Trump’ın En Üst Düzey Generali İran Savaşı İçin Çıkış Arıyor

ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine’in, İran’la savaştan çıkış yolu bulunması gerektiğini üst düzey Trump danışmanlarına özel olarak ilettiği öğrenildi. Konuya yakın üç kaynağa göre Caine, masadaki askeri seçeneklerin geri tepebileceğini ve hava gücünün tek başına Başkan Donald Trump’ın açıkladığı hedeflere ulaşmasının olası görünmediğini dile getirdi. Kaynaklardan biri, “Caine bir çıkış yolu arıyor” ifadesini kullandı.

CAINE'DEN ÜST DÜZEY YÖNETİME ÇIKIŞ YOLU UYARISI

Caine’in bu görüşü tek başına taşımadığı, savaşın bir kavşak noktasına geldiği değerlendirmesinin üst düzey yetkililerce paylaşıldığı belirtiliyor. İki kaynağa göre Caine, çatışmayı tırmandırmaya yönelik askeri seçeneklere ilişkin endişelerini CIA Başkanı John Ratcliffe, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı JD Vance ile de görüştü. Üst düzey generalin, aynı görüşü paylaşan Trump danışmanlarıyla son dönemde bir araya geldiği ve başkanla yapılacak toplantılar öncesinde kurumlar arası koordinasyonu sağlamaya çalıştığı ifade ediliyor.

Kaynaklar, Caine’in amacının kara harekatını içermeyen seçenekler dahil mevcut askeri seçeneklerin sınırlarını ve tuzaklarını net biçimde ortaya koymak olduğunu söyledi. Bir kaynak, Caine’in Trump kabinesindeki diğer üst düzey ulusal güvenlik yetkilileriyle yaptığı görüşmeleri hatırlatarak, “Bence bu onun orduyu koruma yöntemi” dedi.

Trump’ın İran’a kara birlikleri gönderme fikrine sürekli olarak mesafeli durduğu, bunun yerine hava bombardımanının İran’ı kendi şartlarıyla anlaşmaya zorlayabileceğine inandığı ifade ediliyor. Konuya yakın birden fazla kaynağa göre Caine ve kabinedeki diğer isimler bu sonucun olası görünmediğini özel olarak değerlendiriyor ve başkanın kendi parametrelerine uygun alternatif seçenekler geliştirmeye çalışıyor.

HAVA GÜCÜNÜN SINIRLARI MASADA

Neredeyse altı aydır süren ve İran’ın askeri kapasitesinin yok edildiği iddialarıyla başlayan çatışma, Trump’ın Tahran’ın nükleer silah edinmesini önleme taahhüdüyle şekilleniyor. Başkomutan’ın en üst düzey generalinin, başkanın girmeyi seçtiği savaşı bitirmenin kolay askeri çözümü olmadığını özel olarak dile getirmesi dikkat çekiyor.

Caine’in sözcüsü Joseph Holstead, “Başkan, Bakan veya diğer üst düzey liderlerle yapılan gizli görüşmeleri tartışmıyoruz. Bu görüşmelere dahil olmayan kaynakların anonim, gündem odaklı karakterizasyonları hakkında yorum yapmıyoruz” açıklamasını yaptı. Beyaz Saray’dan bir yetkili ise Caine’in Trump’ın ulusal güvenlik ekibine katkılarını övdü: “General Caine, Başkan Trump’ın ulusal güvenlik ekibi için inanılmaz bir değer. Epic Fury, Midnight Hammer ve Absolute Resolve operasyonlarının ezici başarısı kendini anlatıyor.” Yetkili ayrıca “General her zaman doğru ve tarafsız bilgi ile komutana bir dizi seçenek sunuyor. Nihai kararı ABD ulusal güvenliği için en iyisini düşünen başkan veriyor” dedi. Dışişleri Bakanlığı ve CIA yorum talebine yanıt vermedi.

