ABD ile İran arasındaki müzakerelerde kilit kilitlenme noktalarından biri maddi tazminat konusu olarak öne çıkıyor. Başkan Donald Trump’ın, Obama döneminde imzalanan önceki anlaşmadan daha üstün görülecek bir anlaşmaya varmaya istekli olduğu belirtiliyor. İran’ın, taraflar ilk mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya vardığında bazı mali tazminatların derhal serbest bırakılmasını istediği, ancak Trump yönetiminin bu tür bir fon çözümünün ekonomik baskıyı azaltabileceği endişesini taşıdığı ifade ediliyor.
TAZMİNAT KRİZİ MÜZAKERELERİ KİLİTLEDİ
İran’ın, müzakereciler aracılığıyla tazminatın gelecekteki bir tarihe ertelenmemesini, iki tarafın ilk mutabakat zaptı üzerinde anlaşmasının hemen ardından serbest bırakılmasını talep ettiği bildirildi. Ancak Trump yönetimi yetkilileri, bu kadar erken bir aşamada fonların çözülmesinin, Washington’un Tahran üzerinde elinde tuttuğu kilit kozu zayıflatabileceği ya da tamamen ortadan kaldırabileceği endişesini taşıyor. Bu kozun, müzakerelerin ikinci aşamasına geçişte ve İran’ın nükleer programının detaylarına ilişkin “yüksek düzeyde teknik görüşmelerde” temel öneme sahip olduğu vurgulanıyor.
TRUMP’IN “NAKİT PALETLERİ” ENDİŞESİ
Trump’ın ekibine, 2015 anlaşmasından çok daha güçlü görünecek bir anlaşma istediğini ve “nakit paletleri” teslim etmek olarak yorumlanabilecek herhangi bir durumdan kaçınılması gerektiğini açıkça belirttiği ifade ediliyor. Başkan’ın, danışmanlarına ABD’nin doğrudan İran’a para sağlayacağı hiçbir anlaşmayı imzalamayacağını söylediği aktarılıyor. 2015 anlaşmasında İran’a 1,7 milyar dolar serbest bırakılırken, mevcut müzakerelerde İran’ın talep ettiği rakamın ise 12 milyar dolar olduğu kaydediliyor.
ALTERNATİF FONLAMA MODELLERİ GÜNDEMDE
İran’ın tazminat içermeyen bir anlaşmayı kabul etmesinin düşük bir ihtimal olduğu belirtilirken, yetkililer meselenin mali lojistik kadar kamuoyuna yönelik mesaj yönetimini de ilgilendirdiğini ifade ediyor. Danışmanlar, Katar gibi diğer ülkelerin İran’a fon aktarması, ABD’nin ise doğrudan ödeme yapmaktan kaçınması seçeneği üzerinde çalışıyor. Bir diğer alternatifin ise İran varlıklarının çözülmesi ancak yalnızca insani amaçlarla kullanılmasına izin verilmesi olduğu belirtiliyor.
BEYAZ SARAY’DAN “TOZ YOK, DOLAR YOK” VURGUSU
Beyaz Saray’ın, İran yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoklarından vazgeçene kadar hiçbir mali rahatlama görmeyeceği konusunda ısrarcı olduğu ve bu kırmızı çizgiyi “toz yok, dolar yok” ifadesiyle özetlediği kaydediliyor. Trump, Bakanlar Kurulu toplantısında “onların olduğunu iddia ettikleri paranın kontrolü bizde” diyerek, İran’ın uslu durması halinde paralarını almalarına izin vereceklerini söyledi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise yaptırımların hemen kaldırılmayacağını, nihai anlaşmanın tüm koşulların yerine getirilmesine bağlı olduğunu ve bunun müzakerenin ön ucunda değil, bir parçası olacağını ifade etti.