ABD’NİN SALDIRISINDAN SONRAKİ TEPKİLER
Türkiye’nin resmi açıklamasında, ABD’nin İran’da yaptığı Fordo, Natanz ve İsfahan nükleer tesislerine yönelik saldırıyla ilgili “kınama” ifadesine yer verilmemesi dikkat çekti. Dışişleri Bakanlığı, saldırının üzerinden yaklaşık altı saat geçtikten sonra yayımladığı bir açıklamada, bu eylemin “ihtilafı küresel düzeye taşıma riski” taşıdığını belirtti. Ancak Yetkin, bu metinde doğrudan bir kınamanın yer almadığını vurguladı.
ERDOĞAN’IN DİPLOMASİK ROLÜ
Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, hem ABD Başkanı Donald Trump hem de İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile gerçekleştirdiği görüşmelere dikkat çekti. Türkiye’nin bu süreçte “kolaylaştırıcı rol” üstlenme niyetinde olduğunu belirtiyor. Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasının Türkiye’nin diplomatik yaklaşımıyla uyumlu olduğunu ifade etti.
İÇ GÜVENLİKTEKİ RİSKLER
Ayrıca, İsrail-İran çatışmasının uzaması, Türkiye’nin iç güvenlik politikaları açısından da risk oluşturabiliyor. Yetkin, bunun PKK’nın silah bırakma süreci olarak adlandırılan “Terörsüz Türkiye” hedefini olumsuz etkileyebileceğini öne sürdü. Ankara’nın diplomatik dengenin sürdürülmesine yönelik çabalarını yorumladı. “İran bugünlerde iç gelişmelere de gebe” diyen Yetkin, bazı gözlemcilerin Hamaney’in yetkilerinin bir kısmını devretmesi durumunda Pezeşkiyan ile bir çözüm bulunabileceğine inandığını belirtti.
EKONOMİK VE SİYASİ ÇIKARLAR
Yetkin, Türkiye’nin hem ekonomik hem de siyasi açıdan bir çıkarı olmadığına dikkat çekerek, “Türkiye’nin nükleer müzakerelere dönüşte ısrarı yalnızca Netanyahu’nun hedefinin İran olmasından kaynaklanmıyor. İran’ın nükleer silahlara sahip olması Türkiye açısından da rahatsız edici bir durum” şeklinde konuştu. İsrail-İran çatışmasının sürmesiyle birlikte, PKK’nın silah bırakma sürecinin sekteye uğrayabileceği ve bunun Erdoğan için istemediği bir risk oluşturabileceğini vurguladı.