Benetton Group, Women Empowerment Program (Kadınları Güçlendirme Programı) kapsamında, Birleşmiş Milletler 2020 Sürdürülebilirlik Hedefleri doğrultusunda, “BM Kadın” biriminin iki ülkede başlattığı uzun soluklu projeye destek veriyor. Sürdürülebilir Yaşam Projesi; Pakistan’da evden çalışan, Bangladeş’te ise hazır giyim sektöründe hizmet veren kadınların çalışma şartlarını iyileştirmeyi, evde ve özel yaşantılarında kendilerini güçlendirmeyi hedefliyor.
Proje kapsamında Bangladeş’te tekstil sektöründe çalışan 6 bine yakın kadının mesleki becerilerini artırmak için eğitim kursları düzenlenecek. Kadınların yerel bankalardan kredi almalarına, sigorta yaptırmalarına ve tasarruf hesabı açmalarına yardım edilecek. Fabrika ve çevredeki işyerlerinde çalışan kadınların güvenliğini sağlamak için, işverenleriyle diyalog başlatılacak.
Pakistan’da; Sialkot sanayi bölgesinde oturan işsiz, ev kadını, çiftçi, etnik ve dini azınlık mensupları başta olmak üzere, yaklaşık 1.500 kadın desteklenecek. Kadınların oy vermek, banka hesabı açmak ve eğitim kurslarına katılmak için gerekli kimlik belgesini edinmeleri sağlanacak. Kadınlara ve ailelerine kadın hakları anlatılarak, kendi yaşamlarıyla ilgili karar verme süreçlerine katılmalarının önemi vurgulanacak. Kadınların usullere uygun sözleşmelerle işe alınmaları teşvik edilecek ve çalışma ortamları iyileştirilecek.
Benetton Group’un sürdürülebilirlik stratejisi dahilinde, 2015 yılı Ekim ayında başlatılan WE Programı, Birleşmiş Milletler 2020 Sürdürülebilirlik Hedefleri doğrultusunda, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi amacıyla beş temel öncelik belirledi: Sürdürebilir bir yaşam, ayrımcı olmayan eşit fırsatlar, kaliteli eğitim, sağlık hizmetleri, kadına her türlü şiddete karşı mücadele.
Benetton Group WE Programı’nın temelinde, markanın uzun yıllardır toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlendirilmesi konularına odaklanması yer alıyor. Bu kapsamda marka, konuya sadece insan hakları açısından değil; aynı zamanda herkes için barışçıl, müreffeh ve sürdürülebilir bir dünya inşa etmenin gerekli adımı olarak bakıyor ve buna ilişkin sosyal taahhütleri yerine getirmeyi hedefliyor.