ZAFER PARTİSİ’NDEN DÖRDÜNCÜ YIL KUTLAMASI
Zafer Partisi, kuruluşunun dördüncü yıl dönümünü ANFA Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen bir kutlama yemeğiyle kutladı. Kutlamada konuşan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, güncel konular hakkında değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, partisinin kuruluş yıldönümüne dair şu açıklamaları yaptı: “Her parti kuruluşundan önce hazırlıklar yapılır. Holdinglerle görüşülür. Siyaset defileleri sunulur. Basın patronlarıyla görüşülür. Destek istenir. ABD ve Avrupa Birliği başkentleri ziyaret edilerek görücüye çıkılır. Zafer Partisi olarak bizim de hazırlıklarımız oldu. Ama bizim hazırlıklarımız farklı oldu. Biz önce Anıtkabir’i ziyaret ettik. Ebedi başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda dua ettik. Sonra oradan Kazakistan’a giderek Hoca Ahmet Yesevi’nin türbesini ziyaret ettik. Hoca Ahmet Yesevi, İslam dininin Türkler arasında yayılmasını sağlayan ulu kişidir. Türbesine yapılan ziyaret, Türkistan’da ‘küçük hac ziyareti’ olarak adlandırılır. Oradan aldığımız toprağı, Anadolu’nun ortasındaki Hacı Bektaş Veli hazretlerinin türbesinin dibine dualarla döktük. Evet, bazıları yollara holdinglerden ve Washington’dan çıktı. Biz yola Anıtkabir’den başladık.”
ÖZDAĞ’DAN ELEŞTİRİLER
Özdağ, kendisine ve partisine yönelik “İslam düşmanı” ifadesi kullanıldığını belirterek şu şekilde tepki gösterdi: “Bizi İslam düşmanı olmakla suçladılar. Zafer Partisi, Brüksel’in ve Washington’un desteğiyle, FETÖ ile iş birliği yaparak kurulmadı. Biz, AK Parti iktidara gelince Müslüman olanlardan değiliz, bin seneden beri Müslüman olan Türk milletinin fertleriyiz. Ayrıca iki Arap ülkesi olan Irak ve Suriye, AK Parti iktidarının politikaları dolayısıyla parçalandı. Kim yapıyormuş Araplara gerçek düşmanlığı?” ifadelerini kullandı.
TUTUKLULUK SÜRECİ
Özdağ, “Terörsüz Türkiye” olarak tanımlanan ikinci çözüm sürecine karşı çıkma sebebiyle 5 ay tutuklu kaldığını açıklayarak şu cümleleri kurdu: “Öcalan ile başlatılan teslimiyetçi müzakere sürecine karşı Zafer Partisi, Türk milletinin refleksi, son savunma hattı ve erken uyarı sistemi olduğunu göstermiştir. Partimizin düzenlediği mitinglerde binlerce kişi bir araya geldi ve bu durum, tutuklanmamıza neden oldu. Bu tutuklamanın asıl amacı, benim dışarıda Türk halkına bilgi vermemi engellemektir.” Özdağ, tutuklu bulunduğu süre boyunca, Türk milliyetçiliğini temsil ettiğini ve “Silivri’de Öcalan için rehin tutulduğumu” belirtti.
Özdağ, bir anket sonucunu paylaşarak Zafer Partisi’nin oyunun kararsızların dağıtılması halinde yüzde 7,6 olduğunu iddia etti ve şöyle devam etti: “Türkiye’yi dolaşıyorum. Her yerde Zafer Partisi’ne olan destek gözle görülür şekilde artıyor. Bugün aldığım anket sonucuna göre, Zafer Partisi’nin oyu kararsızlar dağıtıldığında 7,6 görünüyor. Bu sonuçla da yetinmeyeceğiz, daha yeni başladık.”
ÇÖZÜM SÜRECİNE TEPKİ
Özdağ, çözüm süreci hakkında muhalefet partilerinin yeterince tepki göstermediğini vurgulayarak şunları söyledi: “DEM, AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi bir araya gelerek DAM İttifakı’nı kurdular. PKK, silah bırakmış gibi gösterilmeye çalışıyor. Ancak, bu durum sadece DAM İttifakı’nın Öcalan’a teslim olmasıyla bitmeyecek. Buradan terörsüz Türkiye propagandası yapanlara Zafer Partisi olarak soruyoruz: Bu nasıl bir terörsüz Türkiye ki, PKK’nın elebaşları Lozan Antlaşması’na karşı savaş açmakta ve Sevr Antlaşması’nı savunmaktadır?”
SIĞINMACI VE KAÇAK SORUNU
Özdağ, Türkiye’deki sığınmacı ve kaçak sorununu çözebilecek tek siyasi partinin Zafer Partisi olduğunu savundu. “Türk milleti artık Zafer Partisi dışında hiçbir partinin bu sorunu çözmeye niyetinin, isteğinin ve kapasitesinin olmadığını gördü ve anladı. Zafer Partisi sığınmacı ve kaçak sorununu çözecek tek partidir” dedi.