Donald Trump’ın yönetimi, Perşembe günü Yüksek Mahkeme’den ABD Posta Servisi’ne (USPS) oy pusulalarının teslimatını engelleme yetkisi verilmesini talep etti. Bu durum, Kasım ayındaki ara seçimlerden iki ay önce yüksek mahkemede olağanüstü bir çatışma yaratıyor. Aylardır süregelen hukuki mücadelenin zirveye ulaşması, başkanın Mart ayında imzaladığı bir yürütme emri ile federal ajansların seçimlerdeki rolünü artırma çabalarının bir parçası. Seçmen savunucuları ve 23 Demokratik eyaletin oluşturduğu bir koalisyon, bu emri federal mahkemeye taşıyarak, başkanın ve postanın, hangi oy pusulalarının seçmenlere ulaşacağını belirleme yetkisine sahip olmaması gerektiğini savunuyor.
YÜKSEK MAHKEME’NİN ACİL İNCELEME TALEBİ
Ara seçimlerin yaklaşması ve ilk oy pusulalarının bu hafta postaya verilmesiyle birlikte, 6-3 çoğunluğa sahip Yüksek Mahkeme’nin davayı olağanüstü hızlı bir şekilde karara bağlaması bekleniyor. Adalet Bakanlığı, Yüksek Mahkeme’den, Posta Servisi’nin yeni düzenlemelerini uygulamasına izin verecek kısa dönemli bir emir talep etti. Yönetim, bu kuralları “yalnızca mütevazı zarf tasarımı ve alıcı bilgileri gereksinimleri” olarak tanımladı. Yönetim, bu çabayı seçimlerle değil, mektup düzenleme yetkileriyle ilgili bir mesele olarak sundu.
SEÇİM HUKUKUNUN İHLALİ İDDİALARI
Birçok seçim yetkilisi, mevcut oy pusula sistemlerini değiştirmek için çok geç olduğunu belirtiyor. Bir sızıntı raporu, USPS’nin karmaşık bir planı hızla tamamlamaya çalıştığını ve bunun milyonlarca Amerikalıyı seçme hakkından mahrum bırakabileceğini öne sürdü. ACLU’nun Seçim Hakları Projesi direktörü Sophia Lin Lakin, “USPS’nin oy pusulası kuralı, bir seçimin eşiğinde mektup oyunu altüst etme girişimidir” dedi. Yüksek Mahkeme, davayla ilgili olarak Salı sabahına kadar yanıt talep etti, bu da yönetimin talebinin hemen karara bağlanmasının pek olası olmadığını gösteriyor.
YÖNETİMİN YARGI SÜRECİ
Trump yönetimi, Yüksek Mahkeme’nin USPS düzenlemesini dikkatlice incelemesi için bazı prosedürel engelleri aşması gerektiğini belirtti. Daha alt mahkemeler, USPS kuralını geçici bir emirle engellemişti. Ancak, Yüksek Mahkeme geçmişte benzer durumlarda bu tür itirazlara izin vermişti. Yönetim, yürütme emrinin, oy pusulalarının güvenliğini sağlamak için yalnızca minimal değişiklikler içerdiğini öne sürdü.
MUHALEFETİN GÖRÜŞLERİ
Eleştirmenler ise bu emri, eyaletlerin yönettiği mektup oy pusulaları üzerinde bir güç elde etme çabası olarak tanımlıyor. Yönetimin düzenlemeleri, eyaletlerin uygun seçmen listelerini USPS’ye çevrimiçi bir portal aracılığıyla iletmesini gerektiriyor. Eğer bir isim bu listede yer almazsa, Posta Servisi ilgili kişiye oy pusulası göndermeyecek. USPS kuralı, ayrıca seçimle ilgili mektup zarflarının her seçmen için benzersiz barkodlar taşımasını zorunlu kılıyor.
DAHA FAZLA DEVLETİN ETKİLENMESİ
North Carolina, Cuma günü oy pusulalarını göndermeye başlayacak. Yönetim, bu durumu sıkça vurgulayarak mahkemede bir aciliyet duygusu yaratmaya çalıştı. Alt mahkemeler davayla ilgilenmeye devam ederken, daha fazla eyaletin bu yılki seçim için oy pusulalarını göndermeye başlayacağına dikkat çekti. Yüksek Mahkeme, son yıllarda ele alması istenen en önemli seçimle ilgili sorulardan birine yanıt vermek zorunda kalacak.
SON DURUM VE GELECEK ADIMLAR
Demokratik eyalet yetkilileri, Yüksek Mahkeme’ye USPS’nin eyaletlerin mektup oy programları için belirlediği düzenlemeleri derhal canlandırmaması gerektiğini bildirdi. Mevcut kurallar, Eylül 10’da sona erecek olan geçici bir kısıtlama emri nedeniyle askıya alınmış durumda. Yargıç, itirazların engellenip engellenmeyeceğine dair yeni bir karar vermesi bekleniyor. Demokrat avukatlar, yönetimin mevcut teknoloji kapasitesinin yetersiz olduğunu belirterek, Yüksek Mahkeme’nin acil bir müdahalede bulunmasının yanlış olduğunu ifade etti.