Çin lideri Xi Jinping, bu hafta Washington’ı ziyaret ettiğinde, yaklaşık on yıl önce ABD’de yüz yüze görüştükleri son toplantıya göre tamamen farklı bir konumda olacak. 2017’deki Mar-a-Lago zirvesinde, Çin, Amerika’nın birçok alanda gerisindeydi ve Trump’ın başlatacağı teknoloji ve ticaret gerginliklerine karşı savunmasız durumdaydı. Şimdi ise Xi, kendi ülkesinin dönüştüğü bir ortamda geliyor; dünyanın ikinci en büyük ekonomisi olarak, teknolojik açıdan güçlü bir konumda bulunuyor.
ÇİN’İN YÜKSELEN TEKNOLOJİK GÜCÜ
Çin, kendi teknolojisini geliştirme ve ticareti ABD pazarından çeşitlendirme yolunda önemli adımlar attı. Robotik, yapay zeka, biyoteknoloji, uzay ve yeni enerji gibi kesimlerde kendi teknolojisini inşa etmek için büyük finansman ve siyasi irade sağladı. Ancak bu büyümenin meyveleri eşit dağılmıyor; genç işsizlik son zamanların en yüksek seviyelerine ulaştı ve birçok çalışan gig ekonomisine bağlı olarak yaşamlarını sürdürüyor. Yerel hükümetler borç içinde boğuşurken, büyük bir gayrimenkul krizi de devam ediyor. Çoğu insan, ekonominin geçmişteki kadar iyi durumda olmadığını belirtiyor.
HUAWEI ÖRNEĞİ
Huawei, ilk Trump yönetimi tarafından kara listeye alınmış bir teknoloji devi olarak dikkat çekiyor. Son günlerde, Çinli teknoloji vlogları, Apple’ın katlanabilir telefonunun çıkışını eleştirerek, Huawei’nin kendi katlanabilir modelinin yedi yıl önce piyasaya sürüldüğünü vurguluyor. Xi’nin ABD ziyareti öncesinde, Huawei’nin Ascend AI çiplerinin gelecek yıl beklenenden daha erken piyasaya sürüleceğini duyurması, Çin’in yapay zeka alanındaki gelişimi için önemli bir adım olarak görülüyor.
ABD İLE İLİŞKİLERDE DENGELER
Xi’nin ABD ziyareti sırasında, iki ülke arasında dengeli bir ilişki sağlamak amacıyla “yapıcı stratejik istikrar” hedefi üzerinde durulması planlanıyor. Xi, aynı zamanda ABD’den daha fazla teknoloji kısıtlaması istemediğini ve iki tarafın ilişkisini istikrarlı tutmanın önemini vurgulayacak. Ancak, her iki taraf da yeni kısıtlamaların, özellikle de Çin’in teknoloji firmaları üzerindeki etkisinin, ekonomik çatışmayı yeniden alevlendirebileceğini biliyor.
ÇİN’İN DÜNYADAKİ YERİ
Çin, dünya genelinde teknolojik gücünü artırırken, soft power etkisini de genişletiyor. Çinli yapay zeka modelleri, global ölçekte iş dünyasında kullanılmaya başlandı. Xi, son haftalarda yurt dışında önemli diplomatik temaslar gerçekleştirdi ve BRICS zirvesinde üye ülkelerle akıllı fabrikalar kurma vaadinde bulundu. Aynı zamanda, Orta Doğu’da yeni bir güvenlik mimarisi önerisi sundu.
İRAN İLE TİCARET YETKİSİ
Beyaz Saray, İran’daki savaşı başlattığı ülkeleri suçlamaya yönelik adımlar atarken, Çin, İran’ın en büyük ticaret ortağı olarak bu süreçte önemli bir konumda yer alıyor. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin İranlı mevkidaşıyla yaptığı görüşmeler, Washington’daki liderler arasında daha somut bir tartışmaya zemin hazırlamak amacı taşıyor. Çin, ABD’ye iki ana mesaj iletecek: Birincisi, İran ile ticaret yapan Çinli bankalara veya şirketlere yaptırım uygulamaya kalkışmamalı; ikincisi ise askeri çözümlerden ya da ekonomik yaptırımlardan vazgeçip makul bir barış anlaşması için oturup görüşmeli.