ABD Başkanı Donald Trump, geçen ay Türkiye’de düzenlenen NATO zirvesinin ardından omuzdan fırlatılan füze tehdidi nedeniyle büyük uçaktan gizlice ayrılarak daha küçük bir uçakla ülkeden çıkarıldı. Yakın çalışma arkadaşlarından bazıları Trump’a bu küçük uçakta eşlik ederken, kabine üyelerinin bir bölümü başkansız havalanan eski Air Force One uçağında kaldı. Trump’la birlikte küçük uçakta seyahat edenler arasında, başkanın seyahatlerinde sık sık yanında bulunan yönetici asistanı Natalie Harp, Beyaz Saray Genel Sekreter Yardımcısı Dan Scavino ve Oval Ofis operasyonları direktörü Walt Nauta da yer aldı. Savunma Bakanı Pete Hegseth de Ankara’dan havalanan C-32A tipi küçük uçakta başkanla birlikte seyahat etti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessent ve Genel Sekreter Yardımcısı Stephen Miller ise büyük uçakta kaldı.
OMUZDAN FÜZE TEHDİDİ PLANI DEĞİŞTİRDİ
Trump’ı alternatif bir uçakla ülke dışına çıkarmaya yönelik gizli planın hazırlanmasına, Air Force One’a omuzdan fırlatılan bir füzeyle saldırı yapılacağına dair somut bir tehdidin yol açtığı belirtildi. Tehdit, geçen ay düzenlenen NATO zirvesinin son gününde ortaya çıktı. Tehdidin o kadar somut olduğu ve yetkililerin, Trump’ın ülkeden hem eski Air Force One uçağıyla hem de zirveye gelirken kullandığı Katar’ın tahsis ettiği uçakla ayrılması halinde hayatının büyük risk altında olacağından endişe ettiği aktarıldı. Tehdit bilgisinin kaynağı konusunda açıklama yapılmazken, İranlıların Trump’ın Türkiye’deki düzenlemelerine ilişkin detayları bu kadar spesifik bilmesinin tehdidi ciddi kıldığı ifade edildi.
YEMEK KAMYONUYLA UÇAK DEĞİŞTİRME OPERASYONU
Trump, Türkiye’nin başkenti Ankara’da şehir merkezindeki lüks bir otelde bir gece geçirdi ve otel ile zirve mekanları arasında birkaç kez seyahat etti. Askeri yetkililer ve Gizli Servis dahil olmak üzere görevliler, Trump’ı bir yemek kamyonu aracılığıyla başka bir uçağa taşıyarak saatler içinde ülkeden çıkarma planını hazırladı. Trump’a Türkiye ziyaretinde Rubio, Bessent, Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine dahil çok sayıda üst düzey yetkili eşlik etmişti ancak başkan ülkeden ayrılırken hepsi onunla birlikte gitmedi. Görüntüler, Ankara Havalimanı’nda görevlilerin, Trump’ın konvoyunun piste gelmesinden önce Air Force One’ın yanına yemek kamyonunu yerleştirmeye başladığını gösterdi. Trump uçağa bindikten sonra kamyonun konteyneri indirildi ve araç büyük uçaktan uzaklaşarak daha küçük C-32A’nın yanına yanaştı.
BAŞKANSIZ HAVALANAN BÜYÜK UÇAK
İçinde başkanın artık bulunmadığı büyük uçak, yerel saatle yaklaşık 20.44’te havalanırken Trump’ın bulunduğu küçük uçağın hemen yanından geçti. Küçük uçak bir dakika sonra taksi yapmaya başladı. Uçak değişimi sırasında Rubio ve Bessent’in, mavi-beyaz Boeing 747’de diğer Beyaz Saray personeli, askeri görevliler ve basın mensuplarıyla birlikte kaldığı belirtildi. Uçaktaki yolcuların çoğu Trump’ın uçakta olmadığını bilmiyordu. Tüm uçaklar İngiltere’deki askeri hava üssüne indikten sonra Hegseth, Nauta ve Harp’ın, Trump’la birlikte eski Air Force One uçağından Washington’a dönüş için yeni Katar uçağına yürüdükleri görüldü.
TRUMP'TAN GİZLİ OPERASYON AÇIKLAMASI
Trump, salı günü planın ana hatlarını doğruladı ancak operasyonun niteliğini küçümsedi. Ohio’dan Joint Base Andrews’a indikten sonra gazetecilere açıklama yapan Trump, “Ben sadece onların yapmak istediğini yapıyorum. Gizli Servis ve orduya uyuyorum. Farklı bir uçuşa, farklı bir uçağa binmemi istediler, eşit güvenlikli, ama bunu yapmamı istediler, ben de yapıyorum. Ne derlerse onu yapıyorum” dedi. Trump’a gizli manevrayı gerektiren nedenlere ilişkin çok fazla detay verilmediğini söyleyen başkan, Türkiye’den ayrılışı sırasında omuzdan fırlatılan füze saldırısı olasılığı konusunda endişeli olmadığını ifade etti. “Doğrusu hiçbir şey için endişelenmiyorum. Her neyse, benim tavrımı biliyorsun, ne olursa olsun” dedi.
İRAN'IN TEHDİDİ VE SÜLEYMANİ BAĞLANTISI
Trump, NATO zirvesinin son günü boyunca İran’ın hayatına yönelik tehditleriyle ilgili konuları gazetecilere defalarca gündeme getirmişti. ABD hükümeti uzun süredir İran’ın, Trump’ın emriyle 2020’de düzenlenen ve üst düzey İranlı General Kasım Süleymani’yi öldüren drone saldırısının intikamı olarak Trump’ı öldürmeye çalışabileceği uyarısında bulunuyordu. Trump’ın Türkiye ziyaretinden önceki günlerde, ABD-İsrail savaşının başında öldürülen dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in cenaze törenleri sırasında İranlı kalabalıklar Trump’ın ölümünü talep etmişti. Muhafazakar din adamı ve İran parlamentosu üyesi Hamid Rasai, Trump Türkiye’deyken yaptığı açıklamada ABD başkanının bölgedeyken hedef alınmasını önererek şu ifadeleri kullanmıştı: “Benim önerim şu: Şimdi lanet olası Trump elimizin altındayken ve NATO zirvesi için Türkiye’ye gelmişken, Trump’ın ve diğer birkaç suçlunun Türkiye’de kaldıkları yeri resmi olarak ve tereddüt etmeden füzeyle hedef almalıyız.” Zirvenin ardından İsrail’in ABD ile İran’ın Trump’a suikast düzenlemek için yeni bir plan hazırladığına dair istihbarat paylaştığı bilgisi gündeme gelmiş ancak bazı yetkililer bu istihbarata şüpheyle yaklaşarak, raporun kısmen İsrail’in Trump’ın İran kararlarını etkilemeye yönelik daha geniş çabalarının bir parçası olarak görüldüğünü belirtmişti.