ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin 250. kuruluş yıldönümü kutlamaları kapsamında yaptığı konuşmalarda komünizm tehdidine dikkat çekti. Trump, 3 Temmuz’da Mount Rushmore’da düzenlenen etkinlikte yaptığı 30 dakikalık konuşmada 14 kez “komünizm” veya “komünist” ifadesini kullandı. Başkan, 4 Temmuz kutlamalarında ise “Amerika asla komünist bir ülke olmayacak” sözleriyle bu vurguyu sürdürdü.
TRUMP’IN KOMÜNİZM SUÇLAMALARI SEÇİM STRATEJİSİNE DÖNÜŞTÜ
Trump, Demokrat Parti içinde yükselen demokratik sosyalist adaylara karşı “komünist” etiketini sıkça kullanmaya başladı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, “Bu dedenizin Demokrat Partisi değil, bunlar komünist” ifadelerini kullandı. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da komünizmin 20. yüzyılda milyonlarca masum insanın ölümüne yol açtığını belirterek bu ideolojiyle mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
KOMÜNİZM KAVRAMININ TARİHSEL KÖKENLERİ
Fransızca “communisme” kelimesinden türeyen komünizm, ilk kez 1840 civarında İngilizcede kullanılmaya başlandı. Kavram, devletsiz, sınıfsız ve parasız bir toplum ile üretim araçlarının ortak mülkiyetini öngören bir siyasi ideolojiyi tanımlıyor. 1917 Rus Devrimi’nin ardından ABD’de komünizm korkusu yayılırken, yetkililer benzer bir devrim endişesi yaşadı.
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ VE KIRMIZI KORKU
Soğuk Savaş yıllarında komünizm, Stalin, Mao ve Castro gibi liderlerin totaliter rejimleriyle özdeşleşti. Bu dönemde Senatör Joseph McCarthy, komünist casusların Amerikan kurumlarına sızdığı iddiasıyla ülke çapında korku saldı. McCarthy’nin baş danışmanı Roy Cohn’un daha sonra genç Donald Trump’ın avukatı ve akıl hocası olması da dikkat çekici bir detay.
GENÇ SEÇMENLERİN KOMÜNİZME BAKIŞI DEĞİŞİYOR
Liberteryen Cato Enstitüsü anketine göre, 30 yaş altı Amerikalıların yüzde 38’i komünizme olumlu bakıyor. Aynı yaş grubunda kapitalizme olumlu bakanların oranı yüzde 45’te kalırken, sosyalizme destek yüzde 53’e ulaşıyor. Fox News’un mart ayında yaptığı ankette ise Amerikalıların yüzde 38’i kapitalizmden uzaklaşmanın iyi olacağını belirtti.
SEÇİM STRATEJİSİNİN OLASI YAN ETKİLERİ
Cumhuriyetçi stratejist John Feehery, Trump’ın özellikle yaşlı seçmenleri komünizm tehdidiyle harekete geçirmeyi hedeflediğini söylüyor. Ancak araştırmacı Dalton Bouzek, bu tür “kızıl avı” retoriğinin seçim sonuçlarını doğrudan etkilemediğini, sadece çevrimiçi etkileşimi artırdığını belirtiyor. Bouzek, Trump’ın bu taktiğinin ters teperek gençlerin sol fikirlere daha açık hale gelmesine yol açabileceğini ifade ediyor.