Eddie Jiang lise yıllarında doktor olmaya karar vermişti. Eğitimini federal kredi programlarıyla finanse edebilmek için kendi eyaletinde bir üniversite seçti ve mezuniyet sonrası doğrudan tıp fakültesine girmeyi planladı. New York’taki Stony Brook Üniversitesi’nden Mayıs ayında mezun oldu ancak şimdi planlarının tutup tutmayacağından emin değil. ABD Başkanı Donald Trump’ın “büyük ve güzel yasa” olarak adlandırdığı kapsamlı vergi ve harcama kesintisi paketi, Eddie Jiang gibi hekim adaylarının eğitim finansmanını kökünden değiştiriyor. Bu haftadan itibaren tıp, diş hekimliği ve hukuk gibi profesyonel programlar için federal kredilere üst sınır getirildi. Yeni düzenlemeye göre yıllık kredi limiti 50 bin dolar, toplam limit ise 200 bin dolar olarak belirlendi. Ayrıca, öğrencilerin kredi notuna bakılmaksızın eğitimin tam maliyetini karşılamasını sağlayan Grad PLUS programı da kaldırıldı. Trump yönetimi, kredi limitlerinin lisansüstü eğitim maliyetlerini düşüreceğini iddia ediyor. Jiang, yeni federal kredi sınırlamaları nedeniyle tıp fakültesine başlayabilmek için mezuniyet sonrası en az iki yıl çalışmak zorunda kalacağını söylüyor. Bu ara yıllarda istikrarlı bir iş bulursa tıbba geri dönmeyebileceğini de ekliyor. Jiang, “Bir doktor olma kararımda paranın bu kadar belirleyici hale gelmesi beni çok sarsıyor” diye konuştu.
GRAD PLUS’IN KALDIRILMASI ÖĞRENCİLERİ ZOR DURUMDA BIRAKTI
Amerikan Tıp Kolejleri Birliği verilerine göre, 2026 dönemi için dört yıllık tıp fakültesi maliyeti devlet okullarında medyan 297 bin 745 dolar, özel okullarda ise 408 bin 150 dolar. Birlik, tıp diploması almak isteyen öğrencilerin neredeyse yarısının Grad PLUS’a güvendiğini ve bu program aracılığıyla yılda 1 milyar doların üzerinde borçlandığını belirtiyor. Birliğin öğrenci mali yardım hizmetleri program lideri Kristen Earle, Trump’ın vergi ve harcama kesintisi paketinin “hekim adayları için tıp fakültesi finansman ortamını temelden değiştirdiğini” söylüyor. Ayrıca bu durumun tıp fakültesini daha az erişilebilir kılabileceği ve mevcut doktor açığını daha da kötüleştirebileceği endişesi var. Sağlık Kaynakları ve Hizmetleri İdaresi, 2024 yılında 2037’ye kadar 87 bin 150 birinci basamak hekimi açığı öngörmüştü. Amerikan Tıp Öğrencileri Birliği Ulusal Başkanı Nikitha Balaji ise “Bu politika değişikliğinin ardından birçok geleceğin hekimi kendini daha kötü bir mali durumda bulacak ve maaşların daha düşük olduğu birinci basamak gibi tutkulu oldukları alanlara yönelmekten cayabilecek” ifadelerini kullandı. Bazı üniversite öğrencileri şimdiden tıp fakültesi planlarını yeniden gözden geçiriyor. Özel kredilere yönelen, ek ara yıllar planlayan ya da kariyer yolunu tamamen değiştirmeyi düşünen öğrenciler var.
TRUMP YÖNETİMİ: KREDİ LİMİTLERİ OKUL MALİYETLERİNİ DÜŞÜRECEK
Trump yönetimi, kredi sınırlamalarının uygulanmasının lisansüstü okulları eğitim ücretlerini düşürmeye zorlayacağını savunuyor. Eğitim Bakanı Linda McMahon, Mayıs ayında yapılan bir kongre oturumunda kredi limitleriyle birlikte okulların “üniversitelerine daha az başvuru alacağını” ve “bunun nedeninin maliyetlerin çok yüksek olması olduğunu anladıklarında bu maliyetleri düşüreceklerini” söyledi. Louisiana Cumhuriyetçi Senatörü ve aynı zamanda bir hekim olan Bill Cassidy de kredilerin sınırlandırılması ve Grad PLUS programının kaldırılmasının öğrenciler için maliyetleri düşüreceğine inandığını belirtti. Cassidy, “Federal kredilerin giderek daha erişilebilir hale gelmesi, öğrencileri geri ödeyemeyecekleri ezici bir borç sarmalına hapsederek eğitim ücretlerinin fırlamasına neden oldu. Enflasyonist lisansüstü kredi programlarını sınırlayarak öğrencilerin aşırı borçlanmasını önlüyor ve yükselen eğitim maliyetleri üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyoruz” dedi. Amerikan Tıp Kolejleri Birliği ise artan tıp fakültesi eğitim ücretlerinin erişilebilir kredi programlarıyla nedensel bir ilişkisi olmadığını söylüyor. Birlik, Grad PLUS programının 2006’da başlatılmasının ardından tıp fakültelerindeki eğitim ücretlerinin önceki yıllara kıyasla daha yavaş arttığını belirtiyor. Son yıllarda tıp fakültesi maliyetlerindeki artışın temel nedeninin eğitim ücreti değil, artan yaşam maliyeti olduğu ifade ediliyor.
