ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, yabancı siber suçlulara karşı siber saldırı operasyonlarını özel sektör şirketlerine devretme kararı aldı. Uzmanlar, bu büyük politika değişikliğinin şirketler için ciddi hukuki riskler doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Bu hamleyle, onay almış şirketler, tarihsel olarak ABD kolluk kuvvetleri, istihbarat ve askeri kurumların tekelinde olan hack operasyonlarında önemli bir rol üstlenecek. Şirketler, yeni federal programın “kontrolü ve gözetimi” altında siber araçları kullanarak yabancı suçluları izleyebilecek ve ağlarını çökertme faaliyeti yürütebilecek.
YENİ PROGRAMIN KAPSAMI VE HEDEFLERİ
Trump tarafından Çarşamba günü yayımlanan muhtırada, programın amacının Amerikalılara yıllık milyarlarca dolarlık kayıp yaşatan yabancı suç gruplarını cezalandırmak olduğu belirtildi. Programın yetki alanı hükümetleri değil, yabancı suç gruplarını kapsıyor. Muhtırada, “Amerikan şirketlerinin yenilikçi yeteneklerinin, siber alanda faaliyet gösteren suç ağlarını tespit etme ve çökertme çabalarında tarihsel olarak yeterince kullanılmadığı” ifadesine yer verildi.
FEDERAL KOORDİNASYONDA ÇOK AKTÖRLÜ KRİZ UYARISI
ABD hükümeti halihazırda yabancı hedeflere yönelik çok sayıda siber saldırı gerçekleştiriyor. Eski yetkililer, yeni programın koordinasyon sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. ABD Siber Komutanlığı’nda eski Ordu subayı olan Andrew Schoka, “Gerçek risk, federal düzeyde net bir koordinasyon veya yönlendirme olmadan ortalıkta dolaşan bir grup siber korsanla baş başa kalmanız” dedi. Schoka, siber operasyonlarda çakışma yönetiminin “zaten federal kurumlar için büyük bir zorluk olduğunu, şimdi buna çok daha fazla yetenek ve hıza sahip özel sektör firmalarının karmaşıklığının eklendiğini” söyledi.
HÜKÜMET KAYNAKLARINI RAHATLATACAK
Yeni programın ABD hükümetinin kaynaklarını rahatlatması bekleniyor. Eski FBI Direktörü Christopher Wray’e göre, Çin hükümeti destekli bilgisayar korsanları FBI siber personelini 50’ye 1 oranında geçiyor. Eski üst düzey FBI siber yetkilisi Cynthia Kaiser, “Özel sektörün siber suçlularla mücadeleye yardımcı olması, ABD’nin daha fazla grubu çökertmesine olanak tanır ve FBI ile Siber Komutanlık gibi kurumların Çin gibi devlet aktörleriyle mücadeleye odaklanmasını sağlar” dedi. Kaiser, “Ancak detaylarda şeytan gizli” uyarısında bulunarak, “Şirketlerin katılmadan önce sorumluluk korumaları, hükümet gözetiminin türü ve yabancı suçluların ABD altyapısını kullanımı gibi konularda daha net bilgilere ihtiyacı olacak” ifadelerini kullandı.
SİBER SUÇLULARA KARŞI ÖZEL MÜDAHALE
Son yıllarda Amerikalıların her kesimini hedef alan dolandırıcılık saldırılarındaki patlama, bazı özel vatandaşları korsanlara karşı “hack back” yöntemine ve dolandırıcıların ağlarını çökertmeye yöneltti. Siber güvenlik firması Veracode’un kurucu ortağı Chris “Weld Pond” Wysopal, yeni federal programın bu sorunla mücadelede daha organize bir yol olacağını söyledi. Ancak Wysopal, devlet onaylı bir hack operasyonunun özel bir firma tarafından yürütülmesinin olası sonuçlarından da endişe duyduğunu belirtti. Örneğin, dolandırıcıları hedeflemek için yabancı bir ülkedeki veri merkezine yapılacak saldırının, istemeden bir hastaneyi etkileyebileceğini ifade etti. Wysopal, programa katılan şirketlerin yurt dışına seyahat eden çalışanlarının yabancı hükümetler tarafından meşru gözaltı veya sorgulama hedefi olarak görülebileceğini de kaydetti.
DENETİM VE HUKUKİ BELİRSİZLİKLER
Yeni hack grubunu Adalet Bakanlığı ve İç Güvenlik Bakanlığı yetkilileri denetleyecek. Muhtıraya göre, “ABD vatandaşına yönelik” herhangi bir program faaliyeti, Adalet Bakanlığı dahilinde olmak üzere ekstra hukuki incelemeye tabi tutulacak. Eski Siber Komutanlık yetkilisi Jason Kikta ise yeni muhtıranın siber operasyonların Amerikan vatandaşlarının sivil özgürlüklerini korumasını sağlayacak net bir süreç ortaya koymadığını söyledi. Kikta, “İsmi açıklanmayan siyasi atamaların alacağı kararlarla ilgili net bir gözetim veya inceleme süreci yok” dedi. Muhtırayı savunanların “faaliyetlerin Adalet Bakanlığı ve İç Güvenlik Bakanlığı yetkileriyle sınırlandırılması gerektiğini” söyleyeceğini belirten Kikta, ancak bu emrin sorumluluğu şirketlere yüklediğini ifade etti.