YATIRIMLARDAKİ KISITLAMALAR VE TEKNOLOJİ TRANSFERİ
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’e yönelik sert söylemleri genellikle gümrük vergileri üzerinde yoğunlaşıyor. Ancak göreve geldiğinden bu yana aldığı kararlar incelendiğinde, Başkan’ın Pekin’e karşı, Amerika’nın önemli bir ticaret ortağından ayrılmasını hızlandıracak geniş bir ekonomik kısıtlama seti düşünmüş olduğu görülüyor. Trump yönetimi, ABD ve Çin arasındaki yatırımlara yönelik kısıtlamaların genişletilmesini önerdi. Ulusal güvenlik kaygıları doğrultusunda, Çin yatırımlarına ve Çin’e teknoloji satışına daha fazla kısıtlama getirilmesi için çalışması muhtemel yetkililer atadı. Trump, “açılış salvosu” olarak tanımladığı bir adım ile, Çin’den ithal edilen mallara %10 gümrük vergisi uygulamaya başladı.
PRAGMATİSTLER VE ŞAHİNLER ARASINDAKİ ÇATIŞMA
Her iki partiden yetkililerin Amerika’nın Çin ile olan ekonomik ilişkilerini yavaş yavaş azalttığı yılların ardından Trump’ın adımları, bağları daha cesur bir şekilde koparmaya hazır olduğunu işaret ediyor. Yale Hukuk Fakültesi Paul Tsai Çin Merkezi’nde kıdemli araştırmacı Samm Sacks, yönetimin geçen Cuma günü yayınladığı yatırım memorandumunun “Çin ile ticari bağların tamamen çözülmesine yönelik bitmemiş görevi tamamlama çağrısı” olduğunu ifade etti. Sacks, “Pragmatistler şimdiye kadar daha dar bir ayrışma versiyonu elde etmek için galip geldiler” dedi. Sacks aynı zamanda, bu açıklamaların Trump’ın Çin lideri Xi Jinping ile müzakereler başlatması için bir “pazarlık aracı” olabileceğini de belirtti ve ekleyerek, “Ancak bunun başarısız olması ya da işe yaramaması halinde – ki bu çok muhtemel – bunu ayrıştırma işini tamamlamak için bir plan olarak görüyorum” dedi.
TRUMP’IN ROLÜ VE GELECEK PLANLARI
ABD’nin ne derece ilerleyeceği konusunda belirleyici olan faktör Trump’ın kendisi gibi görünüyor. Başkan, kısmen Çin’in 2020 başlarında imzaladığı bir anlaşmanın şartlarını yerine getirmediği için Xi ile potansiyel bir anlaşma yapmaya ilgi duyuyor. Mevcut ve eski danışmanları, Trump’ın Çin yatırımları konularında daha şahin bir yaklaşıma sahip olan danışmanlarına göre daha işlemsel bir bakış açısına sahip olduğunu ve bunun, ABD’nin lehine olacak bir anlaşma karşılığında ekonomik bağların devam etmesine yol açabileceğini belirtiyor.
TİCARET GERİLİMİ VE YENİ EKONOMİK TEDBİRLER
İki ülke arasındaki ticaret gerilimi daha da artabilir. İlk döneminde Trump, Xi’nin Trump ile Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong Un arasında bir görüşme yapılmasına yardımcı olmasının ardından, Çinli elektronik üreticisi ZTE’yi etkisiz hale getirecek bir plandan vazgeçmişti. Trump’ın danışmanları, Başkan’ın Pekin üzerindeki baskıyı artırabileceğini ve bunu Çinli yetkilileri taviz vermeye zorlamanın bir yolu olarak gördüklerini aktarıyor. Sonuç olarak, önümüzdeki aylarda ticaret geriliminin daha da tırmanma olasılığı bulunuyor. İlk döneminde Çin’i gümrük vergileriyle vuran Trump, bu ay tüm Çin ithalatına %10 ek vergi getirdi. Bunun dayanağı ise, Pekin’in ABD’ye uyuşturucu akışını sınırlamak için yeterli çabayı göstermemesi olarak gösterildi. Çin ise, bunun üzerine ABD ithalatına kendi gümrük vergilerini uyguladı. Ayrıca bazı kritik minerallerin ihracatını kısıtladı ve Google hakkında antitröst soruşturması başlattı.