Savaş, Trump’ın üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin çoğunun, askeri doktrin, ABD istihbarat topluluğu değerlendirmeleri ve sağduyuyla desteklenen biçimde Caine’in geçen ay sonunda kamuoyu önünde yaptığı açıklamaya katıldığı bir noktaya ulaştı: “Hava gücünün sınırları vardır.”

TEMMUZ SONUNDAKİ SALDIRI PLANI RAFA KALKTI

Bu nedenlerle Caine ve diğer yetkililer, temmuz sonunda daha agresif yeni saldırılar başlatılması planına temkinli yaklaştı. Kaynaklardan biri, başkanın “devasa” bir operasyon olarak nitelendirdiği plana başlangıçta yeşil ışık yakmaya hazır göründüğünü ancak tırmanmanın yol açabileceği sonuçlara ilişkin endişelerin ağır bastığını söyledi. Aynı kaynak, “Operasyonu destekleyen tek taraf CENTCOM unsurlarıydı” dedi ve İsrail’in de operasyonu geniş çapta desteklediğini belirtti.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi, Trump’ın Orta Doğu müttefikleriyle görüştükten sonra geri adım attığını, müttefiklerin İran’ın misillemesinden, özellikle enerji altyapılarına yönelik saldırılardan korktuklarını aktardı. Yetkili, planlanan saldırıların gelecekteki bir tarih için masadan kaldırılmadığını da sözlerine ekledi.

MÜHİMMAT STOKLARI VE KÖRFEZ ÜLKELERİNİN ENDİŞESİ

ABD’nin azalan kilit mühimmat stokları da bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. Birden fazla kaynak, bu endişenin yalnızca Caine tarafından değil, Körfez ülkeleri tarafından da dile getirildiğini belirtiyor. Körfezli yetkililerin, yönetim yetkililerine üst düzey Amerikan hava savunma sistemlerindeki kıtlığın, Trump’ın çatışmayı tırmandırması durumunda olası İran misillemesini savuşturma kapasitelerini nasıl etkileyebileceğini ilettiği ifade ediliyor.

Trump’ın İran’ın enerji altyapısını vurma tehdidini defalarca yinelediği, ancak kaynakların bu adımın İran’ı teslim olmaya zorlamasının olası görünmediğini ve neredeyse kesin olarak Körfez ülkelerinin enerji altyapılarını hedef alan misilleme saldırılarını tetikleyeceğini söylediği belirtiliyor. Birden fazla kaynak, bunun İran halkını rejime yönelik suçlamaya itmek yerine daha da uzaklaştıracağını ifade ediyor. Trump’ın köprüleri bombalamayı da değerlendirdiği, ancak bunun da benzer şekilde verimli sonuçlar üretmesinin beklenmediği aktarılıyor. İkinci bir kaynak, “İHA ve füze mevzileriyle sürekli bir kedi-fare oyunu yaşandığı için vuracak başka pek bir şey kalmadı. Enerji santrallerini bombalamak kamuoyunda çok daha büyük bir anlam taşır” dedi.

CAINE'İN TRUMP'LA DENGELİ İLİŞKİSİ

Caine endişelerini dile getirirken Trump’la ilişkisini korumaya da özen gösteriyor. Kaynaklar, generalin askeri seçeneklerin potansiyel dezavantajlarını başkana sunarken dikkatli davrandığını ifade ediyor. Caine’in başkanlık görev süresi boyunca Trump’ın kulağına sahip olmak için çalıştığı, hatta başkanı daha düzenli bilgilendirebilmek ve orada çalışabileceği yüksek güvenlikli bir alana sahip olmak için Beyaz Saray’da ofis edinmeye çalıştığı belirtiliyor.

