Trump’ın tartışmalı atamaları ve yasal engellerle karşılaşan girişimleri, siyasi sınırların ne kadar zorlanabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Başkan Donald Trump, Salı günü tartışmalı bir konut yetkilisini geçici istihbarat direktörü olarak atayarak sınırları zorlamaya devam ediyor. Ancak son olaylar, siyasi gerçekliğin hâlâ başkan için geçerli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. En çarpıcı fikirlerinden bazıları mahkemelerde engelle karşılaşırken, Cumhuriyetçiler bile ona karşı çıkmak zorunda kaldı ve Washington’daki hâkimiyetinin artık kesin olmadığı anlaşıldı.
SİLAHA DÖNÜŞMEYİ ÖNLEME FONU MAHKEMEDE TAKILDI
CNN’in Pazartesi günü aktardığına göre, yönetim, olumsuz bir mahkeme kararının ardından 1.776 milyar dolarlık “silaha dönüşmeyi önleme fonu”ndan vazgeçmeyi planladığını Cumhuriyetçi kongre liderlerine bildirdi. Fon, Cumhuriyetçi cephede isyana yol açmış ve partinin genel yasama gündemini tehdit ediyordu. Salı günü ise Geçici Adalet Bakanı Todd Blanche, Kongre’ye bu fonun kaldırıldığını açıkladı. Fonun başından beri hukuken sorunlu olduğu görülüyordu; Trump’ın eski yönetim tarafından mağdur edildiğini iddia eden müttefiklerini tazmin etmeyi amaçlıyordu. Vergi beyannamelerinin sızdırılmasıyla ilgili 10 milyar dolarlık davayı çözmek için oluşturulan bu fon, mahkemenin onayı olmadan ve şeffaflıktan uzak bir şekilde yürütülmeye çalışılıyordu. Hatta yönetim, fonun 6 Ocak 2021’de polise saldıran bazı sanıklara da fayda sağlayabileceğini kabul etmişti.
CUMHURİYETÇİLERDEN TRUMP’A NET TEPKİ
Trump’ın 6 Ocak sanıklarını affetmesi kamuoyunda büyük tepki çekerken, anketler Amerikalıların yüzde 74’ünün ve Cumhuriyetçilerin çoğunluğunun şiddet suçu işleyenlerin affedilmesine karşı olduğunu gösterdi. Beyaz Saray ve Başkan Yardımcısı JD Vance, polis döven kişilere para verilmesini savunmak zorunda kalınca, Cumhuriyetçi kanatta ciddi bir rahatsızlık oluştu. Senato Çoğunluk Lideri John Thune, yönetime fonu kapatma çağrısı yaparken, Senatörler Chuck Grassley ve John Kennedy de fonun bir daha gündeme gelmeyeceğine dair net bir açıklama talep etti. Trump henüz kamuoyu önünde fona son verdiğini açıklamasa da, Geçici Adalet Bakanı Blanche, “Fonu ilerletmiyoruz” diyerek ilk resmî geri adımı attı.
KENNEDY CENTER’A İSMİNİ YAZDIRMA GİRİŞİMİ ENGELLENDİ
Trump, Cuma günü Kennedy Center’ın kontrolünü Kongre’ye devredeceğini açıkladı. Bir yargıç, merkeze Trump’ın adının konulmasını yasa dışı bularak planlanan kapanışı engellemişti. Oysa Trump, merkezi ele geçirerek yönetim kurulunu kendine bağlı isimlerle doldurmuş ve “John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi” adını değiştirme girişiminde bulunmuştu. Bu isim federal yasayla korunuyordu ve Trump’ın adı hukuka aykırı şekilde eklenmişti. Trump’ın bu girişimi hukuken tartışmalı olduğu kadar siyaseten de ağır bir görüntü yarattı. Merkezin cephesinden isminin silinip silinmeyeceği henüz net değil; ancak hükümetin bu ismi kaldırmak zorunda kalması, Trump için unutulmaz bir görüntü olacak.
TRUMP’İN SİNİR TANIMAZ YAKLAŞIMI SÜRÜYOR
Trump’ın daha önce de Grönland’ı ele geçirme girişimi, Cumhuriyetçilerin ve müttefiklerin tepkisiyle rafa kalkmıştı. Beyaz Saray balo salonu projesi de benzer bir akıbete uğradı; önce özel bağışlarla yapılacağı söylenen proje için Kongre’den yüz milyonlarca dolar istenince Cumhuriyetçiler harekete geçti ve fonlamayı durdurdu. Tüm bu olaylar, Trump’ın ne kadar zorlarsa zorlasın sınırsız bir güce sahip olmadığını ve hukukla siyasetin sınırlarının hâlâ geçerli olduğunu gösteriyor. Trump’ın atadığı Pulte ile bu hız kesmeden devam edecek gibi görünüyor.