Dünya Sağlık Örgütü, Orta Afrika’da ortaya çıkan Ebola salgınını halk sağlığı acil durumu ilan ederken sağlık yetkilileri şüpheli vaka sayısının artması üzerine temaslıları tespit etmek için zamana karşı yarışıyor. Yetkililer, mevcut salgında doğrulanmış vakaların yanı sıra geçmiş vakaları ve ölümleri de izlemeye aldı. Küresel riskin düşük kalmasına karşın WHO, bu salgının “uluslararası endişe” konusu olduğunu vurguladı.
ABD'DEN SEYAHAT KISITLAMALARI GELDİ
Amerika Birleşik Devletleri, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Uganda ve Güney Sudan’dan gelen belirli yolcular için seyahat kısıtlamaları uygulamaya başladı. Geçmişte neredeyse tüm Ebola salgınları, vakaları ve ölümleri batı ve orta Afrika ülkelerinde yoğunlaşmıştı. Geçtiğimiz on yılda yaşanan salgın, hastalık tarihinin en büyük ve en yıkıcı salgını olarak kayıtlara geçti.
ÖLÜMLERİN ARTIŞ HİZİ DİKKAT ÇEKİYOR
WHO, mevcut salgının ölüm sayısındaki artış hızı ve seyri nedeniyle daha büyük salgınlar arasına girebileceği uyarısında bulundu. Örgüt yetkilileri, salgının tespit edilmeden önce aylardır sürmekte olabileceğini düşünüyor. Kırsal bölgedeki zayıf sağlık altyapısı, bölgedeki etnik çatışmalar ve nadir görülen virüs türünün test sürecini zorlaştırdığı belirtiliyor. ABD dış yardım fonlarındaki kesintilerin de salgının yayılmasında etkili olmuş olabileceği ifade ediliyor.
BULAŞMA YOLLARI VE YANLIŞ BİLGİLENDİRME RİSKİ
Virüs bir topluluğa girdikten sonra enfekte vücut sıvıları veya kontamine yüzeylerle doğrudan temas yoluyla insanlar arasında hızla yayılıyor. Bilim insanları, insanların Ebola’ya ilk olarak enfekte yabani hayvanların avlanması, taşınması veya tüketilmesi yoluyla yakalandığını düşünüyor. Yerel cenaze törenlerinde yaslıların ölen kişiye dokunması da enfeksiyon riskini artırıyor. Hastalık ve yayılım şekli hakkındaki yanlış bilgilendirme ise yerel önleme çabalarını baltalayabiliyor.