YENİ KISITLAMALAR VE YATIRIM POLİTİKALARI
Başkan’ın göreve gelmesinin ilk gününde imzaladığı bir ticaret memorandumu, danışmanlarını Çin’e karşı atılabilecek önemli tedbirleri incelemeye yönlendirdi. Bunlar arasında, Dünya Ticaret Örgütü’ne katılmadan önce ABD’nin verdiği daimi normal ticari ilişkilerin iptali yer alıyor. Cuma günü, Amerika Birleşik Devletleri Ticaret Temsilciliği, ABD gemi inşa endüstrisini Çin rekabetine karşı korumayı hedefleyen bir ticaret davasını başlattığını duyurdu. Trump’ın ekibi ayrıca, çipler ve çip üretim ekipmanlarına ilişkin düzenlemelerdeki eksiklikleri gidermenin yollarını tartışıyor. Bu konularla ilgili bilgi sahibi olan kişiler, Trump yetkililerinin kısa süre önce Japonya ve Hollanda’daki mevkidaşlarıyla, teknolojiyi Çin’den uzak tutmak için işbirliğini görüştüğünü ve Biden yönetiminin bu konudaki düzenli toplantılarına devam ettiğini aktarıyor.
PERSONEL ATAMALARI VE YENİ DÜZENLEMELER
Personel atamaları, Çin yatırımları ve teknoloji satışları konusunda daha sert bir tutumu işaret ediyor. Ticaret Bakanlığı bünyesinde, Trump yönetimi kısa bir süre önce, Çin’e teknoloji satışını sınırlama çabalarına öncülük eden bazı uzun süreli çalışanları görevden alarak yeni atamalar gerçekleştirdi. Ticaret bakan yardımcılığına aday gösterilen Landon Heid, Dışişleri Bakanlığı süresince Çinli teknoloji şirketlerine yapılan satışlara daha sıkı kısıtlamalar getirilmesini savunuyordu.
YATIRIM VE EMEKLİLİK FONLARI ÜZERİNDEKİ ETKİLER
Trump’ın yatırım konusundaki direktifi, doğrudan bir icra emrinden ziyade başkanlık memorandumuydu, bu nedenle hemen bir politikayı etkilemiyordu. Ancak genel olarak Hazine Bakanlığı ve diğer kurumlara, ABD’li şirketlerin ve yatırımcıların Çin’in askeri gelişmelerine katkıda bulunacak yatırımlar yapmalarını önlemek için yeni kurallar oluşturmasını söyledi. Memorandum, Trump yönetiminin, ABD müttefiklerinin yatırımları için hızlı bir süreç oluşturacağını ve ABD’nin yabancı yatırımcıların tüm “pasif” yatırımlarını, yani yönetim etkisi olmadan gelen yatırımları memnuniyetle karşılayacağını belirtti. Ancak Trump, Çin gibi stratejik sektörlerde, teknoloji, fikri mülkiyet, tarım, madencilik ve denizcilikle ilgili belli başlı yatırımlara yönelik daha sert kısıtlamalar önerdi. Bilgilendirme notunda, Trump yönetiminin, ulusal güvenlik tehditleri açısından gelen yatırımları değerlendiren Yabancı Yatırım Komitesi’nin (CFIUS) yetkilerini “sıfırdan yatırımları” da kapsayacak şekilde genişleteceği ifade edildi. Trump, danışmanlarından yeni teknolojilere yönelik kısıtlamaların genişletilmesinin yanı sıra emeklilik fonları ve üniversite bağışları gibi daha fazla yatırım türüne sınırlama uygulanmasını değerlendirip değerlendirmeyeceklerini sorgulamalarını istedi. Ayrıca, Çinli şirketlerin ABD borsalarına kote olmasına imkan tanıyan ve eleştirmenlerin ABD’li yatırımcıların mülkiyet haklarını ihlal ettiğini savunduğu yapıyı yeniden gözden geçirmesini talep etti. Eleştirmenler, iki ülke arasında gerçekleşen yatırım akışının ABD’nin ulusal güvenliğine aykırı faaliyetleri finanse etmek ve ABD teknolojisinin Çin’e aktarımını sağlamak için Çin hükümetine ve ordusuna yardım ettiğini belirtiyor.