Geçen ay sonunda Trump ve üst düzey yetkililerle yapılan Beyaz Saray toplantısında Caine’in, tırmanmaya yönelik askeri seçeneklerin potansiyel dezavantajlarını, tükenen mühimmat stoklarına ilişkin endişeler dahil, gündeme getirerek “işini yaptığı” ifade ediliyor. Ancak aynı görüşmede Caine, başkana bu operasyonlara devam etmek isterse “onları kesinlikle yerle bir edebileceğimizi” de net biçimde iletti.

ÖZEL GÖRÜŞMELERDE DAHA NET MESAJLAR

Özel olarak Caine’in hava gücünün sınırlarını daha doğrudan kabul ettiği ve savaşın bu aşamasında tek başına bombardımanın Trump’ın açıkladığı hedeflere ulaşmasının olası görünmediği görüşünü yinelediği belirtiliyor. Bazıları Caine’in Trump’a karşı yeterince iddialı olmadığını savunuyor. Caine’in Trump’la etkileşimlerini bilen bir kaynak, Beyaz Saray görüşmelerini askeri liderlerle yaptığı özel görüşmelerle karşılaştırarak “Kesinlikle yumruklarını saklıyor” dedi.

Caine’in son haftalarda potansiyel ABD tırmanışının ikinci ve üçüncü derece etkileri konusunda daha sesli hale geldiği görülüyor. Tırmanma seçeneklerinin ele alındığı en az iki toplantıda tükenen mühimmat stoklarına ilişkin endişelerini dile getirdiği bildiriliyor. Ancak aynı zamanda, Trump’ın savaşı tırmandıracak bir operasyona devam etmeye karar vermesi halinde ABD ordusunun İran’a büyük hasar verebileceğini de yinelediği aktarılıyor.

MÜHİMMAT KRİZİ VE STRATEJİ ARAYIŞI

Savaş başlamadan önce Caine ve diğer askeri liderler, uzun süreli bir askeri harekatın ABD silah stoklarını, özellikle İsrail ve Ukrayna’yı destekleyenleri, etkileyebileceği konusunda benzer şekilde uyarıda bulunmuştu. Üst düzey ABD askeri komutanları artık mühimmat stokunun “tehlikeli derecede düşük” olduğu görüşünde. Trump’ın, bu konunun İran’la müzakerelerde güvenilir biçimde güç yansıtma kapasitesini zayıflatmasından giderek daha fazla rahatsız olduğu belirtiliyor.

Savaşın ABD mühimmatı üzerindeki etkisinin kamuoyuna yansıması Trump’ı rahatsız ediyor; başkan geçen hafta Camp David’de kabinesiyle yaptığı toplantıda bu şikayetlerini dile getirdi. Mühimmat kıtlığı aynı zamanda Pentagon ve CENTCOM’un ABD askeri stratejisini yeniden değerlendirmeye başlamasının nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. CENTCOM’da kıdemli bir askeri yetkilinin, İran’a baskı ve cezalandırma için yeni yaratıcı ve alışılmadık yollar arayan bir toplu kaynak talebi e-postası gönderdiği aktarılıyor.

Yeni fikir aramanın, özellikle savaşın mevcut durumu göz önüne alındığında kötü bir fikir olmadığı, ancak kaynakların savaş başladıktan altı ay sonra bunun yapılmasının işlerin iyi gitmediğinin zımni bir kabulü anlamına geldiğine dikkat çektiği belirtiliyor. Planlama görüşmelerine yakın bir kaynak, “Savaş başlamadan önce değil de ortasında bu seçeneklere bakmak zorunda kalmak zor bir durum” dedi.

SAVAŞTA ALTINCI AYDA STRATEJİ SINAVI

Genelkurmay Başkanı olarak Caine’in İran’a saldırı için askeri seçeneklerin hazırlanmasından sorumlu olduğu, ancak savaş öncesi Pentagon’daki toplantılarda bile büyük bir operasyon başlatmanın potansiyel dezavantajları konusunda sesini yükselttiği belirtiliyor. Kaynaklar, Caine’in o dönemde de böyle bir görevin ölçeği, karmaşıklığı ve olası ABD kayıpları konusunda endişelerini dile getirdiğini aktarıyor.