ÖZEL KREDİLER TEK SEÇENEK OLARAK KALIYOR
Grad PLUS kredi programı, Mayıs 2025’teki Senato Sağlık, Eğitim, Çalışma ve Emeklilik Komitesi oturumunda da tartışıldı. Programın lisansüstü program fiyatlarını önemli ölçüde artırdığını ortaya koyan 2023 tarihli bir akademik çalışma da gündeme geldi. Ancak çalışmanın yazarlarından Chicago Üniversitesi Harris Kamu Politikası Okulu Doçentlerinden Leslie Turner, bunun hikayenin tamamı olmadığını söylüyor. Turner, cömert federal kredilerin kaldırılmasının öğrenciler için maliyetleri düşürmeyebileceğini belirtiyor. Çalışmanın bulgularının programın kaldırılmasının fiyat artışını yavaşlatabileceğine ancak muhtemelen eğitim ücreti seviyesinde bir düşüşe yol açmayacağına işaret ettiğini söyleyen Turner, kurumların farkı kapatmak için daha fazla hibe ve burs sağlayabileceğini ancak buna güvenmeyeceğini ifade etti. Kamu eğitim sistemlerine yönelik eyalet finansmanındaki düşüşün bu okulları daha fazla eğitim ücreti gelirine yönlendirebileceğini belirten Turner, kamu kurumlarına ek finansman sağlanmasının öğrenciler için maliyetleri düşürebilecek politikalardan biri olabileceğini söyledi. İhtiyaç duydukları miktarı borçlanamayan tıp öğrencileri için özel krediler bir çözüm olabilir ancak bu krediler genellikle daha yüksek faiz oranları taşıyor, sınırlı geri ödeme esnekliği sunuyor ve çok az affedilme seçeneği bulunuyor. Kefil gerektirebilen özel kredilerde gelire dayalı geri ödeme seçeneği de bulunmuyor.
ÖĞRENCİLER KARİYER HEDEFLERİNİ YENİDEN DEĞERLENDİRİYOR
Brown Üniversitesi’nin Liberal Tıp Eğitimi Programı’na kabul edilen Jadyn Sinclair, 2029’da tıp fakültesine başlamayı taahhüt etmişti. Dört yıllık tıp eğitiminin kendisine 400 bin dolara mal olacağını tahmin ediyor. Yakın zamana kadar bu borcu uzman hekim olduğunda ödemeyi bekliyordu ancak 200 bin doların artık federal kredilerle karşılanmayacağını söyleyen Sinclair, özel kredilere yönelmek zorunda kalacağını belirtiyor. “Tamamen farklı koşullar altında” taahhüt verdiğini ifade eden Sinclair, “Bunun olacağını bilseydim bu noktada tıp fakültesine başlamamış olabilirdim” dedi. Yale Üniversitesi öğrencisi Faven Wondwosen ise çocukluğundan beri doktor olma hayali kuruyordu. Son iki yılda sekiz tıp öncesi zorunlu ders aldı, laboratuvar araştırmaları yaptı ve acil tıp teknisyeni olarak eğitim gördü. “Bir yarıyılda 30 sınav oldum. ‘Bunu gerçekten yapabiliyorum’ demeye başlamıştım. Şimdi ne kadar çok çalışırsam çalışayım doktor olamama ihtimalim yüksek” diyen Wondwosen, geçen yıl tıp öncesi gereklilikleri bırakarak akademik bir kariyer planlamaya yöneldi. Ailesine destek olma önceliğini vurgulayan Wondwosen, babasının kamyon şoförü, annesinin ise perakende sektöründe çalıştığını belirterek “Amerikan rüyası denen şeyin, yani yeterince çalışırsan başarırsın fikrinin açıkçası bir yalan olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Eddie Jiang ise kredi limitleri nedeniyle tıp fakültesine başlamadan önce birkaç yıl çalışmayı ve eğitimi sırasında da bir işte çalışmak zorunda kalacağını söylüyor. Jiang, “Tıp fakültesine 200 bin dolardan fazla kredi çekemeyeceğini ve ortalama borcun bunun üzerinde olduğunu lisede bilseydim, mezun olur olmaz bir iş bulur ve her yaz ücretli çalışarak farkı kapatırdım” dedi.