Neredeyse 2 bin yıl önce Vezüv Yanardağı’nın patlamasıyla karbonlaşan bir papirüs tomarı, yapay zeka teknolojisi sayesinde sanal olarak açıldı ve kısmen deşifre edildi. PHerc. 1667 adı verilen bu tomar, Herculaneum antik kentinde bulunan ve Julius Caesar’ın kayınpederine ait olduğu düşünülen bir villada volkanik kül ve çamur altında korunmuştu. 18. yüzyılda İtalyan bir çiftçi tarafından keşfedilen koleksiyon, klasik antik dönemden günümüze ulaşan bilinen tek büyük ölçekli kütüphane olma özelliği taşıyor.
İLK KEZ TAMAMEN AÇILAN TOMARDA 1,5 METRELİK METİN ORTAYA ÇIKTI
Yıllar boyunca ağırlık, kimyasal madde, gaz ve öğütme gibi yöntemlerle açılmaya çalışılan ancak çoğu zaman zarar gören bu kırılgan tomarlar için 2023 yılında Vesuvius Challenge adlı bir girişim başlatıldı. Kentucky Üniversitesi’nden bilgisayar bilimleri profesörü Brent Seales ile girişimciler Nat Friedman ve Daniel Gross tarafından kurulan bu yarışma, dünyanın dört bir yanındaki araştırmacıları tomarları sanal olarak açıp çözmeye teşvik etti. Süreç, her bir kıvrılmış ve deforme olmuş papirüsün CT taramasının yapılmasıyla başlıyor; ardından eğri katmanlar izlenerek tomar sanal olarak düzleştiriliyor ve mürekkebi tanıması için eğitilmiş yapay zeka ile inceleniyor. Naples’te düzenlenen bir konferansta duyurulan son gelişmede, bilim insanları ilk kez bir tomarı tamamen açmayı başardı. Ortaya çıkan alan, 20 sütun halinde yaklaşık 1,5 metre uzunluğunda metin içeriyor. Seales yaptığı açıklamada, “Neredeyse iki bin yıl boyunca bu metinler fiziksel olarak korundu ama entelektüel olarak erişilemez durumdaydı. Bugün, gelişmiş görüntüleme, yapay zeka, akademik araştırma ve bir inovasyon yarışmasını birleştiren disiplinler arası çalışmalar sayesinde nihayet onları okuyabiliyoruz” dedi.
TOMARIN OKUNABİLİRLİK PUANI SIFIRDI
Naples Federico II Üniversitesi’nde papirüs bilimi alanında yardımcı doçent olan Federica Nicolardi, makine öğrenimi modelleri oluşturmak ve tomarlardaki metni yorumlamak üzere bir papirüs bilimci ekibine liderlik etti. Nicolardi, “Bu tomar, 1980’lerde kısmen açıldığında tamamen okunamaz olarak değerlendirilmişti. Birkaç izole harf görülebilse de üst üste binen katmanlar yazıyı gizliyordu ve tomara sıfır okunabilirlik puanı verilmişti. Ancak şimdi sanal açma sayesinde birden fazla sütun boyunca sürekli argümanları takip edebiliyoruz. Bu dönüştürücü bir değişim” ifadelerini kullandı. Nicolardi ayrıca tomarın el yazısı ve iç referanslarının, eserin MÖ ikinci yüzyıla, hatta MÖ üçüncü yüzyılın sonlarına tarihlendiğini, bunun da onu koleksiyonun en eski tomarlarından biri yaptığını belirtti. PHerc. 1667’nin daha önce tam olan bir tomarın günümüze ulaşan tek parçası olduğu, yüksekliğinin yaklaşık 8 santimetre, çapının ise 2 santimetre olduğu kaydedildi. Keşfedildiğinde büyük ölçüde sağlam olan tomar, yıllar içinde açma girişimleri sonucu hasar görüp küçülmüştü.
METİN STOİK DÜŞÜNCEYİ YANSITIYOR
Araştırmacılara göre metin, etik, sanat ve insan davranışı üzerine felsefi bir tartışma niteliği taşıyor ve büyük olasılıkla Stoik düşünceyi yansıtıyor. Metinde Stoik “horme” yani dürtü kavramı ele alınırken, bilinmeyen yazarın davranışı düzenleyememenin zararlı bir tutkuya ya da kişinin hedeflerinden sapmasına yol açabileceği uyarısında bulunduğu görülüyor. Stoik felsefede en yüksek erdem sayılan pratik bilgelik “phronesis” de metinde öne çıkan bir diğer kavram. Yeni çevrilen metinde şu satır yer alıyor: “Bir şeyi sorgulayacağız ama eğer bir şekilde kendimizden ve kendi doğamızdan uzaklaşırsak onu kavrayamayacağız.”
FİLODEMOS’UN ‘TANRILAR ÜZERİNE’ ADLI ESERİNİN SEKİZİNCİ KİTABI BULUNDU
Ekip ayrıca PHerc. 139 numaralı başka bir tomarın yanmış katmanları içinde “Filodemos, Tanrılar Üzerine, 8. Kitap” yazısını okumayı başardı. Bu keşif, Yunan filozof Filodemos’un “Tanrılar Üzerine” adlı eserinin en az sekiz kitaplık bir seri olduğunu ilk kez ortaya koyuyor. Daha önce serinin sadece ilk kitabı biliniyordu. Bu son bulgular, Vesuvius Challenge kapsamında elde edilen bir dizi keşfin en yenisi. Mayıs 2024’te PHerc. 172 numaralı tomarın başlığı ve yazarı Filodemos’un “Erdemler Üzerine” adlı eseri olarak çözülmüş, Ekim 2023’te ise bilgisayar teknolojisi ve gelişmiş yapay zeka yardımıyla açılmamış antik papirüslerden ilk tam kelime deşifre edilmişti.
PROJE YENİ BİR DÖNEME GİRİYOR
Brent Seales’e göre proje artık bir dönüm noktasında. Seales, “Bu artık sadece görüntüleme ya da makine öğrenimiyle ilgili değil. Şimdi metinleri okuyup düzenleyecek ve ne söylediklerini anlayacak uzmanlara ihtiyacımız var” dedi.