ABD Başkanı Donald Trump’ın desteğini alan aşırı sağcı popülist aday Abelardo de la Espriella, Kolombiya cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunu ön sayımlara göre önde tamamladı. “Kaplan” lakaplı eski ceza avukatı, ülkenin onlarca yıldır süren suç ve silahlı çatışma krizine karşı sert önlemler vaat ederek seçmenin karşısına çıktı. Trump, seçim sonuçlarının ardından Truth Social hesabından “Büyük kazandı!” paylaşımında bulundu.
KAOSUN MİRASI VE YENİ TEHDİTLER
Kolombiya, dünyanın en büyük kokain üreticisi konumunda bulunuyor ve 2016’da imzalanan barış anlaşmasıyla Batı Yarımküre’nin en uzun iç savaşının sona erdirilmesi hedeflenmişti. Ancak anlaşmanın üzerinden geçen on yılda barış planları raydan çıktı. Lağvedilen FARC’ın yerini alan suç grupları, geçen yıl yalnızca 5 bin yeni üye kazandı. Hükümet verilerine göre, kara mayınlarından kaynaklanan ölüm ve yaralanmalar son yıllarda yüzde 20 arttı. Emekli subay Luis Villamarin, “Barış anlaşmasından sonra temizlendiği onaylanan bölgelerde yeniden kayıplar yaşıyoruz. On yıllık mayın temizleme çalışması aylar içinde kayboluyor” dedi.
SEÇİM ZAFERİ VE ULUSLARARASI DESTEK
Oyların yüzde 99,91’inin sayıldığı ikinci turda 47 yaşındaki adayın zaferi dar bir farkla şekillendi. De la Espriella, seçim kampanyasında ülkenin sorunlarına hızlı çözümler sunarak dikkat çekti. Trump’ın yanı sıra El Salvador Cumhurbaşkanı Nayib Bukele, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Brezilya’nın eski lideri Jair Bolsonaro’nun ailesi de adaya destek verdi. De la Espriella, siyasete girmeden önce eski ABD Başkanı Barack Obama’nın 2012’de Cartagena ziyareti sırasında yaşanan gizli servis fuhuş skandalı gibi yüksek profilli davalarda avukatlık yapmıştı.
YENİ DÖNEMİN BELİRSİZLİKLERİ
De la Espriella’nın ülkeyi nasıl yöneteceği konusunda net bir vizyonu bulunmuyor. Kampanyası gürültülü ancak detaylardan yoksundu ve henüz bir hükümet planı yayınlamadı. Ancak yardımcılığına eski Maliye Bakanı Jose Manuel Restrepo’yu seçmesi, muhafazakar kesimin desteğini arayacağının işareti olarak görülüyor. Partisi “Vatan Savunucuları”nın kongre ve senatoda hiçbir sandalyesi bulunmuyor, bu da yeni cumhurbaşkanının yasaları geçirebilmek için mevcut Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’ya muhalif geleneksel sağ partilerle anlaşma yapması gerekeceği anlamına geliyor. Adayın ABD ve İtalya vatandaşlıklarının yanı sıra doğum yeri olan Kolombiya pasaportuna sahip olması da ayrı bir tartışma konusu.
ŞİDDET SARMALINA KARŞI İKİ FARKLI YAKLAŞIM
Görevdeki Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, suçla mücadelede kapsayıcı bir yaklaşım benimsemişti. “Toplam Barış” adı verilen bu strateji, isyancılarla askeri yöntemler yerine müzakere etmeyi amaçlıyordu. Buna karşılık De la Espriella, sertlik vaat ediyor. “Kaplan” imajı etrafında şekillenen siyasi mesajıyla takipçilerine “sürü” diye hitap eden aday, “Toplam Barış”ı sonlandırarak ABD ordusuyla koordineli şekilde suç gruplarına karşı topyekun bir saldırı başlatmayı taahhüt ediyor. 2016 anlaşması öncesinde ABD ile Kolombiya arasındaki askeri işbirliği planına atfen “Plan Colombia 2.0” vizyonunu ortaya koyan De la Espriella, seçmenlere geçmişe dönüş vaat ediyor. 2016 müzakere ekibinden Carlos Prieto, “Barış ve güvenlik konusunda çok fazla yeniliğe ihtiyacımız var” diyerek geçmişten ders alınması gerektiğini vurguluyor.