Buna karşın Trump, savaş öncesi bir paylaşımında Caine’in adını açıkça zikrederek en üst düzey askeri danışmanının aylardır süren İran çatışmasının “kolayca kazanılacağına” inandığını iddia etmişti. Savaş altıncı ayına yaklaşırken Caine’in görevine yaklaşımına ilişkin eleştiriler yeniden gündeme geliyor ve uzun süreli bir çatışmayı yönetme konusundaki görece deneyim eksikliğine ilişkin sorular ortaya çıkıyor. Caine’in mevcut krizi hem stratejik hem de Trump’la ilişkisini yönetme açısından nasıl yönlendirdiğini bilen bir kaynak, “Bu konuda derinliğinin dışında” değerlendirmesinde bulundu.

ÇIKIŞ YOLU ARAYIŞI VE SEMBOLİK ZAFER HEDEFİ

Ancak Caine bir istisna değil. Yönetim içindeki birçok isim ve dışarıdaki analistler, İran’ı kesin biçimde yenilgiye uğratmanın tek yolunun kara birliklerini içeren büyük bir operasyondan geçtiği konusunda hemfikir. Böyle bir taahhüt potansiyel olarak binlerce Amerikalının hayatına mal olabilir. Pentagon tüm senaryoları değerlendirdiği için bu planlar mevcut ancak şu ana kadar yönetimde bu kadar radikal bir adımı savunan kimse bulunmuyor.

Caine ve diğerleri, daha az radikal tırmanma askeri eylemlerinin olumsuz sonuçlara yol açabileceğini Trump’a aktarmaya devam ederken odak, başkana asgari düzeyde “sembolik” bir zafer sunabilecek çıkış yolunu bulmakta. Bu çıkış yolunun, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik bir anlaşmayla başlayacak potansiyel bir diplomatik atılımı engellememesi gerektiği ifade ediliyor.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

MV Güllük, Novorossiysk’te İHA Saldırısına Uğradı

MV Güllük isimli Türk bayraklı kuru yük gemisi, Rusya'nın Taman kentine giderken Novorossiysk Limanı yakınlarında İHA saldırısına uğradı. İHA'nın isabet ettiği yaşam mahallinde can kaybı yaşanmadı ve yaralanma olmadı.

FETÖ Üyesi Karatepe’nin Ablası Gözaltına Alındı

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından Marmaris'te dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast teşebbüsünde bulunmakla suçlanan FETÖ üyesi Burkay Karatepe'ye yardım ettiği belirlenen kadın şüpheli Muğla'da yakalandı. Karatepe, 10 yıldır kırmızı bültenle aranıyordu ve Afyonkarahisar'da yakalanarak 5 Ağustos'ta tutuklanmıştı.

Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek Tutuklandı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü rüşvet ve irtikap soruşturmasında kritik bir aşamaya gelindi. Savcılık, 4 Ağustos 2026'da gözaltına alınan belediye başkanı İlkay Çiçek'in de aralarında olduğu 15 kişi için tutuklama talebinde bulundu.

Tasarruf Finansmanda Yeni Limitler Geliyor

Tasarruf finansman şirketleriyle ilgili yeni bir düzenleme iddiası gündemde. Sisteme katılanları ve katılacakları ilgilendiren bu düzenlemeyle birlikte aynı kişinin en fazla bir taşıt finansmanı sözleşmesi yapabilmesi hedefleniyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Behçet Oktay’ın Ailesiyle Görüştü

Adalet Bakanı Akın Gürlek bugün iki önemli görüşme gerçekleştirdi ve ilk olarak eski Özel Harekat Daire Başkanı Behçet Oktay'ın ailesiyle bir araya geldi. Kendi silahıyla intihar ettiği kayda geçen Oktay'ın ölümü, şüpheler nedeniyle uzun süredir tartışılıyor.