ABD VE RUSYA LİDERLERİ BULUŞUYOR
ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya lideri Vladimir Putin, 7 yıl aradan sonra uzak bir askeri tesiste bir araya geliyor. Buluşma yeri, Alaska eyaletinin Anchorage kenti olacak. İki lider, Alaska’nın en büyük askeri üssü olan Elmendorf-Richardson Ortak Üssü’nde bir araya gelecek.
HİSTORİK VE SEMBOLİK ÖNEMİ
Buluşmanın gerçekleşeceği bu bölge, birçok açıdan iki ülke arasında tarihi ve sembolik bir öneme sahip. Alaska, 1860’lara kadar Rusya’ya ait olan topraklar üzerindedir. 1959 yılında ise Alaska, resmen ABD eyaleti haline geldi. Anchorage kenti, Alaska’nın güneyinde yer alır ve nüfusun yüzde 40’ı burada yaşar, bu nedenle eyaletin en kalabalık şehridir.
ASKERİ ÜSSE DAİR DETAYLAR
İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Anchorage yakınlarında Sovyet pilot ve personelinin bulunduğu mezarlar keşfedildi. Bu durum, kenti Rusya açısından sembolik bir hale getiriyor. Elmendorf-Richardson Ortak Üssü, Hava Kuvvetleri’ne ait Elmendorf ile Kara Kuvvetleri’ne ait Fort Richardson’ın birleşiminden oluşur. Üs, ABD ordusunun Arktik operasyonlarını ve Rusya’nın bölgedeki hareketlerini izlemek için uzun süredir kullanılmaktadır. Misyonu ise, ABD’nin Asya-Pasifik bölgesindeki çıkarlarını korumaktır.
SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİNİN STRATEJİK ÖNEMİ
Bu üs, Alaska ile Rusya arasındaki en kısa mesafe olması nedeniyle Soğuk Savaş döneminde stratejik bir öneme sahip olmuştur. İki ülke arasında sadece 4,8 kilometre mesafe bulunmaktadır. Üs, 32 binden fazla askeri personele ev sahipliği yapmasıyla dikkat çeker ve bu, Anchorage nüfusunun yaklaşık yüzde 10’una denk gelir. Birçok ABD başkanının ziyareti de burada gerçekleşti. Eski Başkan Barack Obama, 2015’te üsse giderek Alaska eyaletinin Kuzey Kutbu Dairesi içerisinde yer alan kesime ayak basan ilk ABD Başkanı oldu. 2023 yılında Joe Biden ise 11 Eylül saldırılarının 22. yıldönümünde üsteki askerlere hitap etti.
RUSYA’NIN STRATEJİK KAYGILARI
Alaska’nın bu buluşma için seçilmesinin önemi, Vladimir Putin’in buraya “düşman” ülkelerin hava sahasını geçmeden ulaşabilmesidir. Uzmanlar, bu durumun, Rusya’nın Ukrayna ve Avrupa’dan uzak olmasının yanında, Kremlin’in Kiev ve AB liderlerini devre dışı bırakıp doğrudan ABD ile muhatap olma isteğiyle örtüştüğünü ifade ediyor.