türlü yalan ve iftira ile yıldırmaya çalışıyor. 

Medeniyet depremlerde onbinlerce vatandaşının ölmemesidir, medeniyet her yağmur yağdığında yolların göle dönmemesidir, medeniyet kent merkezinde yürürken kaldırımın göçmesi sonucu düşüp kilometrelerce sürüklenip ölmemektir, medeniyet kentin tarihi kültürel kimliğinin gelecek kuşaklara aktarılmasıdır, medeniyet doğayla savaşmadan doğa ile birlikte yaşamaktır. 

Oysa ülkemizde, iktidarın planlama, kentleşme, imar, yapılaşma, afet, inşaat, işçi sağlığı iş güvenliği gibi yaşamsal öneme sahip politikalarda izlediği insanı yok sayan tutumu sonucu ölümler sıradanlaşmış kentlerimiz yaşanmaz hale gelmiştir.

Bizler, ne depremlerde, sellerde, çığlarda, dağlarda, ovada, ne sokakta, meydanda, kamusal alanlarda, devletin mekanında ve görevinde, ne de faili meçhul saldırılarda ve terör eylemlerinde artık bir kişinin dahi ölmesini istemiyoruz.

Barışın, özgürlüğün, eşitliğin olduğu, planlamanın bilimsel temelinde insanca yaşama ortamının sağlandığı hukukun üstünlüğü,  gerçek demokrasinin, katılımcılığın hüküm sürdüğü kentlerimizde,  ölüm korkusu altında olmadan güvenli bir şekilde  yaşamak istiyoruz.

17 Ağustos‘u unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!

ÖNE ÇIKAN HABERLER

S&P 500 ve Nasdaq, Son Bir Ayın Dibinde

Geçen hafta cuma günü sert düşen çip hisselerindeki toparlanmayla güne pozitif seyirle başlayan Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri, satış baskısının yeniden başlamasıyla kazançlarını geri verdi. Piyasaların açılışından kısa süre sonra endeksler gün içi zirvelerine çıktı.

27 İlde Bahis Operasyonu: 72 Şüpheli Gözaltına Alındı

Antalya'nın Serik ilçesi merkezli yasa dışı bahis soruşturmasında, www.odeonbet.com üzerinden ilgili kanuna muhalefet edildiği tespit edildi. MASAK hesap hareketleri incelemeleri yapılarak 84 banka hesabı incelendi.

Artemis III Görevi İçin Astronotlar Açıklandı

NASA'nın Artemis III görevi kapsamında belirlenen dört astronot Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'nde tanıtıldı. Görev komutanı Randy Bresnik ve pilot Luca Parmitano'nun yanı sıra iki görev uzmanı yer alıyor.

Ferdi Zeyrek İçin Mevlit Okutuldu

Manisa Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Ferdi Zeyrek, vefatının birinci yıl dönümünde düzenlenen törenlerle anıldı. Anma programı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Ek Hizmet Binası önünde başladı.

Aynur Kanbur Cinayetini İstanbulkart Çözdü

90'lı yılların en ünlü oryantal dans grubu Mezdeke'nin üyesi Aynur Kanbur, 26 Mart 2016'da İstanbul Şişli'deki evinde tabancayla vurularak öldürülmüştü. Cinayet 10 yıl sonra çözüldü.