İsrail ile Hizbullah arasında Salı günü karşılıklı ateşkes yaşanırken, Lübnanlı ve İsrailli diplomatlar Washington’da doğrudan görüşmeler için bir araya geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hizbullah’ın barış anlaşmasının önündeki tek engel olduğunu söyledi. Çatışmalar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pazartesi günü bir anlaşmaya vardığını duyurmasının ardından geldi.
ATEŞKES ÖNERİSİNDE TARAFLARIN TUTUMU
Lübnan’ın Washington Büyükelçiliği, söz konusu anlaşmanın ilk aşamada yalnızca İsrail’in Beyrut’a yönelik saldırıları ile Hizbullah’ın İsrail topraklarına yönelik saldırılarını kapsayacağını, daha sonra kapsamının genişletileceğini açıkladı. Hizbullah’ın 2 Mart’ta İran’ı desteklemek amacıyla İsrail’e saldırmasıyla Lübnan’ı daha geniş Ortadoğu savaşına sürüklemesinden bu yana İsrail ile Hizbullah arasında çatışmalar devam ediyor. Taraflardan hiçbiri Trump’ın anlaşmasını resmen kabul etmedi. Hizbullah’ın üst düzey yetkilisi Mahmud Komati, yaptığı yazılı açıklamada “kısmi ateşkesi kabul etmeyeceklerini” belirtti. Komati, “Siyonist düşman, varoşlara yönelik herhangi bir saldırının gruptan daha derin ve daha güçlü bir yanıt almasına yol açabileceğini bilmelidir” ifadelerini kullandı.
GÜNEY LÜBNAN’DA HAVA SALDIRILARI VE ROKET ATEŞİ
Lübnan resmi haber ajansı, İsrail’in Salı günü güneydeki yaklaşık 30 noktaya bazıları ölümcül olan saldırılar düzenlediğini bildirdi. Hizbullah ise işgal altındaki güney Lübnan topraklarında bulunan İsrail askerlerine saldırdığını ancak İsrail topraklarında saldırı üstlenmediğini duyurdu. İsrail ordusu, Lübnan’dan atılan iki mermiyi önlediğini ve herhangi bir yaralanma olmadığını açıkladı. Çatışmalar, İsrailli ve Lübnanlı diplomatların savaşın başlangıcından bu yana dördüncü kez bir araya geldiği Washington’daki görüşmelerle eş zamanlı gerçekleşti.
RUBİO’DAN HİZBULLAH ENGELİ VURGUSU
Rubio, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’ndeki oturumda “İsrail ve Lübnan yarın bir barış anlaşması yapabilir. İsrail’in Lübnan’da toprak iddiası yok. Engeli Hizbullah’tır” dedi. Hizbullah’ın şiddetle karşı çıktığı görüşmeleri Lübnan Başbakanı Navvaf Selam ise “Lübnan için en az maliyetli seçenek” olarak nitelendirdi.
WASHINGTON’DA AYRI MASALAR STRATEJİSİ
ABD Dışişleri Bakanı, Washington’un bu görüşmelerin, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in Tahran’a yönelik başlattığı daha geniş Ortadoğu savaşını sona erdirmek için İran ile yürütülen müzakerelerden bağımsız kalmasını istediğini söyledi. Tahran, iki çatışmayı defalarca birbirine bağlamış ve Pazartesi günü İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişletmesinin, 8 Nisan’dan bu yana yürürlükte olan ABD-İran ateşkesini riske attığını duyurmuştu.
İSRAİL’DEN BEYRUT’A SALDIRI TALİMATI
Son günlerde çatışma ve bombardımanda ciddi bir artış yaşanırken, İsrail askerleri Lübnan’a yirmi yılın en derin kara harekâtını düzenledi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah’ın 17 Nisan’dan bu yana resmen yürürlükte olan ancak iki tarafça da hiçbir zaman saygı gösterilmeyen ateşkesi “tekrar tekrar ihlal ettiğini” öne sürerek Beyrut’un Hizbullah’ın yoğun nüfuslu kalesi olan güney varoşlarına saldırı emri verdi. ABD merkezli Axios’a göre Trump, Netanyahu’ya geri adım atması için baskı yaptı. Netanyahu’yu bir telefon görüşmesinde arayan Trump’ın, onu “lanet olası bir deli” olarak nitelendirdiği ve İran ile barış görüşmelerini riske attığı iddia edildi. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise daha sonra Washington’un desteğiyle “yeni bir denklem” kurulduğunu ve Hizbullah’ın İsrail’e ateş etmesi halinde Beyrut’un varoşlarının vurulacağını söyledi.
LÜBNAN’DAKİ SİVİL DURUM VE CAN KAYBI
Güneydeki Sayda kenti yakınlarında, İsrail saldırısının ardından yapılan arama çalışmalarında iki çocuk ve bir kadının da aralarında bulunduğu aynı aileden altı kişinin cesedi çıkarıldı. Tarihi Sur kentinde Pazartesi günü bir İsrail saldırısının yakınında hasar gören ve 39 sağlık çalışanının yaralandığı Cebel Amel Hastanesi yeniden faaliyete geçti. Salı günü ilerleyen saatlerde İsrail ordusu, Hizbullah üyelerinin şimdiye kadar tahliye uyarıları ve saldırılardan muaf tutulan Sur’un Hıristiyan mahallesinde faaliyet gösterdiğini öne sürerek, grubun orada kalmaya devam etmesi halinde bölgenin boşaltılmasını emredeceklerini duyurdu. Barınakların dolması nedeniyle yerlerinden edilenler araçlarda veya çadırlarda uyumak zorunda kalırken, İsrail ordusunun açıklamasının ardından bazı kişiler bölgeyi terk etmeye başladı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında en az 3 bin 468 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Aynı dönemde en az 26 İsrail askeri ve bir sivil müteahhit öldürüldü.